Bugun...


Mahmut BALPETEK

facebook-paylas
Ergenekon Destanı ya da Tersinden Asimilasyon !
Tarih: 25-10-2019 01:01:00 Güncelleme: 25-10-2019 01:01:00


 

 Dodan adlı sanatçının Batman’da verdiği konserde okuduğu Kürtçe bir kelam nedeniyle mikrofonun elinden alınması ve ardından “ Nasıl ki, Kürtçe, o ses Türkiye yarışmasında yasaksa, Batman’da da yasak “ denilerek,  sahneden derdest edildi. Hemen ardından 4 Ekim tarihinde bir düğünde yedi sanatçı Kürtçe  stranlar  çalmaları  gerekçe gösterilerek  göz altına alındılar

   Tarık  Ziya Ekinci’nin  anılarını anlattığı  Lice’den Paris’e adlı  kitabında “Cumhuriyetin ilk yıllarında Kürtçe yasağından dolayı,  Köyden gelen akrabalarının, Türkçe bilmediklerinden, pazarlarda ticari   faaliyetleri için, okula gittiğinden  az  buçuk Türkçe bilmesinden dolayı onlara tercümanlık yaptığını anlatır ” Kapitalizmin varlık sebebi olan ticaretinde dil yasağı üzerinden, Kürtlere yasaklandığını çok naif bir biçimde anlatır.

 Çocukluğumun 70’li yıllarında  büyüklerimizin soğuktan korumak için başlarına sardıkları puşilerin  başlarından , boyunlarından şiddet yolu ile alınmasına  tanıklık ettim.

 1980’li yıllarda, okullarda, sokaklarda, Kürtçenin yasaklı dil olarak kalması için devletin şiddetli ısrarını gördük.

  Diyarbakır toplama kapının müdavim ziyaretçilerinden olmam nedeniyle ergen yaşımda dil yasağının devamı  için yaşatılan vahşi uygulamalara tanıklık ettim.

  Bugün ise Kürtçe şarkı söylediği için sahnedeki sanatçının ellinden alınan mikrofona ve gözaltı vakasına tanıklık ediyoruz. Kısacası yüzlerce yıldır yaşanan değişimsizliğin tanıkları ve sanıklarıyız. Ancak bu örneklerin hepsi doğrudan asimilasyon örnekleridir.  Tabi ki, varlığını, ötekisini yok edilmesine doğrudan bağlayan  muktedir  boş durmuyor, yeni yol ve yöntemler geliştiriyor. Bu bağlamda  yukardan aşağıya  toplumsal mühendislik teknikleri geliştirmeye  devam ediyor.

                       Yasaklayan Ne  Yasakladığını  Bilir mi

 Ay dilbere  şiir sözlerini, Kürtlerin Yunus Emre’si olarak anılan ( 1590- 1660) yılları arasında yaşamış Faki-yi Tayran’a aittir. Asıl adı Muhammed olan Kürtçe Şiir, masal, ve destan yazarının en önemli eseri  Hespa reş’ tir(Kara At). Bu eser 1965’te Moskova’da Kürtçe- Rusça olarak yayınlandı. 

 Faki-yi Tayran Müküs’de (Van Bahçesaray) dünyaya gelmiştir. Medrese eğitimi alan

 Faki –yi Tayran ‘nın isminin  FAKİ, ilimde ( talebe) kelimesinden ; Tayr (kuş ) ise ( Mantık et- Tayr ) eserinden gelir. Kelime manası olarak Kuşların hocası anlamına gelmektedir.

 Faki-yi Tayran Kürt edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Kürt ozanlarının en eski ve en etkili olanları arasında sayılmaktadır.

 Kürt edebiyat tarih’inde büyük bir şair, filozof ve destan yazarı olarak bilinir. İsmi Kürtler arasında çok yaygındır. Şiirlerini genel olarak lirik tarzda yazıldığı ve dilini de yalın, akıcı ve anlaşılır bir biçimde kullandığı için halk arasında ezbere bilinir. Sevginin şairi olarak ta anılan ozanın Ay Dilbere şiiri Ermeni asıllı büyük usta Aram Tigran tarafından bestelenmiştir. Şiirin sözlerinin Türkçe çevrilmiş hali aşağıdadır.

 Bağımda kış oldu

Dilberim gülistan zamanında

Soldu gül, bağ ve bostan

Viran olmuşum, evim yıkık

Ey dilber, sen inleme

Fak-yi Teyran  artık yaşlıdır

İyi değil çok halsiz

Sen hem gülsün, hem reyhansın

Sen hem dertsin hem dermansın

Hem hekimsin hem Lokmansın

Viran olmuşum evim yıkık

Ey dilber, sen inleme

Fak-yi Teyran artık yaşlıdır

İyi değil, çok halsiz.

 Hiçbir biçimde kin ve nefret içermeyen bu sözlerin yasağına neden olan saik şiirin  sözlerde değil, yazıldığı dil’dedir. Birçok Dil gibi yazılı olmasa da filen yasaklı dilerin başında gelmektedir Kürtçe. İster istemez insanın merakını celp eden kanal şeş’te (altı)  buna benzer bir dizi stran ekranlara taşınırken hiçbir engele takılmamasıdır. Yasağın dili kullanana göre değişkenlik gösterdiğinin tipik örneğidir kanal şeş.

                  Ergenekon Destanı’nı Kürtçe Anlatmak.

 Yıllar önce kanal  6’nın (şeş) aktive edilmesi  ile ilgili bir televizyon kanalı Amed’te Ulu Caminin önündeki meydanda halkla röportaj  esnasında  spiker, yaşlı bir amcaya sordu, hükümetin Kürtçe kanal  açması hakkında ne düşünüyorsun diye?  Amca  “eğer Ergenekon destanını bir de Kürtçe bize anlatmaya çalışacaklarsa buna ihtiyaç yok. Zira Ergenekon destanını bize Türkçe yeterince anlatılar. Ancak amaçları sahici bir Kürtçe kanal oluşturmaksa, buna ihtiyaç var. Böylesi bir kanal pek tabi bizi memnun eder” diye yanıt vermişti.

  Bir taraftan devletin resmi kanalı TV şeş’te , yirmi dört saat Kürtçe yayın yapılırken, diğer taraftan Kürtçe ezgileri dile getiren sanatçıların gözaltına alınması durumu  bir paradoks mudur? Amcanın yukarda ki soruya verdiği yanıtın ışığında baktığımız da bir paradoks olmanın ötesinde, tersinden asimilasyonun, sahici bir tezahürüdür demek mümkündür. Yani asimilasyoncu dilin  göreceği işlevsellik, amaçlanan hedef için  yetersiz kaldığı noktada  asimle etmek istenen dili kullanarak, dilin kendisini ve  onun yaratığı kültürel değerleri, tarihin derinliğine itmek gaye ve çabasının  kendisidir.  Milyonlarca Türkçe bilmeyen Kürdü  Türkçe ile asimle etmek mümkün olmadığından, kendi dileriyle onları asimle etmeyi, bir seçenek olarak devreye sokmanın ideolojidir.

Orta Doğunun kadim dileri arasında yer alan Kürt dilini yasaklar  yolluyla   yok etmeye çalışma çabasını  anlamsız kılan ve eşyanın tabiatıyla çeliştiğinin bizlere berrak bir ifadeyle anlatan bizatihi  Fek-yi Teyran’ın  kendi tarihsel varlığıdır. Muktedirler, sadece yasaklarla  kadim bir dilin yok edilmeyeceğinin  anlamış olacaklar ki, bir taraftan klasik asimilasyon anlamına gelen jenosit , yasaklama ve cezalandırmayı , öte yandan yeni araç ve yöntemlerle bizatihi, yasaklı dili kullanarak, tersinden asimilasyon yöntemleri devreye sokmaktadırlar. Bu bağlamada,  gelenekselden farklı olarak, çok yönlü bir asimilasyon sürecine geliştirmeye çalıştıklarını söylemek mümkündür.

 


Bu yazı 501 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI