Bugun...



‘Yalnızlaştıran, Geleceksizleştiren Sisteme Karşı Dayanışma , Sibel'i Unutmayacağız ‘

İntihar eden İÜ öğrencisi Sibel Ünli’nin arkadaşları, okul önünde yaptıkları eylemde, "Yalnızlaştıran, geleceksizleştiren sisteme karşı dayanışma demeye devam edeceğiz. Sibel'i unutmayacağız" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 06-01-2020 19:24

‘Yalnızlaştıran, Geleceksizleştiren Sisteme Karşı Dayanışma , Sibel'i Unutmayacağız ‘

‘Yalnızlaştıran, Geleceksizleştiren Sisteme Karşı Dayanışma , Sibel'i Unutmayacağız ‘

İntihar eden İÜ öğrencisi Sibel Ünli’nin arkadaşları, okul önünde yaptıkları eylemde, "Yalnızlaştıran, geleceksizleştiren sisteme karşı dayanışma demeye devam edeceğiz. Sibel'i unutmayacağız" dedi.

 

İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğrencileri, “Gidecek yerim yok, yaşanmaya değer bir hayatım da” diyerek ekonomik sebeplerden intihar eden arkadaşları Sibel Ünli için üniversitenin Beyazıt Ana Kampüs kapısı önünde eylem yaptı. Eyleme Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ahmet Şık, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Ali Şeker, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve Adalar’da faytonlu atların durumuna İstanbul Büyükşehir Belediye önünde başlattıkları eylemle dikkat çeken Yaşam Nöbeti aktivistleri de destek verdi. “Sibel’i unutmayacağız” pankartının açıldığı eylemde sık sık “İntiharlar politiktir”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” ve “Sibel’i öldüren kapitalizm” sloganları atıldı. Üniversite öğrencileri adına basın açıklamasını Ezgi Çetinkaya yaptı.

 

Siber zorbalık Sibel’in yaşama azmini bitirdi

 

İntihara ilişkin açıklama yapan Sibel’in ailesi; ‘Siber zorbalık Sibel’in yaşama azmini bitirdi’ dedi

Ailenin yazılı açıklamasının tamamı şöyle:

“Öncelikle bizimle acımızı paylaşan taziyemize gelen veya gelemeyen tüm insanlarımıza sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

“Ailemizin yaşadığı bu elim hadisenin ulusal gündemde ve sosyal medyada fütursuzca kullanılması bizi derinden üzmüştür.

“Bu açıklamayı geç yapabildik çünkü acımızı yaşıyorduk. Bugün bizi bu acı günümüzde bu açıklamayı yapmak zorunda bıraktılar.

“Bildiğimiz gerçekleri anlatmak için, yanlış ve art niyetli paylaşımlara mani olmak için, intihar gibi bir elim hadisenin yüceltilmesine ve özendirilmesine engel olmak için bu basın açıklamasını, taziyemizin hala devam ettiği bu acı günde de olsa, halka açıklama zorunluluğu meydana getirmiştir.

“Kardeşim merhume Sibel Ünli yaklaşık bir yaşında geçirdiği ağır bir ateşli hastalık sonrası günlerce hastaneye yatırılmıştır. Bu hastalık sonrası tekrarlanan sara (epilepsi) krizlerini farklı zamanlarda yaşamış ve kendisi bu hastalığı sonrası antiepileptik tedaviler almıştır. Ergenliğe girmeye başladığı süreçten itibaren çeşitli duygu durum bozuklukları yaşamıştır.

“Kardeşimiz bu durumdan dolayı psikiyatri doktorlarına götürülmüştür. Kardeşimizin çeşitli tedaviler alması sağlanmıştır. Buna rağmen son üç yıldır birden fazla olan başarısız intihar girişimlerinde bulunmuştur.

“İntihar girişimlerinden sonra ‘major (ağır) depresyon’ tanısıyla iki defa Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları servisine yatırılmıştır.

“Önerilen tedavileri hastane dışında da sürdürmesi için ailesi ve yakın arkadaşları tarafından destek kendisine olunmuştur. Düzenli olarak psikolog ile görüşmesine olanak sağlanmıştır.

“Tüm bunlara rağmen ailecek yaşadığımız sosyoekonomik durum ve kardeşimizin sosyal ağlarda maruz kaldığı siber zorbalık, kardeşimizin duyarlı ve hassas kişilik yapısı kendisinin yaşama azmini bitirmiştir.

“Yüzme bilmeyen kardeşim, 3 Ocak 2020 Perşembe gecesi Fatih ilçesi Samatya Sahili’nde denize atlayarak yaşamına son vermiştir.

“Ailemiz geçmişte yaşadığı sosyoekonomik sorunlar yüzünden İstanbul Valiliği, Güngören Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine başvurmuş, kanunun uygun gördüğü ayni ve nakdi yardımı almıştır. Okuyan kardeşlerime öğrenci yardımı verilmiştir. Ailemiz Sosyal Yardım Kartı almıştır. Dini bayramlarda gıda yardımı almıştır.

“Kardeşimiz Aydin Ünli, bu sonbaharda tıp doktoru olarak Devlet Hizmeti Yükümlüsü olarak atanması gerçekleşmiştir, ailemizin maddi olanakları iyileşmiştir. Bu yüzden bize yapılan yardımların bizden daha muhtaç durumdaki ailelere verilmesi için bu kurumlardan yardım almayı bıraktık.

“Son olarak yüce devletimizden ailemizin bu sosyal travmalardan sonra yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelmesi psikiyatrik destek almayı saygıyla talep ediyoruz.”

Ne oldu?

Ailesinin kayıp başvurusunda bulunduğu İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi Sibel Ünli’nin cesedi 3 Ocak’ta Fatih ilçesinde, Samatya sahilinde bulunmuştu.

Ünli’nin sosyal medya paylaşımlarında maddi imkansızlığından ve dış görünüşüyle alay edilmesinden bahsettiği ortaya çıkmıştı.

Ünli’nin sosyal medya hesabında "Gidecek bir yerim yok, yaşanmaya değer bir hayatım da” paylaşımını hatırlatarak konuşmasına başlayan Çetinkaya, Ünli’nin İÜ Türk Dili ve Edebiyatı bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyken 4 Ocak’ta intihar ederek yaşamına son verdiğini söyledi. “Sibel bu üniversitenin öğrencisiydi, sıra arkadaşımızdı” diyen Çetinkaya, “Birlikte aynı amfilerde ders gördük, aynı bahçede dolaştık, aynı kantin sırasında bekledik, eylemlerde aynı sloganları hep birlikte attık” dedi.

 

 

‘O Herkesin Yanındaydı’

 

Ünli’nin ekonomik, sosyal sebeplerden dolayı uzun bir süredir psikolojik sorunlar yaşamasına rağmen gülmeyi ve şakalaşmayı hiç bırakmadığını dile getiren Çetinkaya, “1 lira 40 kuruş bulunan öğrenci kartı, sosyal medya üzerinden yaşadığı ayrımcılıklar, yılbaşında dilediği iş bulma isteği kaldı Ünli’nin ardından. Ünli ekmeği için direnen işçinin, en temel hakları için mücadele eden üniversitelilerin, şiddete ve ayrımcılığa maruz bırakılan hayvanların yanındaydı” diye belirtti.

 

 

 

Sistemin yarattığı sorunlardan dolayı gençlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çeken Çetinkaya şöyle devam etti: “Sistemin yarattığı geleceksizlik ve ayrımcılık yaşayan ilk arkadaşımız Sibel değil! Hayatlarımıza topyekun nüfuz eden ve her birimizi yalnızlaştıran sistemin etkileri, yarattığı bunalım yaşamlarımıza saldırmaya devam ediyor. Sibel'in sıra arkadaşları, İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak hiçbir arkadaşımızın ayrımcılık, geleceksizlik, geçim sıkıntısı ve gündelik sıkıntılar nedeniyle yalnız kalmasına izin vermeyeceğiz! Yalnızlaştıran, geleceksizleştiren sisteme karşı dayanışma demeye devam edeceğiz. Sibel'i unutmayacağız.”

 

'Sibel'i Ölüme İten Failler Bellidir'

Ardından söz alan Yaşam Nöbeti aktivistlerden Bekir Güner, üniversiteli gençlerin yanında olduklarını ifade ederek, “Öfkemizi umuda çevirmek için yan yana olmanın, dayanışmanın ne denli elzem olduğunun, sömürünün her türlüsüne ses çıkarmadan bu sarmaldan kurtulamayacağımızın farkındayız. Sibel'in ölümüne sebep olan siber zorbalık ve yoksulluk; kapitalist ve ataerkil çarpık düzenin sonucudur. Bu bir intihar değil cinayettir. Siyanür içip intihar eden kardeşleri ve gencecik bir üniversite öğrencisini ölüme iten failler bellidir” diye tepki gösterdi.

 




Kaynak: gazete Karınca

Editör: Yeniden ATILIM

Bu haber 23 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Gençlik-Çocuk Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI