Bugun...



HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, Darbecilerin vurduğu Meclis'i Saray işlevsizleştirdi

Kürdistan'da yürütülen savaşla bugün yapılan darbenin temellerinin atıldığını hatırlatan Yüksekdağ, hem askeri darbeye hem de saray darbesine boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bir yıldır halka karşı yürütülen şiddet operasyonun yarattığı sonuçlara dikkat çeken Yüksekdağ, "Nereden gelirse gelsin, darbe ile demokrasi gelmeyeceğini biliyoruz. Amasız fakatsız darbeye karşıyız" dedi.

facebook-paylas
Güncelleme: 03-08-2016 03:23:52 Tarih: 02-08-2016 14:48

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ,  Darbecilerin vurduğu Meclis'i Saray işlevsizleştirdi

HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ,

Darbecilerin vurduğu Meclis'i Saray işlevsizleştirdi

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, 8 Haziran seçimlerinden bu yana Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin "darbeye ve tanklara karşı mücadele verdiğini" hatırlatarak, "Bunlar 15 Temmuz'dan sonra halk iradesini ve sokakların önemini görmeye başladılar" dedi. Darbe ile Meclis'in hedef alındığın ve aynı Meclis'in bugün Saray tarafından devre dışı bırakıldığının altını çizen Yüksekdağ, yeniden yapılandırma tartışmalarına ilişkin de, "Yapılan yapılanma güç ilişkilerini paylaşmaya yöneliktir. Bugün Türkiye'nin ana muhalefet partisi HDP'dir" dedi. 


HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. HDP'nin sürekli darbe, OHAL ve baskı rejimlere karşı, otoriter hükümetlere karşı her türlü özgürlüğü savunduklarının altını çizen Yüksekdağ, "Haklı olanların, demokrasiyi savunanların darbecilerden daha güçlü olduğunu gösterebilmek, bu kesimlerin zulüm ve zorbalık karşısında direnişini göstermek için her gün meydanlarda olmaya çalışacağız. Meydanlara çıkan halkımızın iradesini saygı ve minnetle karşılıyorum. Ezilen bütün ezilenleri ulusları darbelere ve OHAL rejimine karşı sokaklarda mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz" dedi. 


'Biz 8 Haziran'dan beri darbeye direniyoruz'

AKP'nin "halkın ve sokağın gücünü 15 Temmuz" günü görmeye başladığını ifade eden Yüksekdağ, "8 Haziran (7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra) gününden beri bize dayatılan darbeye karşı sokaklardaydık. O tanklara karşı durmanın ne demek olduğunu HDP ve demokrasi güçleri çok iyi biliyorduk. Kuşatılmış kentler ve zapt edilmiş şehirlere girmek için nasıl bedel ödendiğini en iyi bizler biliriz" şeklinde konuştu. Son bir yılda HDP ve demokrasi güçlerinin göğsünü silahlara siper ettiğinin, hiç bir dayatmaya karşı boyun eğmediğinin altını çizen Yüksekdağ, "Barışı kazanmak için en fazla bizlerin sokakta olması gerekiyor. Özgürlük için bizlerin en önde durması gerekiyor. En önde özgürlükler için yürümekten vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu. 

'Darbelere amasız, fakatsız karşıyız'

Kürdistan'da yürütülen savaşla bugün yapılan darbenin temellerinin atıldığını hatırlatan Yüksekdağ, hem askeri darbeye hem de saray darbesine boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bir yıldır halka karşı yürütülen şiddet operasyonun yarattığı sonuçlara dikkat çeken Yüksekdağ, "Nereden gelirse gelsin, darbe ile demokrasi gelmeyeceğini biliyoruz. Amasız fakatsız darbeye karşıyız" dedi. 

'Kendisine demokrat' 

Sivil darbecilere "sadece apoletleri yoktur" sözleriyle iktidarı işaret eden Yüksekdağ, "bugün bize apoletsiz darbe dayatılıyor" ve bunu engellemenin tek yolunun demokratik halk hareketi olduğunu dile getirdi. AKP yandaşlarının bütün meydanları herhangi bir izne gerek duymadan sınırsız kullandığını vurgulayan Yüksekdağ, bu şansın muhalefete tanınmadığını belirterek, "Bizler seçildiğimiz topraklarda bir basın açıklaması düzenlemek için yoğun uğraşlar veriyoruz. Kendisi için demokrasi kuranlar, darbeye karşı gerçek bir demokrasi barikatı kurmayı başaramıyorlar. Eğer demokrasi ve özgürlük herkes için değilse, siyaseti adalet yönetmiyorsa darbe zihniyeti ortadan kalkmaz" diye konuştu. Darbelere karşı gerçek halk gücünü harekete geçirmekten vazgeçmeyeceklerini dile getiren ve AKP'yi eleştiren Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Bizler yeni yaşamın, bu ülkeye dair iyi ve yeni şeyler söylemenin gücü ile hareket edeceğiz. Bu memlekete çürümüş dağılmış siyasi mekanizmayı yenileyeceklerini iddia ediyorlar. Eski zihniyet ve aynı köhnemiş anlayışla devam ediyorsanız hiç bir düzenleme yeni olmaz. Yeni olan darbe sonrası egemenlik ilişkilerini yeniden düzenlemeye yöneliktir. AKP iktidarı kendi çıkarlarına göre bir düzenleme için bir fırsat ve ganimet bildi. Türkiye'nin sürüklendiği böyle bir kaos ortamında hiç bir fırsat size ganimet olmayacak. 4 bir yanı dağıtarak, demokratik yöntemlerden ve anlayıştan uzak yapacağınız her düzenleme yeni bir darbenin zemini olacak. Bir sonraki yıkımın zemini olacaktır. Bir adım sonra yıkılacak bir yapıyı düzenlemeye çalışıyorlar. Yıkıcı, ayrıştırıcı bir anlayışla yapıyorlar." 

'HDP dışında partiler birleşti'

Erdoğan'ın ayrımcı yaklaşımlarına da dikkat çeken Yüksekdağ, Saray etrafında bir koalisyon kurulduğunu ve attıkları adımlarda HDP'nin dışlandığını hatırlattı: "Liderlerin biraraya gelmesi önerisini ilk biz yaptık. Ama HDP dışında siyasi aktörlerle yapıldı yapılan bütün görüşmeler, zirveler. Zirve diyorsam yanılmayın çıkabilecekleri en yüksek zirve Saray. 6 milyon insanın iradesini duruşunu hiçe sayarak adım atmak istiyorlar. Başaramayacaklar. Bizler onlar yok saydığınız yok olmayız." Yüksekdağ, geçmişte de benzer ayrımcı tutumların olduğunu da anımsatarak, "geçmişte gittikleri ayrımcı yolları bir daha gitmeye çalışıyorlar" dedi. "Milli mutabakat söylemleri tekçilik üzerinde bir mutabakat sağlandığını gösteriyor" diyen Yüksekdağ, "HDP dışındaki bütün partiler bunun üzerinde birleşmiştir" diye konuştu. 


'HDP tek demokratik muhalefettir'

AKP, CHP ve MHP'nin tekçi zihniyet üzerinde buluştuğunu belirten Yüksekdağ, "Bunlar tekleştiler ama motor tekliyor. Araba gitmiyor" sözleriyle eleştirdi. Daha sonra bir hikaye anlatan ve bunun üzerinden, "onların çamura saplanmış arabasını çamurdan çıkarma zorunluluğumuz yoktur" diye devam eden Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "HDP artık tek muhalefet partisidir. Hepsi aynı cephede birleşmişler, bir birlerine yedek lastiklik yapmaktan başka bir değerleri kalmamış. Demokratik mevzileri kazanma görevi bizimdir bu görevi alnımızın akıyla başaracağız." 

'Meclis devre dışı bırakıldı'

"Darbe olmadı demokrasi kazandı" sözlerine, "nerede kazanmış bu demokrasi hangi demokratik kurum işliyor" sözleriyle tepki gösteren Yüksekdağ, iktidarın antidemokratik tutumunu bir kez daha ifşa etti: "Askeri darbe girişimi Meclis'e karşı yapıldı. Buna karşı Meclis'i esas alan bir yaklaşım gerekmez miydi. Meclis'i merkez alan bir demokratik kurucu süreci başlatmak gerekir. Bunlar Meclis'ten kaçıyorlar. Bütün yetkiler kurumlar Saray'a bağlanıyor. Milyonlarca insanın verdiği oyların tamamı çöpe gitti. Niye gitti bu halk seçim sandıklarına. Bu Meclis'i tanımayacaktınız, iki seçimi de yok sayacaktınız bu oyuna halkı niye alet ettiniz. Meclis devre dışı, komisyonlar çalışmıyor, yeni komisyonlar kurulamıyor. Her şeyi KHK'lar ile hal ediyorlar. Böyle bir işleyiş demokrasi getirmez böyle bir işleyiş yeni bir darbe getirir." 

Sadece kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar

HDP'nin her yerde önünü kesenlerin, "kendi önlerinde hiç bir engel kalmasın diye bunu uyguladığını" sözlerine ekleyen Yüksekdağ, attıkları her adımın yeni kaosları beraberinde getirdiğini söyledi. TSK'yı yapılandıran Kanun Hükmündeki Kararnameleri de değerlendiren Yüksekdağ, şöyle dedi: "Orduyu bölüp parçalarsak darbeyi çözebiliriz diyorlar. Halen yüzeysel kendilerini kurtarmaya yönelik bir anlayışla hareket ediyorlar. Her şeyi alt üst edeceğinize bütünlüklü programlı bir yeniden yapılanma hayata geçirelim. Meclis çatısı altında demokratik inşa süreci başlasın diye önerdik. Meclis'teki ve dışındaki herkesin katılacağı bir mekanizma kurulsun. Demokratik bir yeniden yapılanma için ön açan yol açan bir yöntem belirlensin. Yapmak gibi niyetleri yok." 

Bizi sadece halkımız yargılar

Askeri kurumların siyasete bağlanması gerektiğini ve en demokratik yöntemin bu olduğunu belirten Yüksekdağ, "Ama sivil siyasetin de demokrasiye bağlanması gerekiyor" dedi. "Sistemin eciş bücüş hale getirildiğinin" altını çizen Yüksekdağ, buna rağmen başarılı olamadıklarını, "Çünkü iğdiş edilmiş bir yöntemle bunu yapıyorlar" dedi. Erdoğan'ın "bana karşı yapılan hakaret davalarını geri çekiyorum" sözleriyle heyecanlandıklarını ve "acaba yeni bir yaklaşım mı gelişiyor" beklentisine girdiklerini belirten Yüksekdağ, şöyle devam etti: "Ama bizi şaşırtmadılar HDP'yi bunun dışında tuttuklarını belirterek. Bugüne kadar hileyle şiddetle siyaset yapmadık. Savunamayacağımız hiç bir siyasi sözümüz yok. Bizi sadece bizi seçen halkımız yargılar. Bizi yargılama gücüne sahip olan tek güç Türkiye halklarıdır. Bu meşruiyete sahip olmayan bir kurumun bizi azletmesi, bize yönelik davaları geri çekmemesi hiç bir önem taşımıyor. Davaları çekse de çekmese de bizler sadece bu halka hesap veririz." 

"Onların kurduğu birlikten dirlik çıkmaz" diyen Yüksekdağ, darbelere karşı birliğin sadece ve sadece demokratik inşada kararlı olmakla gelişebileceğini söyledi. 




Kaynak: DİHA

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 1047 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Siyasi Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI