Bugun...



Çalışmanın Değerini Yeniden Düşünmenin Zamanıdır

Birçok iktisatçı COVID-19 salgınının ortaya koyduğu iktisadî meydan okumaları büyük ölçüde hafife aldı. Bu meydan okumaların doğru bir kavrayışı olmaksızın, birçok hükümetin şimdilerde izlemekte olduğu saldırgan parasal ve mali önlemler, hedeflerinin oldukça gerisine düşecek. Bunlar iktisadî Marginot Hatları – geçmiş suçlarla mücadele etmek için tasarlanmış araçların, ölçeği büyütülmüş çeşitlemeleri – olarak tarihe geçecek.

facebook-paylas
Güncelleme: 20-04-2020 03:06:33 Tarih: 08-04-2020 02:54

Çalışmanın Değerini Yeniden Düşünmenin Zamanıdır

Çalışmanın Değerini Yeniden Düşünmenin Zamanıdır

 

İktisatçılar Şimdi En Çok İhtiyacımız Olanları – Bakım Çalışanlarını – Küçümsedi

Paulo L. dos Santos*

Birçok iktisatçı COVID-19 salgınının ortaya koyduğu iktisadî meydan okumaları büyük ölçüde hafife aldı. Bu meydan okumaların doğru bir kavrayışı olmaksızın, birçok hükümetin şimdilerde izlemekte olduğu saldırgan parasal ve mali önlemler, hedeflerinin oldukça gerisine düşecek. Bunlar iktisadî Marginot Hatları – geçmiş suçlarla mücadele etmek için tasarlanmış araçların, ölçeği büyütülmüş çeşitlemeleri – olarak tarihe geçecek.

Salgın yeni ve benzersiz iktisadî meydan okumalar ortaya koyuyor. Modern bir ekonomiyi ayakta tutan şeylerin birçoğunu içeren, insan grupları arasında yakın temas gerektiren üretken ve ticari etkinliklere girme becerimizi riske atıyor. Epidemiyologlar, bunun birkaç ay için zaruri olduğunu söylüyor bize. Can kaybını asgariye indirecek ve uzun vadeli üretken kapasitemizi güvence altına alacak şekilde yanıt vermek için iki şey gerekiyor: Ekonominin geniş alanlarını geçici olarak kapatmak ve toplumun üretken kaynaklarını salgınla mücadelede ihtiyaç duyulan türden işlere odaklamak.

Henüz birçok iktisatçı bunu kısmen bile olsa kavramış değil çünkü ihtiyaç duyulan şeyin ölçeği ve kapsamı, geleneksel iktisadî düşünüşün sınırlarının ve onların genellikle meşru “iktisadî sorular” olarak gördüklerinin ötesine geçiyor.

Salgın, feminist iktisatçıların bakım emeği olarak adlandırdığı şeyin benzeri görülmemiş bir biçimde harekete geçirilmesini gerektiriyor: kendimize, ailemize ve topluluğumuza bakım vermek için çalışmak. Önümüzdeki birkaç hafta ya da ay boyunca birçok insanın hayati bir işe odaklanması gerekiyor: kolektif sağlığımıza bakım sunmak ve evde kalarak binlerce ve hatta milyonlarca yaşamı kurtarmaya yardımcı olmak. Birçok aile, bunu, eşzamanlı olarak, şimdi okula gitmeyen milyonlarca çocuğa, kendilerine bakamayan sevdiklerine ve hastalanan ama hastaneye kaldırılması gerekmeyenlere bakım vererek yapmak zorunda.

Kaynakları, insanların bu işi yapabilmesini sağlayacak şekilde bölüştürmemiz gerekiyor.

Burada ciddi bir engelle karşılaşıyoruz. Birçok iktisatçı, genel toplumsal tutumlar üzerine düşünerek, çalışmanın bu türünü temelden küçümser. Bu iş, baskın bir biçimde, kadınlar, yoksullar, göçmenler ve azınlıklar tarafından yerine getirilir. İktisatçılar, bunu, evlerinden çalışan insanları içerdiğinden, üretken bir iş olarak bile görmez. Gayrisafi yurtiçi hasılanın hesaplanmasına dahil edilmez. Bakımevlerindeki, okullardaki, hastanelerdeki ya da evlerdeki işçiler tarafından gerçekleştirildiğinde, neredeyse her seferinde düşük ücretle ücretlendirilir. Toplum, bu işi gerçekleştirenlere karşılık olarak çok az şey vererek, bu emeğin meyvelerinin tadını çıkarır. Hâlihazırdaki durum, toplumun bu işi yapanlardan alışılageldiği üzere nasıl yararlandığının apaçık bir örneğini sunuyor: Birçok işveren, çalışanlarından, küçük çocuklara bakarak evden çalışırken, olağan üretkenlik düzeylerini sürdürmeleri gerektiğini talep etmektedir.

Salgınla mücadele etmek için gereksinilen diğer çalışma türlerini toplum da fazlasıyla küçümsemektedir. Hemşirelerden, doktorlardan, hastane hizmetlilerinden, hademelerden, market çalışanlarından, sürücülerden, posta ve kamu hizmeti çalışanlarından ve diğerlerinden, hiçbir yatırımcının üstlenmeyeceği kişisel risk tedbirlerini üstlenmelerini istiyoruz. Buna rağmen, yatırımcıların grotesk bir biçimde yüksek gelir düzeyleri, karşı karşıya oldukları varlık yitirme riski temelinde düzenli olarak meşrulaştırılırken, bu işleri yapan insanlar düşük ücret düzeylerini, istikrarsız koşulları ve zayıf gelir korumalarını deneyimlemektedir.

Emek piyasaları bu işin muazzam toplumsal değerini yansıtan ücretler üretmez. Bakım işi gibi bu işlerin de büyük bir kısmı kadınlar, yoksullar, göçmenler ve azınlıklar tarafından gerçekleştirilir. Piyasa ücret ve koşulları istikrarsız toplumsal konumları ve zaman zaman da tipik bir biçimde bu işleri yapanların mutlak çaresizliğini yansıtır. Amazon ve Instacart’taki hayati öneme sahip işçiler, bu koşullar hemen iyileştirilmezse greve gitmekle şimdiden tehdit etti.

Milyonlarca insanı bu salgınla mücadele etmek için gerekli çalışma alanlarına odaklamak için, toplumun bu bakım emeğinin yarattığı değerli kamusal mallarının hakkını teslim etmesi ve diğer vazgeçilmez görevleri yerine getirenleri, çalışmalarının sağladığı toplumsal katkıyla uyumlu bir biçimde ödüllendirmesi gerekir.

Bu, doğrudan doğruya söz konusu işçilere ve çalışma alanlarının geçici olarak kapatılmasından etkilenen küçük ve orta ölçekli iş sahiplerine yardım edecek önlemlerle sağlanabilir: tüm ailelerin salgın sırasında yapmalarına ihtiyaç duyduğumuz bakım işine odaklanmalarına izin veren evrensel gelir transferleri; hanelerin ve iş dünyasının yüz yüze kaldığı düzenli ipotek, kira ve diğer borç ödemelerinin resmi olarak ertelenmesi; evlerinin dışında vazgeçilmez işleri yerine getirenler için ödeme oranlarında ve sözleşmeye dayalı koşullarda kayda değer iyileştirmeler ve herkes için sağlık sigortası gibi sosyal ödeneklerin evrensel, kamusal düzenlenmesi.

Mevcut kriz, salgınla baş etmek için doğrudan önlemlerin ötesinde, ekonomilerimizin ve birçok iktisatçının, yokluklarında toplumlarımızın işleyemeyeceği işlere nasıl değer verdiğini temelden yeniden düşünme gerekliliğini açığa çıkardı. Bu soruna yanıt verebilen yaratıcı bir iktisadi çözümleme, toplumların daha dinç, sürdürülebilir ve eşitlikçi ekonomiler inşa etmesine yardım edebilir çünkü bu tür toplumlar tüm işleri yaptığı katkılarla uyumlu bir biçimde ödüllendirir.

(*) New School for Social Research’ta İktisat Öğretim Üyesi. @plbds adresinden tweetliyor.

Bu makale ilk olarak 2 Nisan 2020 tarihinde Developing Economics’de yayınlandı.

 




Kaynak: Dünyadan Çeviri-S. Erdem Türközü

Editör: Yeniden ATILIM

Bu haber 61 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Çeviri Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI