Bugun...



TAYAD’lı 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde M. Güvel:ONLAR AÇSA BEN DE AÇIM!

Tarih: 08-09-2017 18:30:34 Güncelleme: 09-09-2017 13:54:34 + -


Nuriye ve Semih’in işe geri alınmaları ve Olcay Abalay’ın serbest bırakılması için, TAYAD’lı 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde. Mehmet Güvel'in açlık grevine Halkın Mühendisleri Mimarları'ndan da destek geliyor.


TAYAD’lı 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde  M. Güvel:ONLAR AÇSA  BEN DE AÇIM!

TAYAD’lı 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde

 

Mehmet Güvel:

 

ONLAR AÇSA 

BEN DE AÇIM!

 

Nuriye ve Semih’in işe geri alınmaları ve Olcay Abalay’ın serbest bırakılması için, TAYAD’lı 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde. Mehmet Güvel'in açlık grevine Halkın Mühendisleri Mimarları'ndan da destek geliyor.


Mehmet Güvel: Onlar açsa ben de açım! de abcgazetesi

ylin Yalıncaklı

Akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın KHK ile ihraç edildikleri işlerine dönebilmek için başlattıkları açlık grevinde 184. güne girildi. Görevlerinden ihraç edilen ve tutuklu bulundukları halde açlık grevini bırakmayan Nuriye Gülmen, Semih Özakça ve Olcay Abalay için 72 yaşındaki Mehmet Güvel, 69 gündür süresiz açlık grevinde. Halkın Mühendis Mimarları da halk için ücretsiz elektrik projesini gerçekleştiren, tutuklanma gerekçesi olarak bu çalışmaları gösterilen Mühendis Olcay Abalay'ın serbest bırakılması için Mehmet Güvel'in yanında 29 Ağustos'tan beri bir aylık süreyle açlık grevine girdiler.

Mehmet Güvel ve Halkın Mühendis Mimarlarından olan Barış Yüksel dün ABC'ye özel olarak konuştu.

‘KOLTUĞUMUN BOŞ KALMAYACAĞINDAN EMİNİM’


Mehmet Güvel, Nuriye ve Semih'in isteklerinin kabul edileceği güne kadar açlık grevini sürdüreceğini söyledi. "Belki ben gözaltına alınabilirim, tutuklanabilirim belki de ölebilirim. Ama bu koltuğun boş kalmayacağından eminim. Bu konuyla ilgilenen o kadar çok kişi var ki" diyerek çok rahat olduğunu sözlerine ekledi. 14 Eylül'de ilk duruşmalarına çıkacak olan Nuriye ve Semih için halkın daha çok destek vermesi gerektiğini, onların serbest bırakılmasının da halka bağlı olduğu çağrısında bulundu.


Halkın Mühendis Mimarlarından olan Barış Yüksel de Halkın yararına yaptığımız projeleri devletin istemediğini, kendisine alternatif olan birilerini suç olarak gösterip, halkın yönetime geçmesine engellediğini dile getirdi. Özellikle bu projlerin Tunceli gibi halkın çoğunluğunun demokrat olduğu bölgede yapılmasının engellendiğini söyledi.

Mehmet Güvel'in ABC'nin sorularına verdiği yanıtları okurlarımıza sunuyoruz...

Açlık grevi kararını nasıl aldınız?

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, KHK'nın emriyle OHAL kapsamında görevlerinden ihraç edilince işlerini geri almak için Ankara'da Yüksel Caddesi'nde başlattıkları oturma eylemi ve açlık grevi başlattı. Nuriye ve Semih için hem yurtiçinde hem de yurtdışında çeşitli eylemler yapılmaya başlandı. Bunları görüp de onlara sahip çıkmamak, onlar için bir şey yapmamak benim için geri bir tavır olurdu. 30 yıldır TAYAD içerisnde demokrasi için mücadele veren ve halk cephesinde çeşitli eylemlere katılan biri olarak böylesi bir eylemde mutlaka benim de olmam gerektiğini düşündüm ve bu kararı Armutlu halkına bildirdim."Nuriye ve Semih açsa ben de açım. Nuriye ve Semih ölecekse ben de ölürüm" diyerek greve başladım.

‘SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDEYİM'

Ne zamandan beri açlık grevine devam ediyorsunuz? Ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
 

Açlık grevine 68 gündür devam ediyorum. Nuriye ve Semih'in talepleri kabul edilinceye kadar da süresiz açlık grevini devam edeceğim. Belki ben gözaltına alınabilirim, tutuklanabilirim belki de ölebilirim. Ama bu koltuğun boş kalmayacağından eminim. Bu konuyla ilgilenen o kadar çok kişi var ki. Bu bakımdan içim çok rahat.

Aileniz, yakınlarınız greviniz için ne diyor? Destek oluyorlar mı size?
 

İki tane çoçuğum var. Dün kızım da yanımdaydı. Grevin ilk gününden beri talebimizin çok haklı ve doğru olduğunu, her bakımdan desteklediğini söyledi. Bir taraftan babam olduğum için üzülüyorum. Ama sana asla yapma baba diyemem. Çünkü seni hiç bir kuvvet geri döndüremez bunu da biliyorum' dedi.

Açlık grevinizin 68. gününe geldiniz sağlık durumunuz nasıl? Herhangi bir sağlık sorununuz var mıydı?
 

Şu an diğer vitaminler vücudu beslediği sadece beyni besleyen B1 vitamini alarak besleniyorum. Daha önce de herhangi bir sağlık problemi yaşamadım. Sağlık durumum şuan için iyi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan ve Türk Tabipler Birliği'nden doktarlar gelip, beni muayene ediyorlar.

‘YURTDIŞINDAN HEYETLER HALİNDE ZİYARETİME GELİYORLAR’

Burada bir gününüz nasıl geçiyor? İnsanların tepkileri nasıl?
 

Burası merkezi bir yer olduğu için sürekli ziyaretime gelenler oluyor. Yurtdışından bile heyetler halinde beni ziyaret etmek için geliyorlar. Armutlu'nun başka bir bölgesine gidip oradaki insanlara seslerimizi duyurmak için çadır kurduk. Ancak polis, burada çadır kurararak eylem yapamayacağımızı söyleyerek TOMA ve akreplerle müdahele edip bizi engellediler. Hatta benimle birlikte greve devam eden arkadaşımın ağzına polis, tabanca ile gaz sıkıp, bayıltarak dışarı aldı. Madem çadır yasak biz de meydanda masa kurarak eylemimzi gerçekleştiririz dedik. Ancak Grup Yorum'dan arkadaşlarımızın bize moral vermek için geldikleri gün yine müdahele ile karşılaştık. Polis müdahallerine karşı artık mahalle halkı bütün sokaklarda nöbet tutmaya başladı. Halkın bize sahip çıkmasıyla birlikte artık yanımıza bile yaklaşamıyorlar.

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın özgürlüğe kavuşması için dünyadan da destek geliyor. Özellikle Fransız müzisyen Manu Chou'dan büyük destek gelmişti. Grevinize devlet büyüklerinden veya sanatçılardan olumlu ya da olumsuz bir karşılık geldi mi?


Açlık grevine karşı şimdiye kadar hiç olumsuz bir tepki almadım. Çeşitli gazetelerden, insanlar yanıma gelerek ya da telefonla arayarak desteklerini sürekli iletiyorlar. Hatta bu cumartesi günü yani 9 Eylül'de buradaki cemevinde Nuriye ve Semih'e destek için sanatçılarında katılacağı bir etkinlik olacak. Etkinlikte ben de konuşma yapacağım. Şu anki çalışmalarımızın büyük bölümü Nuriye ve Semih'in 14 Eylül'deki duruşmasına kitlesel bir katılım için. Bu etkinlik de zaten onların taleplerinin kabul edilmesine yönelik yapılıyor.

‘HÜKÜMETİN GERİ ADIM ATIP ATMAYACAĞINI BİLEMİYORUZ’

Semih Özakça'nın eşi Esra Özakça: "İnsanlara güveniyoruz, Bu hükümet asla geri adım atmaz gibi klişelerimiz yok" açıklamasında bulundu. Bu açıklama hakkında ne düşünüyorsunuz?
 

Biz hükümetin geri adım atıp atmayacağını bilemiyoruz. O kendilerinin bileceği iş. Biz bu yolda başlattığımız direnişin zafere ulaşacağına inanıyoruz. Onların nasıl bir adım atacağı bizi ilgilendirmez. Biz mutlaka Nuriye, Semih ve Olcay Abalayı alıp, zaferi kazanacağız.

Geçtiğimiz günlerde polis Nuriye ve Semih isminin söylendiği takdirde gözaltı yapılacağını söylemişti. Bu karar hakkında bir şey söylemek ister misiniz?
 

Bu karar hükümetin çaresizliğinin göstergesidir. İnsanlar artık çocuklarına Nuriye ve Semih isimlerini takmaya başladılar. Karşı koymaya çalıştıkları hiç bir karar işe yaramayacaktır. NUSE şeklinde çeşitli sloganlar da atıldı. TAYAD her cumartesi günü Galatasaray Lisesi'nin önünde hapishanedeki hak ihlalleri için eylem yapar. Orada da onlara polisler basın açıklaması yapın, ama Nuriye ve Semih ismi geçmeyecek diye şart koştu. Tabii ki geçmemesine imkan yoktu. Polis orda eylemcileri gözaltına aldı. Yani hükümeti kararı, polisin yaptığı müdahale bizi hiç ilgilendirmiyor. Onlar istediği kadar desin biz Nuriye ve Semih demeye devam edeceğiz. Nuriye ve Semih'i onların zulümlerinden kurtaracağız.

14 Eylül'de Semih ve Nuriye Gülmen'in ilk duruşması gerçekleşecek, sağlık durumlarından dolayı mahkemeye gelip gelmeyecekleri daha belli değil. Bu duruşmadan sonra olay nasıl bir seyir izler?
 

Duruşmada ne olacağını, nasıl bir şekilde sonuçlanacağını avukatlara danışıyoruz. Onlarda her şeyin bize bağlı olduklarını söylüyorlar. Yani oraya ne kadar kitlesel olarak gider, onları ne kadar sahiplendiğimizi herkese gösterirsek daha olumlu netice çıkacağını düşünüyor avukatlar. Onun için hepimiz onları sahiplenmesi gerekiyor. Nuriye ve Semih'in duruşmaya gelip gelmemesinden ziyade onlara herkesin sahip çıkması daha önemli.

‘AÇLIK GREVİNİ SENELERCE BİLE SÜRDÜREBİLİRİM’

Açlık grevinizin nasıl sonuçlanacağını düşünüyorsunuz?
 

Açlık grevi Nuriye ve Semih'in talepleri kabul edene kadar sürecek, grevimizin nasıl sonuçlanacağını bilemiyorum. Onu durumlar belirler. Ama ben kendimi gayet iyi hissediyorum. Açlık grevini senelerce bile sürdürebilirim. Yeter ki onların istekleri kabul edilsin. Sadece Nuriye, Semih'in değil, adalet, hak, özgürlük için mücadele eden bütün insanların isteklerinin kabul edilmesini istiyorum.

Barış Yüksel'in ABC'nin sorularına verdiği yanıtlar ise şöyle...

Açlık grevi kararını nasıl verdiniz? Ne zamandan beri açlık grevine devam ediyorsunuz?
 

Benim grevde 10. günüm. Okumuş, aydın gibi gözüken kesimlerde aslında çok fazla sahiplenilen ve yaygın bir şekilde yapılan eylem değil açlık grevi. Biz TMMOB'la ve birçok meslek odalarıyla da gidip görüştük. Birçok kişi korkup çekindiğini, meslek kaygılarının olduğunu dile getirdi. Ancak ses getirmek için böyle bir şeye karar verdik. Daha önce Halkın Mühendis Mimarları olarak bu kadar uzun olmasa da açlık grevleri yaptık.

Olcay Abalay'ın projelerinden bahseder misiniz?
 

Halkın Mühendis Mimarları olarak uzun zamandır projeler yapıyoruz aslında. Armutlu'da Gülsüman Şenay Halk Bahçesi'ni kurduk. Emperyalizmin halka dayattığı bir gıda politikası var. Halkın sağlığını düşünmüyorlar. Halkın zehirlenip, sağlıksız besinleri tüketmesini umursamıyorlar. Biz de bir halk bahçesi yapabiliriz diye düşündük. Hem Armutlu halkı için bir örnek olur hem de her boş alanda herkes kendi sebze ve meyvesini üretir diye bu projeyi gerçekleştirdik. Bunun dışında elektirik faturalarının yüksekliğinin halk için ne kadar büyük bir sorun olduğunu bildiğimiz için rüzgar tribünleri kurma projesi gerçekleştirdik. 2016'da gerçekleştirdiğimiz bu projeyi yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bir başka proje olarak Dersim'in Karsel köyünde bir su tribünü kurduk. Köyün yakınındaki akarsuyu kullanarak onun dibine bir su çarkı kurarak köyde tek başına yaşayan ailenin elektrik ihtiyacını karşılamasını sağladık. Bunun dışında et fiyatlarının yükselliği sebebiyle halkın büyük bir çoğunluğu et yiyemiyor. Et kadar yüksek proteini olan istiridye mantarının üretiminin kolaylaştırılması için çalışmalar yapıyoruz. Çalışma bittikten sonra halka anlatıp, kendi evlerinde nasıl üretebileceklerini göstereceğiz.

 

‘HALKIN YARARINA OLAN PROJELERİ DEVLET İSTEMİYOR’

Bu projeleri suç olarak göstermelerinin sebebi nedir?


Halkın yararına yaptığımız projeleri devlet istemiyor. Kendine alternatif olan birilerini suç olarak gösteriyorlar. Böylelikle halkın yönetime geçmesi engelleniyor. Özellikle bu projleri Dersim gibi halkın çoğunluğunun demokrat olduğu bölgede yapmamızı istemiyorlar. Zaten Olcay da su tribününün tanıtımı için mart ayında Dersim'e gitmişti. Ordan dönüşte kimlik kontrollerinin sırasında yakalama kararının olduğunu söyleyip gözaltına aldılar. İstanbul'a getirilerek beş gün daha gözaltında kaldıktan sonra 17 Mart'ta tutukladılar. Halen daha cezaevinde.

Projelerinizden şu anda aktif olarak yararlanan insanlar var mı?

Evet tabi ki var. Şuan zaten Armutlu'da Şenay Gülsüm Halk Bahçesi herkese açık durumda. İsteyen herkes meyve ve sebzesini ücretsiz olarak alabiliyor. Bunun dışında İzmir'de Çiğli'de benzer bir proje yaptık. Orada da yaygın bir şekilde kullanılıyor.

Olcay Abalay'ın ismi basında pek yer almıyor. Bunun sebebi nedir?
Olcay'ın ismi de basında büyük yer alabilirdi. Bunun için Olcay tutuklandığı andan itibaren çeşitli basın açıklamaları ve eylemler yapıyoruz ama sürekli müdahalelerle karşılaştık.

Olcay Abalay ile iletişime geçebiliyor musunuz? Ondan bir haber alabiliyormusunuz?


Olcay Abalay, Mayıs ayı sonunda Silivri L Tipi Cezaevindeydi. Silivri'deyken birçok hakkı gasp edildi. İstediği kitaplar verilmedi ve arkadaşlarıyla görüşmesi yasaklandı. Olcay'ın Haziran ayında başlattığı 11 günlük açlık grevi sonrasında Tekirdağ Cezaevi'ne sevk edilince, gasp edilen tüm hakları geri verildi. Şimdi onunla iletişime geçebiliyoruz. Olcay'la mektuplarla ve telefonlarla iletişim kurabiliyoruz. Kendi yaşadıklarını anlatıyor. Biz de ona kendi yaptığımız pratikleri anlatıyoruz. Şu an onun için grevde olduğumuzu da biliyor.

 



Kaynak: ABC gazetes

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 87 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Röportaj-Analiz Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
    2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
  • İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
    İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
  • İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
    İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
  • Güncel
    Güncel
  • Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
    Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
  1. 2016 tarihi Diyarbakır Newroz'undan
  2. İstanbul'dan Şırnak'a '#Akşam7deBarışaSesVer' eylemleri büyüyor
  3. İstanbul’da binlerin çığlığ;‘Saray savaş, halklar barış istiyor’
  4. Güncel
  5. Yitirdiğimiz,Dostlar,yoldaşlar...
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
    Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
  • Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
    Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
  • SSCB'de İlk 1 Mayıs Askeri Töreni
    SSCB'de İlk 1 Mayıs Askeri Töreni
  • Referandumda hayır de!
    Referandumda hayır de!
  • Darbe mi? Oyun mu?
    Darbe mi? Oyun mu?
  • ‘Hayır’lı kampanyalar büyüyor, şimdi de ‘Hayırlı dakikalar’
    ‘Hayır’lı kampanyalar büyüyor, şimdi de ‘Hayırlı dakikalar’
  1. Nazım Hikmet İşçilerimizin 1 Mayıs'ını Kutluyor!
  2. Kemal Sunal'ın sansürlenen 1 Mayıs sahnesi
  3. SSCB'de İlk 1 Mayıs Askeri Töreni
  4. Referandumda hayır de!
  5. Darbe mi? Oyun mu?
  6. ‘Hayır’lı kampanyalar büyüyor, şimdi de ‘Hayırlı dakikalar’
VİDEO GALERİ
YUKARI