bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort istanbul escort istanbul escort vtunnel
Bugun...



H.Cemal yazdı:1933 Hitler Almanyası'ndan 2018 Erdoğan Türkiyesi'ne bir çizgi...

Tarih: 04-07-2018 00:51:41 Güncelleme: 04-07-2018 01:23:41 + -


Yıl 1933. Hitler Almanya'da son darbesini vurur ve Nazizm devlete tamamen el koyar, Almanya da özgürlüklere tümüyle veda eder. Alman üniversitelerinde temizlik başlar. Hitler'e biat etmeyen akademisyenler kendilerini ya sokakta ya hapiste bulur.


H.Cemal yazdı:1933 Hitler Almanyası'ndan 2018 Erdoğan Türkiyesi'ne bir çizgi...

1933 Hitler Almanyası'ndan

2018 Erdoğan Türkiyesi'ne bir çizgi...

 

Yıl 1933.
Hitler Almanya'da son darbesini vurur ve Nazizm devlete tamamen el koyar, Almanya da özgürlüklere tümüyle veda eder.
Alman üniversitelerinde temizlik başlar. Hitler'e biat etmeyen akademisyenler kendilerini ya sokakta ya hapiste bulur.
Faşist baskının özellikle hedef seçtiği Yahudi akademisyenlerAlmanya'dan kaçar, sürgünde yaşama yolunu tutarlar.
Çünkü yalnız özgürlükleri değil, can güvenlikleri de tehdit altındadır.
Aynı yıl, İngiltere'de bir örgüt kurulur:
Tehdit Altındaki Akademisyenler İçin Konsey. (The Council for At-Risk Academics, Cara)
Cara'nın kuruluş amacı, Hitler'den kurtulmak isteyen Alman Yahudisi akademisyenlere yardımcı olmaktır.
Cara'ya destek için Albert Einstein 1933'de Londra'da, Royal Albert Hall'de yaptığı konuşmada şöyle der:

Özgürlük olmasaydı,
Shakespeare de, Goethe de, Newton da, Faraday de, Pasteur de, Lister de olmazdı.

Sonraki yıllarda, kısa adı Cara olan Tehdit Altındaki Akademisyenler İçin Konsey'in el uzattığı, yardımcı olduğu akademisyenlerden 16'sı Nobel Ödülü kazanacaktır.
Cara bugün de faaliyet gösteriyor.
Ortadoğu'dan, Suriye'den, Afrika'dan, Türkiye'den zorda olan, özgürlüğünden olan akademisyenlere yardım elini uzatmaya devam ediyor.

Üniversite 
demek serbestçe, korkusuzca yazıp çizmek demek.
Türkiye'de
artık böyle bir iklim yok

Financial Times geçen haftaki FTWeekend'de Cara'nın bugünkü faaliyetlerine bir tam sayfa ayırmıştı.
İlgiyle okudum.
Bugün Türkiye'de de gittikçe yoğunlaşan bir beyin göçü yaşanıyor.
Çünkü, üniversitelerde soluk alıp vermek gitgide zorlaşıyor.
Türkiye'de akademik özgürlüklere her geçen gün veda ediliyor.
Demokrasi ve hukukun yok edildiği bir korku ortamı yerleşmiş durumda üniversitelere.
Oysa, üniversite demek özgürlük demek.
Üniversite demek özgürce düşünmek, eleştirmek, sorgulamak demek.
Üniversite demek serbestçe, korkusuzca yazıp çizmek demek.
Türkiye'de artık böyle bir iklim yok.
Üniversite sizlere ömür!
Ne yazık ki öyle.
Bu nedenle birçok değerli akademisyen ya sürgünü seçiyor.
Ya da suskunluğa gömülüyor.

Mücadele yolunu seçenler de var ama... Onlar da ya işlerini kaybediyor, ya mahkeme kapılarında birikiyor ya da hapsi boyluyorlar.
Barış için Akademisyenleri unutmadınız değil mi?
Türkiye üniversitelerinden 1128 akademisyen savaşa karşı çıkmıştı, barışı savunmuştu.
Seslerini yükseltmişlerdi.
Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak Türkiye

Barış Akademisyenleri seslerini yükseltince, 
Saray iktidarı 
tarafından hainlikle, alçaklıkla, teröristlikle, terör yardakçılığıyla suçlandı

Cumhuriyeti vatandaşlarının Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde yaşadığı haftalarca süren sokağa çıkma yasakları yüzünden yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasal hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini dile getirmişlerdi.
Barış Akademisyenleri seslerini böyle yükseltince, Saray iktidarıtarafından hainlikle, alçaklıkla, teröristlikle, terör yardakçılığıyla suçlanmışlardı.
Sonra gözaltına alınmışlar.
Tutuklanmışlar.
Mahkemeyi, hapsi boylamışlardı.
Bugün de haklarında peyderpey dava açılmaya devam ediyor.
Barış Akademisyenleri'nden birinin şu sözlerinin altını çiziyorum:

Barış istemenin, çatışma yerine uzlaşmayı, ölüm yerine yaşamı desteklemenin nesi kötü?
Bu insani davranış nasıl suç olabilir?
Ne yapmalıydım? 

Kafamı kuma gömüp gerçekleri gözardı mı etseydim? 
Tüm bunlar olurken, aymazlık içinde konforlu yaşamımı sürdürmeyi mi yeğleseydim?

1933 Hitler Almanyası’ndan 2018 Erdoğan Türkiyesi’ne bir çizgi çekiyorum.
Hem uzun hem çok kısa bir çizgi bu.
Ve bu çizgide özgürlükleri savunmanın, 'akademiya'nın, demokrasinin yanında saf tutmanın ne kadar çetin bir uğraş olduğunu bir kez daha düşünüyorum.




Kaynak: T24

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 114 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Basından yazılar Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
    2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
  • İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
    İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
  • İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
    İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
  • Güncel
    Güncel
  • Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
    Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
  1. 2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
  2. İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
  3. İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
  4. Güncel
  5. Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AFP'nin Afrin'den geçtiği görüntüler
    AFP'nin Afrin'den geçtiği görüntüler
  • Kardeş Türküler - Dom Dom Kurşunu / Mahzuniye Saygı
    Kardeş Türküler - Dom Dom Kurşunu / Mahzuniye Saygı
  • İşçi Sınıfının Anası: Jones Ana
    İşçi Sınıfının Anası: Jones Ana
  • 'Hesabı halk soracak' diyen HAZİRAN'cılara müdahale: Gözaltılar var
    'Hesabı halk soracak' diyen HAZİRAN'cılara müdahale: Gözaltılar var
  • Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
    Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
  • Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
    Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
  1. AFP'nin Afrin'den geçtiği görüntüler
  2. Kardeş Türküler - Dom Dom Kurşunu / Mahzuniye Saygı
  3. İşçi Sınıfının Anası: Jones Ana
  4. 'Hesabı halk soracak' diyen HAZİRAN'cılara müdahale: Gözaltılar var
  5. Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
  6. Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
VİDEO GALERİ
YUKARI