Bugun...



HDP'nin direniş ve büyüme kongresi - 4

HDP'nin kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tüm sorunları çözme sözü vererek iktidara gelen AKP'nin 14 yıllık iktidarı boyunca Türkiye'nin tek bir sorununu çözüme kavuşturmadığına dikkat çekerek...

facebook-paylas
Güncelleme: 24-01-2016 17:40:58 Tarih: 24-01-2016 10:23

HDP'nin direniş ve büyüme kongresi - 4

HDP'nin direniş ve büyüme kongresi - 4

Demirtaş:

Hesap sormaktan vazgeçin hesap verin



 HDP'nin kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tüm sorunları çözme sözü vererek iktidara gelen AKP'nin 14 yıllık iktidarı boyunca Türkiye'nin tek bir sorununu çözüme kavuşturmadığına dikkat çekerek, "14 yıldır devleti ele geçirdiniz vicdansızlar, hesap sormaktan vazgeçin hesap vermeye gelin" dedi.

HDP'nin 2. Olağan Kongresi'nde salonu dolduran binleri selamlayarak konuşmasına başlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Her parti kongremizde eksiklerimizi, yanlışlarımızı hep tartıştık. Bu kongremizde de inanıyorum ki 7 Haziran ve 1 Kasım'daki umudu büyütmenin vesilesi olacaktır. Biz demokratik halk iktidarının hep birlikte yönetebildiği bir Türkiye'yi halen kuramamışsak demek ki eksiklilerimiz var. Biz halen iktidarda değilsek demek ki eksikliklerimiz var. Kongreden çıkacak ruhla demokratik halk iktidarına yürüyecek, bu kongremiz buna vesile olsun istiyorum" dedi. 

Ortadoğu'da her dakika kanın aktığı bir dönemde kongrenin toplandığını ifade eden Demirtaş, "Yaramız her saniye daha fazla kanarken siyasetçiler olarak akan kanı durduracak, politikayı üretip sözü söyleyemiyorsak Türkiye'de siyaset bitmiş demektir. Sahte öncelikleri kendi gündemimizin birinci maddesi yapamayız. Çözüm silahlar devreye girmişse orada silahların üstünlüğünden değil, siyasetin eksikliğinde bahsetmek mümkün" diye konuştu. 

PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından tüm zorluk ve tecrit koşullarına rağmen barışı kurmak için başlatılan sürece değinen Demirtaş, "Herkesin beklentisi çözüm sürecinden kalıcı bir barış çıkmasıydı. O dönemde de bizi 'vatan hainliğiyle' suçlayanlar oldu. Özellikle Türkiye'de ırkçı çevreler 'devleti parça parça ettiğimizi' iddia ederek saldırıyorlardı. Ülkemizde bütün vücudumuzu taşın altına koyduğumuzda da bizi 'vatana hainliğiyle' suçladılar. Bugün de çözüm sürecini bitirenler bizi 'vatan hainliğiyle' suçluyorlar" değerlendirmesinde bulundu. 

'Tek kimlik ve inanç zorlaması faşizme dönüşür'

"Türkiye'nin tek Türkiye partisi biziz" diyen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Israrla 'siz bölücüsünüz' diyenlerin tuzağına düşmeden ülkede yeni bir birlik kurmaya çalıştığımızı anlatmak zorundayız. Birliği iki şekilde sağlayabilirsiniz. Birinci yol tekliği dayatarak, toplumu tekleştirerek birliği sağlayabilirsiniz. Nazi Almanyası da denedi faturası ağır oldu. Ya toplumu tek bir kimlik ve inanç etrafında buluşmaya zorlarsınız, oradan faşizm çıkar ama toplum korkuyla bir arada tutulur. Türkiye'de bu yapılıyor. Ya bizim savunduğumuz gibi herkesin korkamadan, bir arada yaşayabileceği eşitlik temelinde ortak vatanı, ortak cennete dönüştürebilmiş çoğulcu bir demokrasi anlayışı ile birliği kurabilirsiniz. Biz bunu savunduğumuz için 'bölücü' oluyoruz. Asıl bölücü anlayış tekçi anlayıştır. Kürt partisi diyorlar, Kürt partisi var olmalı da bunun bir zararı yok. Biz sadece Kürtlerin değil, Ermeniler, Türklerin, Çerkeslerin de Arapların da partisiyiz. Biz bir din partisi de değiliz ama bütün inançların ve dinlerin de partisiyiz. Gerçek Türkiye fotoğrafı budur. Buna aykırı siyaset toplumun doğasına Türkiye'nin gerçeğine aykırı siyaset yapmaktır. Biz HDP olarak bundan vazgeçmeyeceğiz." 

'Tek birey hükümranlığı çoğulcu Türkiye'yi yönetemez'

Demirtaş, Türkiye'nin çoğulcu ve farklılığına işaret ederek, "Tepeden tek bireyin hükümranlığıyla mı bu kadar çoğulcu bir yapıyı yönetebilirsiniz yoksa öz yönetimine geçerek katılımcı mümkünse doğrudan demokrasi modeliyle yürütmek mi mümkündür?" diye sordu. 

Demirtaş, şöyle devam etti: 

"Biz özyönetimi savunduğumuz için yine 'vatan haini' ilan ediliyoruz. Ama Türkiye'nin, toplumun bölünmesini engelleyecek bir modelden bahsediyoruz. 'Madem özerkliği savunuyorsunuz neden şehir savaşları var' eleştirisi yapılıyor. Özyönetimin barikatla alakası yok doğru, doğal bir şey değil. Bizim savunduğumuz modelde her yerde hendek olacak diye bir şey yok. Biz hendek ve barikat anlayışına yol açan ana soruna bakmamız gerekir. Eğer onu anlarsak diyalog ve müzakere ile bu sorunları çözmek çok kolaydır. Hükümet ise 'Ben ev ev temizlik yapacağım. Gerekirse sivil katliamları da göze alacağım' diyerek, bu meseleyi çözmeye çalışıyor. Bizler mevcut durumu kamu güvenliğinin bozulduğu bir durum olarak görüyorsak gelin o zaman bunu çözecek ortak diyalog yolunu kullanalım. Sen hangi mahalleyi temizlemekten bahsediyorsun? İki aydır insanlar evlerinden çıkamıyor. İki aydır herkes bulunduğu evin bodrumunda yaşıyor. Yiyecekleri sınırlı, Sur'da 40 gün oldu. Nusaybin, Silvan Varto buralarda da aynı şeyler uygulandı. Bu kadar sivil insanın özgürlüklerinin sistematik olarak ihlal edildiği rejimin adı ileri demokrasi olabilir mi? Bütün sivil insanlar şu anda katliam tehdidiyle karşı karşıya. Bebekler, 70 yaşındaki kadınlar var."

2016'sında yaralılar alınamıyor

Cizre'de dün sabah saatlerinde sivillerin bulunduğu eve yapılan top atışlarında onlarca kişinin yaralandığını ve halen hastaneye kaldırılamadıklarını hatırlatan Demirdaş, "2016 Türkiye'sinde siyasetçiler bakanları devreye sokmaya çalışıyor, kavga yürütüyor, yaralıları aldıramıyoruz. Halen Cizre'de bir bodrum da yaralılar. Biz böyle bir ülkede siyaset yapıyoruz. Zorlukları iyi görmemiz lazım. Karşımızdaki ceberrut anlayışı iyi tanımamız gerekir. Bize düşen karşımızda aşılması gereken zorluklar var ve biz bunu kardeşliği büyüterek aşabiliriz. Her bir ölüm yeni duygusal kırılmalar, halklar arasında onarılması imkansız hale gelen duygu ayrımlarına yol açıyor" ifadesinde bulundu.

'Türkiye'yi felaketten kurtaracak olan tek adamlık değil'

"Türkiye'nin felakete sürüklenmenin hiç kimseye faydası olmaz" diyen Demirtaş, "Bunu durduracak biricik şey demokrasimizi güçlendirmektir. Tankımızı, topumuzu güçlendirmek değildir. Türkiye'yi felakete sürüklenmesinin önleyecek şey tek adamlık değildir" dedi. 

Barış bildirisine imza atan akademisyenlerin maruz kaldığı linç politikaları noktasında da hükümete yüklenen Demirtaş, "Barış savunuculuğu zamandan zamana değişmez, rüzgarın estiği yöne evrilmez. Zor günlerde barışı savunanlar, bu ülkeye barışı getirecek olanlardır" diye konuştu. 

'Suriye'deki Kürtler tehdit görülmekten vazgeçilmeli'

Demirtaş, "Türkiye olarak Suriye'deki Kürtlere tehdit olarak görmekten vazgeçmemiz lazım. Suriye'deki barışa katkı sunacak bir oluşuma Türkiye nasıl karşı çıkar? Biz Suriye'deki bütün halkların kendi kaderini belirleme hakkını tanıyoruz. Nasıl yaşamak istiyorlarsa saygı duymak zorundayız. Oradaki Şii toplumuna da Arap, Ermeni, Türkmenlere hepsine eşit yaklaşmak zorundayız. Birini tehlike görüp birini baş tacı yapamayız. Türkiye'nin yaptığı barış çağrısı Suriye'de ciddiye alınmıyor" ifadesinde bulundu. 

'Yeni anayasa öncesi yol temizliği gerekli'

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Demirtaş, şöyle devam etti: "Türkiye'nin önünü açabilecek çok büyük bir fırsattır. Hükümet partisinin yeni anayasa anlayışı ile bizim anayasa anlayışı arasında taban taban bir farklılık olduğu anlaşılıyor. Barış dediğimiz zaten birbiri ile farklı düşünenler arasında yakalanan uzlaşmanın adıdır. O nedenle Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda barış adına yer alacağız. Orada sizlerin verdiği yetkiyle uzlaşma arayacağız. Yeni anayasa serbest tartışma ortamında mümkündür. Yürüdüğümüz yolun mayınlı olmaması lazım. Yani yeni anayasaya giderken gideceğimiz yolun temiz olması gerekir. Yol temizliği yapmadan attığımız her adımda başımıza nelerin geleceğini bilmeden yeni anayasayı nasıl yapacağız?"

'Savcılar, özyönetim kelimesini kullanma ihtimaliyle tutukluyor'

"Vali kaymakam öz yönetim kelimesini kullanma ihtimali var diye görevden alıyor, tutukluyor" diyen Demirdaş, başkanlığı savunmanın serbest olduğunu ancak kendilerinin fikirlerini savunamadıklarını ifade etti. Demirtaş, "HDP olarak bu yol temizliği yapmak isteyenlerle ortak bir çalışma yapmaya hazırız. HDP zaten bu misyonla kurulmuş bir parti" dedi. 

'Savaş para var yoksula gelince cimriler'

Türkiye'nin ekonomisinin de ciddi bir kriz içerisinde olduğuna işaret eden Demirtaş, şunları kaydetti: "Ekonomi ve demokrasi at başı birbirini destekleyerek ilerlemek zorundadır. Demokrasi bu haldeyken, ekonominin iyi olmasını istemek abestir. Savaşa bu kadar para ayıranlar iş emekçiye, işsize geldiğinde son derece cimri davranıyorlar. Savaşın faturasını sadece Kürtler ödemiyor, Türkler, Araplar, Gürcüler ödüyor. Fatura hepimize bütün halka ödetiliyor. Yeni bir demokratik ekonomik model inşa etmek zorundayız. Türkiye ancak demokrasi ve ekonomisi aynı anda büyüyebilirse iyi bir ülke olabilir." 

'Türkiye'nin tek bir sorunu çözülmesi'

Demirtaş, AKP'nin 14 yıllık iktidarı boyunca Türkiye'nin tek bir sorununu çözüme kavuşturmadığının ifade ederek, AKP'nin iktidara geldiği döneme işaret etti. Demirtaş, AKP'nin tüm sorunları çözme sözü verdiğini ve bu şekilde iktidarda kaldığını ancak tek bir sorunun çözülmediğini söyledi. 

AKP'lilere de seslenen Demirtaş, "14 yıldır devleti ele geçirdiniz vicdansızlar, hesap sormaktan vazgeçin hesap vermeye gelin" dedi.

Demirtaş, Ahmed Arif'in Anadolu şiirini okuyarak konuşmasını tamamladı. 

Kongre katılım ve konukların tanıtılması ile devam ediyor.




Kaynak: DİHA

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 728 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Kürt halkı Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI