X 20
Bugun...



‘Çocuklar için barış hemen şimdi’

Çocuk ve insan hakları örgütü, sendikalar, meslek örgütleri, kadın ve LGBTİ örgütleri, sivil inisiyatifler, siyasi partilerden oluşan 64 örgüt savaş mağduru çocuklar için platform kurmak üzere çağrı yaptı. Çağrı metninde “16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz” diyen örgütler, barış ve özgürlük için herkesi dayanışmaya çağırdı. Çağrı metni şu şekilde: Biz çocuk ve insan hakları örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, milletvekilleri, gazeteciler, kadın ve LGBTİ örgütleri, öğrenciler, sivil inisiyatifler, siyasi parti ve oluşumlar olarak ülkemizde 7 Haziran’dan bugüne devam eden çatışma ortamının acilen son bulmasını istiyoruz. Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan, 22 Temmuz Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamlarıyla yükselen şiddet ortamının etkileri, toplumun tüm kesimleri üzerinde derinleşerek devam etmektedir. 16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz. Suruç Katliamı’ndan bu yana 44 çocuk kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü 22 Temmuz Suruç katliamından itibaren bugüne kadar yaşanan çatışmalarda ve sokağa çıkma yasaklarında; hastaneye gidemeyen, annesinin karnında henüz doğma fırsatı bulamayan ve kolluk kuvvetlerinin doğrudan hedefi olan en az 44 çocuk yaşamını kaybetmiştir. Şu anda bölgeye bakıldığında da; eğitimin durdurulduğu, öğretmenlerin hizmet içi eğitim gerekçesiyle şehir dışına gönderildiği, okulların ve hastanelerin karargâh olarak kullanıldığı, hastanelerin bombalandığı, okul yurtlarının yakıldığı, temel ihtiyacı için bile sokağa çıkan sivillerin hedef alındığı, bölge halkının göçe zorlandığı, halkın sağlık hizmetlerine ulaşımının engellendiği görülmektedir. Tüm bunlar yaşananların bir operasyon değil, savaş olduğunun açık kanıtıdır ve sözleşmede yer alan hak ve özgürlüklerin açık ihlalidir. Bölgeye yapılan askeri sevkiyatın devam etmesi savaş ortamının büyüyerek devam edeceği konusunda endişelerimizi arttırmaktadır. Ülke yönetimini elinde tutmakta olan güçlerin ana özelliği, halkını, insanını sevmek ve bu sevgi ve özeni temel alarak, o ülke halkına hiçbir ayrım göstermeksizin insancıl, çağdaş nitelikli bir yaşam biçimi sağlamak olmalıdır. Çocuk ve gençlere şiddet uygulayan, onların yaşamlarını yitirmelerine neden olan ve olanlardan hiç pişmanlık payı çıkarmayan katı, sert, acımasız, insanca tutum ve söylemlerin uzağında kalmayı özellikle yeğleyen bir devlet yönetiminin varlığı o ülke çocukları ve gençleri için çocuk ihmali ve istismarı açısından önemli bir risk etmenidir. Türkiye 90’lı yıllarda savaş ortamının bedelini çok ağır ödemiştir ve hala ödemeye devam etmektedir. Bizler aşağıda imzası bulunan kişi ve kurumlar olarak bu savaşın ve çatışmanın sadece bölgede yaşayanların değil, hepimiz üzerinde yıkıcı ve onarılması güç etkisi olduğunu biliyoruz, yaşıyoruz ve hissediyoruz. Bu yüzden de acilen yapılaması gerekenleri bir kez daha tekrar ediyoruz: Sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, Devletin tarafı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, insan hakları yükümlülüklerini yerine getirerek yaşam alanlarındaki şiddet ve baskıdan vazgeçmesini, Tüm tarafların çocukların yüksek yararını gözetecek tutumlar geliştirmesini, Barış, özgürlük ve demokrasi temelinde müzakere sürecinin yeniden başlatılmasını, Bu süreçte yaşanan tüm ihlalleri gerçekleştirenlerin cezasız kalmamasını, Bu sürede gerçekleşen toplumsal, ekonomik, psikolojik tahribatın hak temelli onarılmasını, bu şekilde toplumsal adaletin inşa edilmesini talep ediyoruz. Bizler biliyoruz ki; yetkililerin söylediklerinin aksine savaş ve şiddetin etkisi, çocuklara verilecek “telafi eğitimleriyle” giderilmeyecek kadar derindir. Yaşadığımız bu zorlu günlerin telafisi ancak Barış, Özgürlük ve Dayanışmayla mümkündür. Metnin imzacıları şöyle: 78’liler Girişimi, Alınteri, Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu, Barış Anneleri, Barış Bloku, Barış İçin Akademisyenler Ankara, Başak Kültür ve Sanat Vakfı, Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Bebek Ruh Sağlığı Derneği, Biber Gazı Yasaklansın İnsiyatifi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü, BuluTiyatro, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği , Çekirdek Çocuk, Çocuk Akıl Sağlığı ve Rehberliği Derneği (Çare-der) , Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı, Çocuk Çalışmaları Birimi, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, DGD Platformu , Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Doğu-Güneydoğu Dernekleri , Eğitim Sen, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Felsefeciler Derneği Genel Merkezi , Gündem Çocuk Derneği, Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi, Halkların Köprüsü, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) , HDP Ankara İl Örgütü, Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü, İnadına Haber, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, İstanbul 78 liler girişimi , İzmir Barış Bloku, İzmir KESK Kadın Meclisi, İzmir Müzisyenler Derneği, Kadın Yazarlar Derneği, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), KAOS GL, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği (ODTÜ), Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği (Oz-Ge Der), Parklar Bizim Ankara, Pratisyen Hekimlik Derneği Diyarbakır Şubesi , Pembe Hayat Derneği, RUSİHAK (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi, Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği, Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği, TUHAD-FED, TODAP, Toplumcu Psikologlar, Travma Çalışmaları Derneği (TÇD), Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Türkiye Gençlik Birliği Derneği , Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER), Vicdani Ret Derneği

facebook-paylas
Tarih: 24-12-2015 04:26

‘Çocuklar için barış hemen şimdi’

‘Çocuklar için barış hemen şimdi’

 

“Savaşın etkisi çocuklara verilecek ‘telafi eğitimleriyle’ giderilemez”

Çocuk ve insan hakları örgütü, sendikalar, meslek örgütleri, kadın ve LGBTİ örgütleri, sivil inisiyatifler, siyasi partilerden oluşan 64 örgüt savaş mağduru çocuklar için platform kurmak üzere çağrı yaptı. Çağrı metninde “16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz” diyen örgütler, barış ve özgürlük için herkesi dayanışmaya çağırdı. Çağrı metni şu şekilde:

Biz çocuk ve insan hakları örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, milletvekilleri, gazeteciler, kadın ve LGBTİ örgütleri, öğrenciler, sivil inisiyatifler, siyasi parti ve oluşumlar olarak ülkemizde 7 Haziran’dan bugüne devam eden çatışma ortamının acilen son bulmasını istiyoruz.

Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan, 22 Temmuz Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamlarıyla yükselen şiddet ortamının etkileri, toplumun tüm kesimleri üzerinde derinleşerek devam etmektedir. 16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz.

Suruç Katliamı’ndan bu yana 44 çocuk kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü

22 Temmuz Suruç katliamından itibaren bugüne kadar yaşanan çatışmalarda ve sokağa çıkma yasaklarında; hastaneye gidemeyen, annesinin karnında henüz doğma fırsatı bulamayan ve kolluk kuvvetlerinin doğrudan hedefi olan en az 44 çocuk yaşamını kaybetmiştir. Şu anda bölgeye bakıldığında da; eğitimin durdurulduğu, öğretmenlerin hizmet içi eğitim gerekçesiyle şehir dışına gönderildiği, okulların ve hastanelerin karargâh olarak kullanıldığı, hastanelerin bombalandığı, okul yurtlarının yakıldığı, temel ihtiyacı için bile sokağa çıkan sivillerin hedef alındığı, bölge halkının göçe zorlandığı, halkın sağlık hizmetlerine ulaşımının engellendiği görülmektedir. Tüm bunlar yaşananların bir operasyon değil, savaş olduğunun açık kanıtıdır ve sözleşmede yer alan hak ve özgürlüklerin açık ihlalidir. Bölgeye yapılan askeri sevkiyatın devam etmesi savaş ortamının büyüyerek devam edeceği konusunda endişelerimizi arttırmaktadır.

Ülke yönetimini  elinde tutmakta olan  güçlerin  ana özelliği, halkını, insanını sevmek ve bu sevgi ve özeni temel alarak, o ülke halkına hiçbir ayrım göstermeksizin insancıl, çağdaş nitelikli bir yaşam biçimi  sağlamak olmalıdır. Çocuk ve  gençlere  şiddet  uygulayan, onların yaşamlarını  yitirmelerine neden olan ve olanlardan hiç pişmanlık payı çıkarmayan katı, sert, acımasız, insanca tutum ve  söylemlerin uzağında  kalmayı özellikle yeğleyen bir devlet yönetiminin varlığı  o ülke çocukları ve gençleri için çocuk ihmali ve istismarı açısından önemli bir risk etmenidir.

Türkiye 90’lı yıllarda savaş ortamının bedelini çok ağır ödemiştir ve hala ödemeye devam etmektedir. Bizler aşağıda imzası bulunan kişi ve kurumlar olarak bu savaşın ve çatışmanın sadece bölgede yaşayanların değil, hepimiz üzerinde yıkıcı ve onarılması güç etkisi olduğunu biliyoruz, yaşıyoruz ve hissediyoruz. Bu yüzden de acilen yapılaması gerekenleri bir kez daha tekrar ediyoruz:

  • Sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını,
  • Devletin tarafı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, insan hakları yükümlülüklerini yerine getirerek yaşam alanlarındaki şiddet ve baskıdan vazgeçmesini,
  • Tüm tarafların çocukların yüksek yararını gözetecek tutumlar geliştirmesini,
  • Barış, özgürlük ve demokrasi temelinde müzakere sürecinin yeniden başlatılmasını,
  • Bu süreçte yaşanan tüm ihlalleri gerçekleştirenlerin cezasız kalmamasını,
  • Bu sürede gerçekleşen toplumsal, ekonomik, psikolojik tahribatın hak temelli onarılmasını, bu şekilde toplumsal adaletin inşa edilmesini talep ediyoruz.

Bizler biliyoruz ki;  yetkililerin söylediklerinin aksine savaş ve şiddetin etkisi, çocuklara verilecek “telafi eğitimleriyle” giderilmeyecek kadar derindir. Yaşadığımız bu zorlu günlerin telafisi ancak Barış, Özgürlük ve Dayanışmayla mümkündür.

Metnin imzacıları şöyle:

78’liler Girişimi, Alınteri, Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu, Barış Anneleri, Barış Bloku, Barış İçin Akademisyenler Ankara, Başak Kültür ve Sanat Vakfı, Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Bebek Ruh Sağlığı Derneği, Biber Gazı Yasaklansın İnsiyatifi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü, BuluTiyatro, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği  , Çekirdek Çocuk, Çocuk Akıl Sağlığı ve Rehberliği Derneği  (Çare-der) , Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı, Çocuk Çalışmaları Birimi, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, DGD Platformu , Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Doğu-Güneydoğu Dernekleri , Eğitim Sen, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Felsefeciler Derneği Genel Merkezi , Gündem Çocuk Derneği, Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi, Halkların Köprüsü, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) , HDP Ankara İl Örgütü, Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü, İnadına Haber, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, İstanbul 78 liler girişimi , İzmir Barış Bloku, İzmir KESK Kadın Meclisi, İzmir Müzisyenler Derneği, Kadın Yazarlar Derneği, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), KAOS GL, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği (ODTÜ), Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği (Oz-Ge Der), Parklar Bizim Ankara, Pratisyen Hekimlik Derneği Diyarbakır Şubesi , Pembe Hayat Derneği, RUSİHAK (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi, Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği, Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği, TUHAD-FED, TODAP, Toplumcu Psikologlar, Travma Çalışmaları Derneği (TÇD), Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Türkiye Gençlik Birliği Derneği , Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER), Vicdani Ret Derneği

Çocuk ve insan hakları örgütü, sendikalar, meslek örgütleri, kadın ve LGBTİ örgütleri, sivil inisiyatifler, siyasi partilerden oluşan 64 örgüt savaş mağduru çocuklar için platform kurmak üzere çağrı yaptı. Çağrı metninde “16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz” diyen örgütler, barış ve özgürlük için herkesi dayanışmaya çağırdı. Çağrı metni şu şekilde:

Biz çocuk ve insan hakları örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, milletvekilleri, gazeteciler, kadın ve LGBTİ örgütleri, öğrenciler, sivil inisiyatifler, siyasi parti ve oluşumlar olarak ülkemizde 7 Haziran’dan bugüne devam eden çatışma ortamının acilen son bulmasını istiyoruz.

Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan, 22 Temmuz Suruç ve 10 Ekim Ankara katliamlarıyla yükselen şiddet ortamının etkileri, toplumun tüm kesimleri üzerinde derinleşerek devam etmektedir. 16 Ağustos tarihinden günümüze; yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 7 ilde-17 ilçede gerçekleşen sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediyoruz.

Suruç Katliamı’ndan bu yana 44 çocuk kolluk kuvvetleri tarafından öldürüldü

22 Temmuz Suruç katliamından itibaren bugüne kadar yaşanan çatışmalarda ve sokağa çıkma yasaklarında; hastaneye gidemeyen, annesinin karnında henüz doğma fırsatı bulamayan ve kolluk kuvvetlerinin doğrudan hedefi olan en az 44 çocuk yaşamını kaybetmiştir. Şu anda bölgeye bakıldığında da; eğitimin durdurulduğu, öğretmenlerin hizmet içi eğitim gerekçesiyle şehir dışına gönderildiği, okulların ve hastanelerin karargâh olarak kullanıldığı, hastanelerin bombalandığı, okul yurtlarının yakıldığı, temel ihtiyacı için bile sokağa çıkan sivillerin hedef alındığı, bölge halkının göçe zorlandığı, halkın sağlık hizmetlerine ulaşımının engellendiği görülmektedir. Tüm bunlar yaşananların bir operasyon değil, savaş olduğunun açık kanıtıdır ve sözleşmede yer alan hak ve özgürlüklerin açık ihlalidir. Bölgeye yapılan askeri sevkiyatın devam etmesi savaş ortamının büyüyerek devam edeceği konusunda endişelerimizi arttırmaktadır.

Ülke yönetimini  elinde tutmakta olan  güçlerin  ana özelliği, halkını, insanını sevmek ve bu sevgi ve özeni temel alarak, o ülke halkına hiçbir ayrım göstermeksizin insancıl, çağdaş nitelikli bir yaşam biçimi  sağlamak olmalıdır. Çocuk ve  gençlere  şiddet  uygulayan, onların yaşamlarını  yitirmelerine neden olan ve olanlardan hiç pişmanlık payı çıkarmayan katı, sert, acımasız, insanca tutum ve  söylemlerin uzağında  kalmayı özellikle yeğleyen bir devlet yönetiminin varlığı  o ülke çocukları ve gençleri için çocuk ihmali ve istismarı açısından önemli bir risk etmenidir.

Türkiye 90’lı yıllarda savaş ortamının bedelini çok ağır ödemiştir ve hala ödemeye devam etmektedir. Bizler aşağıda imzası bulunan kişi ve kurumlar olarak bu savaşın ve çatışmanın sadece bölgede yaşayanların değil, hepimiz üzerinde yıkıcı ve onarılması güç etkisi olduğunu biliyoruz, yaşıyoruz ve hissediyoruz. Bu yüzden de acilen yapılaması gerekenleri bir kez daha tekrar ediyoruz:

  • Sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını,
  • Devletin tarafı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, insan hakları yükümlülüklerini yerine getirerek yaşam alanlarındaki şiddet ve baskıdan vazgeçmesini,
  • Tüm tarafların çocukların yüksek yararını gözetecek tutumlar geliştirmesini,
  • Barış, özgürlük ve demokrasi temelinde müzakere sürecinin yeniden başlatılmasını,
  • Bu süreçte yaşanan tüm ihlalleri gerçekleştirenlerin cezasız kalmamasını,
  • Bu sürede gerçekleşen toplumsal, ekonomik, psikolojik tahribatın hak temelli onarılmasını, bu şekilde toplumsal adaletin inşa edilmesini talep ediyoruz.

Bizler biliyoruz ki;  yetkililerin söylediklerinin aksine savaş ve şiddetin etkisi, çocuklara verilecek “telafi eğitimleriyle” giderilmeyecek kadar derindir. Yaşadığımız bu zorlu günlerin telafisi ancak Barış, Özgürlük ve Dayanışmayla mümkündür.

Metnin imzacıları şöyle:

78’liler Girişimi, Alınteri, Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu, Barış Anneleri, Barış Bloku, Barış İçin Akademisyenler Ankara, Başak Kültür ve Sanat Vakfı, Başka Bir Okul Mümkün Derneği, Bebek Ruh Sağlığı Derneği, Biber Gazı Yasaklansın İnsiyatifi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Kulübü, BuluTiyatro, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği  , Çekirdek Çocuk, Çocuk Akıl Sağlığı ve Rehberliği Derneği  (Çare-der) , Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı, Çocuk Çalışmaları Birimi, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, DGD Platformu , Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Doğu-Güneydoğu Dernekleri , Eğitim Sen, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Felsefeciler Derneği Genel Merkezi , Gündem Çocuk Derneği, Halkevleri Eğitim Hakkı Meclisi, Halkların Köprüsü, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) , HDP Ankara İl Örgütü, Işık Üniversitesi Psikoloji Bölümü, İnadına Haber, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, İstanbul 78 liler girişimi , İzmir Barış Bloku, İzmir KESK Kadın Meclisi, İzmir Müzisyenler Derneği, Kadın Yazarlar Derneği, Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), KAOS GL, Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği (ODTÜ), Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği (Oz-Ge Der), Parklar Bizim Ankara, Pratisyen Hekimlik Derneği Diyarbakır Şubesi , Pembe Hayat Derneği, RUSİHAK (Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi Derneği), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Ankara Şubesi, Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği, Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği, TUHAD-FED, TODAP, Toplumcu Psikologlar, Travma Çalışmaları Derneği (TÇD), Türk Psikologlar Derneği, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Türkiye Gençlik Birliği Derneği , Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER), Vicdani Ret Derneği

“Savaşın etkisi çocuklara verilecek ‘telafi eğitimleriyle’ giderilemez”

70’in üzerinde örgütün imzacısı olduğu metinin okunmasının ardından HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve CHP Milletvekili Aytuğ Atıcı konuşma yaptı. Konuşmadan sonra çocuk ve insan hakları örgütlerinin oluşturduğu bir komisyon HDP ve CHP milletvekilleriyle görüşmek üzere TBMM’ye girdi. Örgütlerin talepleri şöyle:

  • Yasakların devam ettiği yerlere partiler heyet göndersin
  • İnsan hakları örgütlerinin bölgeye gidişi ve tespit yapmaları için gerekli düzenlemeler sağlandın
  • Yapılan/yapılacak gözlemler kamuoyu ile paylaşılsın



Kaynak: Sendika.Org

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 803 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gençlik-Çocuk Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI