Bugun...



Kürt Halkı, 23 Haziran'da Tekrarlanan İstanbul Belediye Başkanı Seçiminde Kime Oy Verecek?

Tek adam rejiminin, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu seçen halkın iradesini YSK darbesiyle yok sayan yaptırımı, yeniden seçim kararı sonrasında Kürt halkının oylarını alabilmek için başvurduğu manevralar Kürt seçmeni etkileyecek mi?

facebook-paylas
Güncelleme: 21-05-2019 18:26:15 Tarih: 21-05-2019 10:45

Kürt Halkı, 23 Haziran'da Tekrarlanan İstanbul Belediye Başkanı Seçiminde Kime Oy Verecek?

Kürt Halkı, 23 Haziran'da Tekrarlanan İstanbul Belediye Başkanı Seçiminde Kime Oy Verecek?

 

‘YSK kararı, gün ışığına çıkmadan kendisi tarafından çökertilmiş bulunuyor

YSK, dün açıklanması beklenen gerekçeli kararını duyurmayı erteledi. Prof. İbrahim Kaboğlu, “YSK kararı, gün ışığına çıkmadan kendisi tarafından çökertilmiş bulunuyor” dedi

Tek adam rejiminin, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nu seçen halkın iradesini YSK darbesiyle yok sayan yaptırımı, yeniden seçim kararı sonrasında Kürt halkının oylarını alabilmek için başvurduğu manevralar Kürt seçmeni etkileyecek mi?

Bilindiği gibi yıllardır tecrid altında tutulan PKK lideri Öcalan’la avukatlarının görüşmesine izin verilmiş, bundan sonrası görüşülebileceğini iddia etmiştir. Ancak Avukatlar görüşmelerin hâlâ engellendiğini açıklamıştır.

Kürt seçmeni 23 Haziran'da ne yapacak?

Kürt halkı, kendi iradesini yok sayan, seçtiği Belediye meclisi, Eş başkanları,Milletvekilleri görevden alan,tutuklayan,açlık gervleri,ölüm orucundaki çocukları  ölmemesi için ”yaşama bir ses ver” diyen beyaz tülbentli anaları yerlerde sürükleyen,

  • Sefaleti dayatan
  • Basını susturan
  • Grevleri yasaklayan
  • OHAL’i kalıcılaştıran, haklarımızı gasp eden, adalet, hukuk…  Tanımayan bir rejimin temsilcisi AKP İstanbul Belediye başkanı adayına oy vermeyecektir.

 Bu duruma ilişkin DM/Türkçedeki haberde;

Öcalan kararı HDP oylarını etkileyecek mi?

HDP Parti Meclisi'nin 23 Haziran kararı

HDP, Olağanüstü Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çeken HDP, tecritin insanlık suçu olduğunu, Öcalan ile görüşmelerin düzenli olmasını talep etti. Bildirgede, HDP'nin anahtar role sahip olduğunun bilincinde olduğu vurgulandı, "HDP, 23 Haziran’da İstanbul’da muhalefet güçleriyle birlikte el konulan mazbatanın, yerlerde sürüklenen annelerin hesabını sandıkta oylarıyla soracaktır" dendi.

Hükümetin Öcalan’la görüşme yasağının kaldırıldığını açıklaması muhalefet cephesinde “Zamanlama manidar” diye karşılandı. Muhalefet partileri, kararın 23 Haziran’da oyların yönünü değiştirmeyeceğini düşünüyor.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün İmralı’daki cezaevinde bulunan Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığını açıklamasının ardından Ankara’da siyasi çevrelerde öne çıkan “Hükümet 23 Haziran öncesinde ne yapmaya çalışıyor? HDP oylarına mı talip?” sorularına yanıt aranıyor.

 

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin bu hamlesini “Yaptıkları şeyin neye denk geldiğine bakılmalı. Neden daha önce değil de, şimdi? Zamanlaması manidardır. Türkiye’de toplumu ayrıştıran, bölmeye çalışan bir iktidar var” sözleriyle değerlendiriyor. Özkoç, ana muhalefet partisi CHP'nin bu konudaki yaklaşımı konusunda DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, “Kendi içimizde ayrıca değerlendiriyoruz ama birtakım şeyler de çok ortada” diyor.

 

Özkoç, hükümetin 23 Haziran’da tekrar edilecek İstanbul seçimini genel seçim havasında yürütmek niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtirken, muhalefetin ise İstanbul seçiminin bir yerel seçim olduğu, halkla iletişimini bu yönde yürüttüğü konusunda kararlılıkla ilerlediğini anlatıyor.

 

Özkoç, “İstanbul’da 16 milyon insan yaşıyor ve hepsi ayrıştırmadan, köken sorgulamadan kendilerini doğru düzgün yönetecek bir belediye başkanı istiyor. Hepsi, kendilerini 18 gün yöneten Ekrem İmamoğlu’nun elinden mazbatasının neden alındığını çok iyi biliyor” diyor. Halkın hükümetin her açıklamasını sorguladığını, samimi bulmadığını öne süren Özkoç, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılmasının da halkta karşılığı olmayacağı mesajını veriyor.

 

HDP: Seçmenimiz kolay avlanabilir bir seçmen değil

 

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, İmralı’ya gitmek için başvuru yaptı.

Olumlu ne de olumsuz bir yanıt yok!

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, İmralı’ya gitmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptı.

 İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları Rezan Sarıca, İbrahim Bilmez, Raziye Turgut ve Serbay Köklü müvekkilleriyle görüşmek için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulundu. Avukatlar yaptıkları başvuruyla bugün ve yarın için görüşme talep edildi.

Avukatların 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana yaptığı 810 görüş başvurusu “Hava muhalefeti”, “Koster bozuk”, “Koster onarımda”, “OHAL” ve "5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun gereğince hükümlüler hakkında getirilen kısıtlamalar" gerekçeleriyle reddediliyordu.

Avukatlar Nevroz Uysal ve Rezan Sarıca, 8 yılın ardından ilk kez 2 Mayıs’ta Öcalan ile görüşme gerçekleştirmişti. O tarihten bu yana yapılan başvurulara ise ne olumlu ne de olumsuz bir yanıt verilmiş değil.

Bursa 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, İmralı'daki avukat görüş yasağını 17 Nisan'da aldığı kararla kaldırdı. 16 Mayıs'ta açıklama yapan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de "Kısıtlama kararları kaldırıldı" açıklamasında bulunmuştu.

HDP TBMM Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırıldığına dönük açıklamanın HDP seçmenini etkileyip etkilemeyeceği konusunda DW Türkçe’ye “Oylara çok büyük bir etkisinin olacağı kanaatinde değilim. Şunu da herkes bilsin ki; HDP seçmeni kolay avlanabilir bir seçmen değildir” diyor. Oluç’a göre Adalet Bakanı Gül’ün açıklaması hükümetin bir "açılımı” olarak da nitelendirilmemeli. Bakan Gül’ün Öcalan’ın avukatlarıyla görüşebileceğini söyleyerek hukuki bir duruma işaret ettiğini anlatan Saruhan Oluç, “HDP’ye hediye edilmiş bir durum yok ortada. HDP seçmeni de bilinçsiz bir seçmen değil. Herkes, neyin ne olduğunu biliyor” diye konuşuyor.

Avukatların Öcalan’la en son 2 Mayıs’ta görüştüğünü ancak bu görüşmenin arkasının gelmediğini hatırlatan Oluç, “Mesele sadece tecritin sona erdirilmesi değil, mesele insan hayatıdır” sözleriyle de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekiyor. Üç bin kişinin açlık grevinde, 30 kişinin ölüm orucunda olduğunu ve bu durumdan çok kaygılı olduklarını anlatan Saruhan Oluç, “Hükümet açılım yapacaksa, cezaevlerindeki bu durumu sonlandıracak adımlar atmalıdır. Açlık grevleri çok kritik bir noktaya gelmiştir. Grevlerin bitmesi için yeni bir karar alınacak mıdır, Öcalan’la görüşme yasağının fiilen sürdüğünü açıklayan avukatların Öcalan’la yeniden görüşme yapması için adım atılacak mıdır?” diye soruyor.

 

İyi Parti: Dertleri oy devşirmek

 

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da, Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarıyla hükümetin 23 Haziran için HDP’li seçmenden oy devşirme niyetini ortaya koyduğunu söylüyor. Türkkan, “Zamanlamanın manidar olmadığını söylemek mümkün değil. Bahçeli işaret verdi, hükümet harekete geçti. Seçim öncesinde açıklama yapıyorlar ki seçmene oynasınlar. Ama HDP seçmeninin iktidara prim vermediğini, vermeyeceğini görmek gerekiyor” diye konuşuyor.

 

AKP: Seçime endeksli konu değil

 

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, HDP’nin “cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ve görüş engelinin ortadan kaldırılması” amacıyla mecliste gündeme getirdiği araştırma önergesinin tartışmaları sırasında Öcalan’la görüşme meselesinin uzun zamandır devam ettiğini, “sekiz yıldır görüşme yok” ifadesinin de doğru olmadığını söylemişti. Yayman hükümetin bu konuda sürekli teması, arayışı ve çalışması olduğunu dile getirmişti.

Yayman, DW Türkçe’ye Öcalan’ın görüşme yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak muhalefet eleştirilerini değerlendirirken zamanlamanın manidar olmadığı mesajını veriyor. Yayman, “Bu konu seçim endeksli bir konu değildir. Hükümetimizin tavrı çok nettir. Milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve çözüm süreci için çok önemli adımlar attık, riskler aldık. Ama PKK terör örgütü sürekli bu durumu sabote etti, silahla karşılık verdi. Terörle mücadele ve milli birliğimiz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” diyor.

 

Erdoğan’a 19 Mayıs tepkisi

 

Muhalefet cephesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Samsun'da 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için düzenlenecek resmi törenlere HDP’yi davet etmemesine de tepki var. CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Bu tür milli olaylarda, devlet protokolünü ilgilendiren olaylarda davete zaten gerek yok. Kimse, kimseye bir şey bağışlamıyor, bir lütufta bulunmuyor. Devlet protokolü bellidir” derken, HDP’nin mecliste temsil edilen bir parti olduğuna dikkat çekiyor.

 

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Bizim zaten Samsun için daha önceden planladığımız bir programımız vardı. Erdoğan’ın doğrularıyla hareket etmiyoruz” derken, HDP’li Saruhan Oluç da “Erdoğan'ın, tüm partilere eşit yaklaşmadığı ortada. Bir cumhurbaşkanı gibi değil de, AKP Genel Başkanı gibi davranıyor. Biz, mecliste üçüncü partiyiz. Erdoğan’ın ayrıştırıcı tavrı bu gerçeği değiştirmiyor” açıklamasında bulunuyor.

 




Kaynak: Deutsche Welle Türkçe

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 258 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Güncel Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI