Bugun...



Bazı işler sadece boktan değil, gezegene de zarar veriyor / Bue Rübner Hansen

‘Antropolog David Graeber tarafından birkaç yıl önce , işçilerin kendilerinin anlamsız, anlamsız veya sosyal açıdan zararlı olarak nitelendirdiği işlerdenbahsetmeleri için “ saçma işler ” terimini kullandılar . Düşük seviyeli hizmet çalışması, kurumsal kağıt basma ve PR ve İK personelinin balon katmanları kendileri ve diğerleri için görevleri icat etmektedir. Graeber saçma işlerin, işçileri psikolojik stres altında bıraktığını, çünkü zamanlarını ve çabalarını boşa harcadıklarını düşündüklerini a

facebook-paylas
Tarih: 29-06-2019 13:11

Bazı işler sadece boktan değil, gezegene de zarar veriyor / Bue Rübner Hansen

‘Antropolog David Graeber tarafından birkaç yıl önce , işçilerin kendilerinin anlamsız, anlamsız veya sosyal açıdan zararlı olarak nitelendirdiği işlerdenbahsetmeleri için “ saçma işler ” terimini kullandılar . Düşük seviyeli hizmet çalışması, kurumsal kağıt basma ve PR ve İK personelinin balon katmanları kendileri ve diğerleri için görevleri icat etmektedir. Graeber saçma işlerin, işçileri psikolojik stres altında bıraktığını, çünkü zamanlarını ve çabalarını boşa harcadıklarını düşündüklerini ancak çalışmak zorundalar…’ der. Bue Rübner Hansen (1) “Saçma işler hakkında konuşma zamanı.makalesini yazdı

 

Bazı işler sadece boktan değil, gezegene de zarar veriyor

Bue Rübner Hansen

Çoğumuzun geçinmek için çalışmak zorunda olduğu açık ve bazılarımız gezegene zarar veren yıkıcı işlerde çalışıyor. Birkaç yıl önce, David Graeber, hiçbir manası olmayan ve toplumsal olarak zararlı işlerle ilgili “boktan işler” kavramını ortaya atmıştı. Çoğu zaman son derece sıkıcı olan ve hiçbir tatmin duygusu getirmeyen bu işlerin ortadan kalkması, ciddi bir toplumsal dönüşüm de gerektirmiyor genellikle.

Ama bunlar aptal ve boktan olsalar da çılgınlık olmadıkları kesin. Yıkıcı işler ise tam anlamıyla zırvalık. Bazen hem mali hem de mesleki olarak tatmin duygusu veriyor olsalar da, çoğu zaman insanlar bu işleri mecbur oldukları için yapıyorlar. Bunları yıkıcı yapan şey, çevresel çöküşe ve iklim krizine olan etkileri.

Yıkıcı işlerin etkileri illa ki doğrudan olmuyor. Yıkıcı işlerde çalışan ilk işçiler, 19. yüzyılda yarasa ve deniz kuşlarının dışkılarını Güney Amerika sahillerinden kazıyan, taşıyan ve nakledenlerdi. Guano (kuş gübresi), Avrupa ve Kuzey Amerika’da kapitalist tarım nedeniyle aşırı sömürülmüş tarlalara gübre olarak lazımdı. Kısacası, küresel yarasa dışkısının – sonrasında yerini petrol bazlı gübreler aldı – nakliyesi, kârlı ama sürdürülebilir olmayan bir tarım modelinin korunmasına yardımcı oldu, bu ise Kuzey’deki fosil yakıta dayalı sanayilerde çalışan işçileri besledi.

Bugün yıkıcı işler her zamankinden daha yaygın. Kitlesel tüketimi devam ettirmeye çalışarak reklamcılık sektöründe, hava trafiğinde, endüstriyel tarım ve ormancılıkta, madencilikte, otomobil sektöründe ve her şeyden önemlisi petrol sondajı, hidrolik kırılma ve kömür madenciliğinde çalışıyorsanız, muhtemelen yıkıcı bir iş yapıyorsunuz.

Yıkıcı işler yapan çalışkan işçiler haline gelebilmek için, eğitimli olmamız ve yaptığımız işin neden olduğu zararları aklımızdan çıkarabilmemiz gerekiyor. Ama gün geçtikçe bu daha da zorlaşacak. Küresel ısınmaya dikkat çekmek için yapılan okul grevlerinin güzelliği, bunun fark edilmesi ile başlamış olmaları ve bu yıkıcı işleri reddetmeleri.

Yıkıcı işleri gündemleştirmek, bu işlerde çalışan tüm işçileri suçlamak değil (yalnızca bazıları kaymağını yiyor). Bu işlerin var olmasının tek sebebi, kapitalist ekonomimizin sonsuz büyüme zorunluluğu. Fosile ve böcek ilacına dayalı tarımın ve sanayi üretiminde ve ulaştırmasında devasa miktarda fosil yakıt kullanılmasının sebebi bu kapitalist büyüme zorunluluğu.

Yıkıcı işlerin görmemizi sağladığı şey, sonsuz birikimin nasıl da işçilerin kaynak çıkarma, üretim ve ulaştırma şeklindeki gerçek işleri yapmasını gerektiği.

Bunu görmek, herkesin bir ret ve sabotaj gücüne sahip olduğunu görmemizi ve aydan aya maaş alabilmek uğruna gezegeni yok etmenin acı verici çelişkisini fark etmemizi sağlıyor.

İnsanlar yıkıcı işlerini bırakmaya teşvik edilmeli ve onlara alternatifler sunulmalı. Kimsenin gezegeni yok eden işler yapmaya hakkı yok ve kimse böyle işler yapmak zorunda da kalmamalı. Yıkıcı işlerde çalışanlara alternatifler sunulmalı, örneğin beceri kazandırma, yetişkin eğitimi veya başka işler. İklim çöküşüne katkısı olan işlerde çalışan herkesin, Tadzio Mueller’in iddia ettiği gibi gönüllü bir şekilde kariyer değiştirmesini bekleyemeyiz. Bazı işyerlerinin, örneğin Ende Gelände’nin protesto ettiği linyit kömürü madeninin her şekilde kapanması lazım, hem de hemen.

Politikacıların, yıkıcı sektörlerde çalışan işçiler için alternatif kariyer hedefleri yaratmasını bekleyemeyeceğimiz gibi, onların bu işi ortadan kaldırmasını da bekleyemeyiz. Bu sektörlerde çalışan işçilerin, gezegeni yok etmeyi daha az kârlı hale getirmesinin zamanı geldi. Emek güçlerini daha az üretken, daha söz dinlemez ve daha pahalı hale getirerek yapabilirler bunu. Onlar, makinenin içindeler ve bunu yapmak için tam olarak hangi süreçleri bloke etmeleri gerektiğini iyi biliyorlar. Geri kalanımız ise, yıkıcı bir işte çalışan birinin işyerini dönüştürmesine ve bu mümkün değilse işi yavaşlatmasına, sabote etmesine ya da bırakmasına destek vermeliyiz.

İklim krizi ve çevresel çöküş, işin son derece kapsamlı bir dönüşümünü gerektiriyor, en merkezi olarak da, yıkıcı işlerin ortadan kaldırılmasını.

İyi haber şu ki, karbonsuz faaliyetler aslında aklınıza gelebilecek en keyifli, en önemli ve/veya en anlamlı ve toplumsal olarak en değerli faaliyetler: müzik yapmak, spor yapmak, oyun oynamak, dans etmek, sanat üretmek, öğretmek ve öğrenmek, bakım işi, çocuk bakımı, onarıcı tarım ve sürdürülebilir inşaat, onarım ve geridönüşüm vb.

Yıkıcı işlerden, doğa talanından ve kitlesel tüketimden oluşan kapitalist dünyanın sona ermesinin, daha az keyifli ve daha az anlamlı faaliyetlere yol açmak zorunda olmadığını netleştiriyor bu. Böyle bir dünya, herkesin kendine yetebildiği, kamusal bir lüks ve komünal bir refah dünyası olacaktır.

Düşük karbonlu, ekolojik olarak sürdürülebilir bir topluma adil bir geçiş talebi çoktan ortaya çıkmış durumda. Yıkıcı işlerin reddedilmesiyle, bu talebi görmezden gelmek imkânsız hale gelecek.

Neler olacağı, milyarderlerin uzay gemilerinde yeri olmayan büyük çoğunluğa kalmış. Bu çoğunluk olmadan, yıkım çarkı dönmeye devam edemez.

  1. Danimarka Aarhus Üniversitesi'nde doktora sonrası araştırmacı ve Viewpoint Dergisi'nde editördür



Kaynak: Dünyadan Çeviri

Editör: Yeniden ATILIM

Bu haber 53 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Çeviri Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI