Bugun...

'Adalet demekten vazgeçmedik'

Suruç katliamının 96. Ayında

yine "Buradayız, bir aradayız, adalet demekten vazgeçmiyoruz"

 

Suruç katliamında yaşamını yitiren ailelerin oluşturduğu ‘Suruç Aileleri İnisiyatifi’ katliam sonrası başlattıkları oturma eyleminin 96. Ayında yine "Buradayız, bir aradayız, adalet demekten vazgeçmiyoruz" denilen oturma eyleminde yapılan açıklamada:

“ 4 yıl önce bugün 33 düş yolcusunu sonsuza uğradıklarını hatırlatan Budak,"Katil, tecavüzcü, barbar IŞİD çetelerinin yerle bir ettiği Kobane'nin yeniden inşasına yola çıkmışlardı. Onlar savaştan çıkmış bir kentin insanlarına umut olmak için kurmuşlardı düşlerini. Çocuklara oyuncak, kente orman, yaralılara hastane yapmaya gidiyorlardı. IŞİD'e karşı direnişin en önemli sembollerinden birisi olan Kobane'nin savunulmasında nasıl sokaklarda oldularsa, sıra inşaya geldiğinde de oradayız demişlerdi. Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz!" denildi. 

'4 YIL ÖNCE BUGÜN SONSUZLUĞA UĞURLADIK ONLARI'

 

4 yıl önce bugün 33 düş yolcusunu sonsuza uğradıklarını hatırlatan Budak,"Katil, tecavüzcü, barbar IŞİD çetelerinin yerle bir ettiği Kobane'nin yeniden inşasına yola çıkmışlardı. Onlar savaştan çıkmış bir kentin insanlarına umut olmak için kurmuşlardı düşlerini. Çocuklara oyuncak, kente orman, yaralılara hastane yapmaya gidiyorlardı. IŞİD'e karşı direnişin en önemli sembollerinden birisi olan Kobane'nin savunulmasında nasıl sokaklarda oldularsa, sıra inşaya geldiğinde de oradayız demişlerdi. Beraber savunduk, beraber inşa edeceğiz!" dedi.

 

'PATLAYAN BOMBANIN YANKISI YÜREKLERİMİZDE ÇINLIYOR HALA'

 

Yüzlerce gencin buluşma noktası olan Suruç Amara Kültür Merkezi'nde, bombacı katil elini kolunu sallayarak gezerken, Kaymakamlığın, Emniyet Müdürlüğü'nün önünden geçerken bir kez olsun durdurulmadığını söyleyen Budak, saatler 11:50'yi gösterdiğinde ise slogan seslerinin yerini katliamın aldığını söyledi, "Suruç'ta patlayan bombanın yankısı yüreklerimizde çınlamaya devam ediyor" dedi.

 

4 YILDIR ADALET DEMEKTEN VAZGEÇMEDİK'

 

Budak, Suruç Aileleri, 33 düş yolcumuzun aileleri, anneleri, babaları, kardeşleri, evlatları ve bu katliamın yaralıları, tanıkları olarak 4 yıldır onların yarım bıraktıkları seslerini büyütülmesini vurguladı. Budak, şöyle devam etti: "4 yıldır 33 düş yolcumuz için adalet demekten vazgeçmedik. Suruç için gizlilik kararı sürdürülürken burada Halitağa'daydık. Onların yolculuğa başladıkları noktada. 4 yıldır her ayın 20'sinde geldik bu alana. Tek ses olduk: adalet."

 

"Aydınlatılmamış her katliam bir yenisine gebedir" dediklerini kaydeden Budak,Suruç'un ardından Diyarbakır, Ankara, Sultan Ahmet, Sivas, Çorum ve daha nicelerinin adalet mücadelelerinde bir nokta olduğunu belirtti.

 

Budak, şunları söyledi: "Nerede bir acı, nerede bir katliam yaşansa 'HERKES İÇİN ADALET' diyerek oradaydık. Biz bu katliamları bizzat yaşayanlar ve bu sürece tanıklık edenlerin tarihsel bir sorumluluğu olarak adalet talebimizi birlikte daha güçlü haykırıyoruz. Sadece Suruç için değil yaşanan bütün katliamların aydınlatılması için bir araya geliyoruz."

 

Suruç katliamının planlandığı gibi örtbas edilmek istendiğine dikkat çeken Budak, dava sürecinde yaşanan hukuksuzlukları hatırlattı,"pes etmedik, etmeyeceğiz" dedi.

 

Budak, açıklamasını şöyle sürdürdü:

 

"Suruç mahkemesindeki hukuksuzluklar bunlarla sınırlı değil. Biz esas failler yargılansın derken katliamda sorumluluğu bulunanlar değil Suruç yaralıları tanıkları ve dava avukatlarımız tutuklanarak hapishanelere konuldu. Duruşmalara katılma talepleri reddedilerek duruşmalara katılmaları engellendi. Suruç'ta ölmemenin bedeli, Suruç'u savunmanın bedeli olarak yine bir hapishane gösterildi. Gösterilmeye de devam ediyor. Medali'mizin annesi Besna anne, bugün adaleti burda yanı başımızda haykırmak isterken hapishanede. Besna annemizi duvarın öte yanında tutmak isteyenler bilsinler ki, o gelecek ve biz adaleti birlikte savunmaya devam edeceğiz. Besna annemiz sokaklara dönene kadar da her birimiz onun sesi olup haykıracağız. Burdan Besna annemiz başta olmak üzere hapishanelerde olan tüm yaralılarımıza, avukatımız Can Tombul'a selam gönderiyoruz. Siz bugün o dört duvarın ardında değil burada yanı başımızdasınız."

 

Katliamı gerçekleştirenlerden hesap soracaklarını söyleyen Murat Budak şöyle devam etti:

 

"Bu katliamın uygulayıcısı IŞİD nasıl ki bugün yenilip yok ediliyorsa, bu katliamı planlayanlar da tarihin adaleti ile karşılaşacaklar. Hesap verecekler, hesap soracağız! Bu katliamı planlayan Deniz Büyükçelebi, İlhami Bali siz de yargılanacaksınız. Ama tek olmayacaksınız. Adalet kapısını herkes için çalacak. Bu katliamı bildiği halde sessiz kalan emniyet mensupları, patlamanın hemen ardından yaralılara gaz sıkan TOMA memurları, ambulansların önünü kapatan polis araçları, yaralıları taşıyanlara silah doğrultanlar, IŞİD'i besleyenler, koruyanlar, büyütenler, IŞİD'i bir grup kızgın olarak görenler Suruç'un esas failleri hepiniz yargılanacaksınız. Çünkü biz son nefesimize kadar buradayız. Peşinizdeyiz, adalet demeye devam edeceğiz!"

 

Kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren Suruç şehidi Polen Ünlü'nün annesi Şennur Ünlü'yü de anan Murat Budak, "Gerçekleştirdiğimiz oturumlarında gerekse mahkeme salonlarında adalete olan inancı ve hesap sorma kararlılığı bize hep umut aşılayan Şennur Annemiz diyordu ki; 'adalet başucunuzda bulunan raflardaki kitaplarda değil, vicdanlarda olur'. Şennur Annemizin bu sözü sözünü adalet mücadelemizin parolasıdır. Sizin gaddarlığınıza, kötülüğünüze, katliamlarınıza karşı vicdanımızla birlikte hesap soracağız" diye konuştu.

 

'BİZLER BURADAYIZ, BİR ARADAYIZ'

 

Budak son olarak şunları kaydetti:

 

"Bizden 33 düş yolcumuzu aldılar, onlarcasını yaraladılar. Bugün hala bedenlerinde 20 Temmuz'dan kalma bilyelerle geziyor yaralılarımız. Bu katliamın tanıklarının aklından hiç çıkmayacak bir iz bıraktınız. O gün o bahçeden sağ kurtulanları ise hapishanelerle tehdit ettiniz, tutukladınız. Adalet mücadelemizde yanı başımızda olanları mahkemelerle, davalarla yıldırmaya çalıştınız. Ama buradayız işte! 4 yıldır olduğu gibi. Bu katliamda yaşamını yitirenlerin anneleri, babaları, kardeşleri, evlatları olarak buradayız! Suruç Katliamın yaralıları olarak buradayız. Tanıkları olarak buradayız. Katliamlarda yakınlarını kaybedenler olarak buradayız! Herkes için Adalet diyenler olarak buradayız. Kalpleri adalet ile çarpanlar olarak buradayız! 33'lerin arkadaşları, dostları, yoldaşları olarak buradayız. Vicdanının sesini yanıtsız bırakmayanlar olarak, adalet arayışçıları olarak bir aradayız! Bir arada olmaya devam edeceğiz! On yıllarda geçse Suruç için Adalet Herkes için Adalet demekten vazgeçmeyeceğiz. Düş yolcularımız, canlarımız.. Buradayız, bir aradayız! Düşleriniz bizlere emanettir."

 

SURUÇ GAZİSİ TÜRKAY: ONLARIN DÜŞLERİ YAŞAMIN KENDİSİDİR

 

Katliam saldırısında ağır yaralı olarak kurtulan Suruç gazisi Koray Türkay, "Bu katliamda kimlerin parmağı olduğunu çok iyi biliyoruz. Siyasî iktidarın rolüne dikkat çekerken abartmadık. Dava sürecinde iktidarın IŞİD ile ortaklığı ortaya çıktı. İşte bugün İlyas Aydın denen katilin itirafları herkes tarafından biliniyor" dedi.

 

Sürüşün hesabının sorulacağını ve bunun da çok uzak olmadığını belirten Türkay, "Yeni Ceboların, yeni Eceler, yeni Nartanların cesareti budur. Onların hayallerini ve hedeflerini geleceğe taşımaktır onların düşlerine kavuşabiliriz, düşlerini gerçeğe kavuşturabiliriz. Onların düşleri özgürlüğün emeğin hakim olduğu bir yaşamın kendisidir. Bunu gerçekleştirebiliriz. Tek başına kaldığımızda o bildiriyi dağıttığımızda, o duvara yazıyı yazdığımızda kazanacağız. Çünkü günü geldiğinde milyonlar olacağımızı biliyoruz."

 

Adalet mücadelesinin mutlaka kazanacağını vurgulayan Türkay, "hesabını mutlaka soracağız" dedi.

 

SURUÇ AVUKATI CAN TOMBUL'DAN MESAJ

 

Suruç ve Ankara katliamının tanığı olan, Suruç Ailelerinin avukatlarından Can Tombul, tutuklu olduğu Silivri Hapishanesinden mesaj gönderdi. Tombul, kendisinin de adalet mücadelesinde yönelik baskılardan dolayı tutuklu olduğunu belirterek, nerede olursa olsun mücadelenin engellenemeyeceğini vurguladı.

 

SGDD Eş Başkanı Alev Özkiraz, 4 yıldır yılmadan mücadeleyi sürdürdüklerini vurguladı, "Suruç, geleceğe yapılan bir saldırıydı. Bugün Suruç için adalet demek herkes için adalet demek. Bu talebi haykırmazdan vazgeçmeyeceğiz" dedi.

 

'DAHA ÇOK BİZ OLDUK'

 

CHP Milletvekili Onursal Adıgüzel, 20 Temmuzun hayatının en acı günlerinden olduğunu söyledi. Adıgüzel, şöyle devam etti: "Madımak'ın,Çorumun, Sivas'ın acısı gibi Suruç'un da acısı çok taze. O gün genlerin ölmemesi için özen göstermeyenler, bugün hala adaletin yerini bulmasını engellemeye çalışıyor. Bu ülkedeki anneleri, mahkeme kapılarında adalet aramak zorunda bırakanlar, yarın adalete muhtaç olacak. Katillerin hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Son dönemde daha çok biz olduk. Bunu büyüterek adalet mücadelemizi kazanımla sonuçlandıracağız. Barışı ve huzuru sağlayacağız."

 

HDK Eş Sözcüsü ve HDP Milletvekili Gülistan Koçyiğit, 33'leri selamlayarak konuşmasına başladı. Koçyiğit şunları vurguladı:

 

"Onlar bu ülkede dayatılan tüm tekliklere karşı çok ses çok renkliler. Kobaneli çocukların ne yaşadığını anladılar, o nedenle oyuncak götürmek istediler. Muktedirler, yan yana gelmeyelim istiyorlar. Düş yolcuları bu ezberi bozdu. Suruç yükselen muhalefeti yok etmeye yönelikti. Katliamdan sonra yeni katliamlar yaşandı, yeni oyunlar oynandı. Sürüldü engellemeyeler, Kobane düştü düşecek diyenler Ankara ve diğer tüm katliamların yolunu açtılar. Sadece görünen tetikçilerden değil onu besleyen siyasi iktidardan da hesap sormamız gerekiyor. Bizler sadece elimize resim alıp devrimlerimizin arkasında ağıt yakanlar değil, bu ülkeye barışı getirmek için sorumluyuz. Muktedirlerin tahtını sallamaya devam."

 

ÇETELER HÜKÜMETİN KORUMASI ALTINA ALINDI

 

Katliam saldırısının hemen ardından Suruç'a giden CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tanıklığını paylaştı: "Bir kaç saat sonra Suruç'taydık. Kan ve barut kokusu bir birine karışmıştı. Katliamlar sürecinde başlayan süreç tek adam sistemiyle bugünlere kadar taşındı. 'Çeteler hükümetin koruması altına alındı, istedikleri gibi sınırı geçtiler', bunları söylememize rağmen tek bir gözaltı yapmadılar. Büyük bir işbirliği, büyük bir koruma vardı. Onları unutmayacağız, anılarını yaşatacağız. Bu düzeni emekten yoksuldan yana mutlaka değiştireceğiz."

 

Şair Yaşar Miraç, Suruç şehitleri için yazdığı şiiri okudu.

 

Eylem "Suruç için adalet herkes için adalet" sloganı ve Suruç şehitlerinin isimleri okunmasıyla sona erdi.



YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI