Bugun...


Arif Ali CANGI

facebook-paylas
Adalet Bakanlığı'nın yeni bölge idare mahkemeleri
Tarih: 10-11-2015 03:05:00 Güncelleme: 10-11-2015 03:05:00


7 Kasım 2015 tarihli Resmi Gazete'de Adalet Bakanlığı'nın  Bölge İdare Mahkemelerinin Kurulmasına ve Yargı Çevrelerinin Belirlenmesine İlişkin Kararı yayımlandı. 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri ve İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 2. ve Geçici 20. maddelerine dayanılarak, bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi göz önünde tutularak Adalet Bakanlığınca İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Samsun, Erzurum ve Gaziantep bölge idare mahkemeleri kurulmuş ve kurulan Bölge İdare Mahkemeleri'nin yargı çevreleri belirlenmiştir.

Dayanılan yasanın 2.maddesiyle bölge idare mahkemelerinin kurulması ve yargı çevrelerinin belirlenmesi yetkisi Adalet Bakanlığı'na veriliyor, yasanın geçici 20. maddesinde de 18.06.2015 tarihli ve 6545 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği (28.06.2014)  tarihten itibaren üç ay içinde Adalet Bakanlığı'nın  bölge idare mahkemelerini kuracağı düzenlenmiştir.

18 Haziran 2014 tarihli yasa değişikliği ile bölge idare mahkemeleri istinaf mahkemeleri statüsüne kavuşturulmuştu. İstinaf mahkemeleri ilk derece mahkemeleri ile temyiz mahkemeleri arasında kurulan üst mahkemeleri ifade eder, ülkemizde hep tartışılan bir türlü hayata geçirilemeyen bir yargısal denetim yoludur. Yasa değişikliği ile bölge idare mahkemelerinin yapılarında da ciddi değişiklikler yapılmıştı, en dikkate çekici olan bölge idare mahkemesi başkanı ile daire başkanlarından oluşan Başkanlar Kuruludur. Başkanlar Kuruluna "gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak ihtisaslaşmayı sağlamak amacıyla, bölge idare mahkemesi daireleri arasındaki iş bölümünü belirlemek" yetkisi tanındı, yani hangi davaların istinaf incelemesinin hangi dairelerce yapılacağına Kurul karar verecek, bu yetki, yargı bağımsızlığı ve doğal hakimlik ilkesini zedeleyecek sonuçlar doğurabilir.

Asıl üzerinde durulması gereken mahkemelerin kurulması ve yargı çevrelerinin belirlenmesi yetkisinin Adalet Bakanlığı'na bırakılmasıdır. Anayasanın 142.maddesine göre "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir", yani mahkemelerin doğrudan doğruya kanunla kurulması gerekiyor. Hangi uyuşmazlıklar için nerede, hangi mahkemelerin kurulacağının kanunla belirlenmesi yargı bağımsızlığı için önemli bir güvencedir. Anayasa maddesinin kanunla her şey düzenlenebilir şeklinde yorumlamak ve kanunla yürütme organına mahkeme kurma yetkisi tanımak 'hukuk devleti' değil  "kanun devleti" uygulamasıdır. Kanunilik tek başına hukuka uygunluğu sağlamaz, adaletin sağlanması için güvence yaratmaz.

Adalet Bakanlığı'nın aldığı karara yeniden dönecek olursak, aynı tarihli resmi gazete yayımlanan bir başka kararla kurulan bölge idare mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlayacaklar. Yasaya göre bu tarihten itibaren mevcut bölge idare mahkemeleri kapanacak, dosyaları yeni kurulan bölge idare mahkemelerine devredilecek. 

Var olan üçü faal olmayan yirmisekiz bölge idare mahkemesi,  Adalet Bakanlığı kararı ile sekize düşürülüyor. Yeni bölge idare mahkemeleri kurulurken hangi kriterler esas alınmış, yargı çevreleri neye göre belirlenmiş belli değil, belli olan daha önce Rize İdare Mahkemesi'nin yargı çevresi içinde olan Artvin'in bu kez Erzurum İdare Mahkemesi yargı bölgesine kaydırılmış olması. Acaba neden, Artvin'den açılan altın madenciliği ve HES'lere ilişkin davalarda Rize İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarından dolayı olmasın?

Soruları çoğaltabiliriz; Akdeniz Bölgesi'nde niçin bölge idare mahkemesi kurulmadı, Diyarbakır neden atlandı, Hakkari neden 6 yüz km uzaktaki Erzurum Bölge İdare Mahkemesi yargı çevresine alındı? Son bir soru; seçimden sonra hükümetin kurulması beklenmeden geçici seçim hükümetinin Adalet Bakanı alelacele bu kararı niçin aldı?

İdari yargı yerleri idarenin eylem ve işlemlerinin hukuksal denetimin yapan 'hukuk devleti'nin olmazsa olmaz kurumlarıdır, kanunla kurulmayan mahkemelerle bu önemli kurumlar  aşındırılıyor. Aşındırılan mahkemelerle hukuk güvencesi sağlanamaz, başbakanın da bakanın da kısaca herkesin bir gün hukuk güvencesine ihtiyacı olacağını unutmamalı.

NOT: Bu arada "İdari Yargıda İş Yükünün Azaltılması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Taslağı" hazırlanmış. Doğal ve kültürel varlıkların, çevre hakkının korunması gibi toplumsal konularda  idari yargı yoluna başvuruyu fiilen imkansız hale getirebilecek  sözcük oyunları içeren taslağı bir başka yazının konusu yapalım.



Bu yazı 1067 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI