Bugun...


Nizamettin Aktaş

facebook-paylas
BARBARLIK
Tarih: 18-03-2016 02:02:00 Güncelleme: 18-03-2016 02:02:00


 

Cin tarihinde üç haneden savaşları ile sürmüş yıllar yılı. Öldürmelerin acımasızlıkların tarifi yapılamaz savaşlarda. Ancak cin Moğol istilasına uğradığı zaman Cengiz hanın imparatorluk ilanı cin tarihinde barbarların istilası olarak tarif buldu. Cin Seddi binlerce insanın yaşamına mal olmuş olmasına rağmen Moğol istilasını bir daha yaşamamak için binlerce kilometre duvar örmüş, tarih sayfalarına barbarların istilası diye yazmışlardır.

ÖLÜ İLE İNTİKAM ALMA

Kürdün ölüsünden intikam alma yeni değil. Dersim katliamında elinde kürdün kesik başı ile resim çektiren subay Kürt’ün ölüsü Kürt’ün yaşayanından intikam alıyordu.

BARBARLIK

Savaşların bir hukuk var. Bunun için çatışan tarafların uymak zorunda oldukları hukuk. Cenevre sözleşmesi, mine sote sözleşmesi ve roma sözleşmesidir.  Yaralıların, ölülerin alandan alınması, savaş hukukuna uymak vahşeti önlemek. Ancak ölüler yerde haftalarca hatta (surda olduğu gibi) aylarca yerde yatıyor. Ölülerin çırpıl çıplak teşhiri yapılıyor, kadın be deni üzerinden hem ölüye, hem de ölünün yakınlarına en büyük hakaret ve hiçleştirme, insani tüm değerleri ölüye ve ölünün yakınlarına reva görme.

MEZARSIZ BIRAKMA

Kürdistan da doksanlı yıllardan iki binli yıllara kadar uygulanan mezarsız bırakma halini dönemin devlet adına görev yapanları Demirel, Yılmaz, Ecevit, Erbakan, Çiller, Baykal, Karayalçın,  Moğultay, S, Oktay gibi katliam emri verenlerin amacı Kürt’ün ölüsüne ulaşamaması idi. Çünkü mezarı olan ölü İslam inancında kıymetlidir. Mezarı başında Fatiha okunur, kıymetlidir, törenle defnedilir, kıymetlidir, her bayram arifesinde öncelik kıymetle uğurladıklarındadır.  Mezarı olmazsa acısı bitmez, yaşayanların kâbusu olur, her sese, her gölgeye bakar. Her bilinmez ve bulunamaz kayıp sözü onun yüreğinde kor olmuş ateşi yeniden harlar.

FAİLLERİN GÜÇÜ.

Faillerin gücü egemen zihnin esir alamadığı, devşiremediği ve tarih boyunca boyun eğdiremediği baş düşmana verilmesi gereken en ağır ceza ölüsünün itibarsızlaştırılması, mezar taşı bile olmaması için ölülün yakılması, tanınmaz hale getirilmesidir.  Ölümün bile hayırlısının Kürt’e nasip ettirilmeyeceğini, dün asit kuyularında, kimsesizler mezarlıklarında binlerle ifade edilenlerin yanına şimdi çıplak bedeni teşhir edilen kadın, otuz beş günlük bebek, ana rahminde dünyaya gelmeyi bekleyen henüz bebek olamamış canlı…  Ve ölüye benzin dökülerek yakılmış kül olmuş kemiklerin toplamı birkaç kiloyu bulan, hangi canlıya ait olduğu anlaşılmayan torba içinde kemikler.  Kürt ölüsünü almasın mezar taşı koymasın yası, acısı yaşadıkça yaşasın, hep bilinmezde birilerini arasın diye kürde karşı barbarlık yaşatılıyor.  Hiçbir Kürt insanı öldürdüğü Türk ve ya başka birinin üzerine diken düşürmemişken, İsrail’in, Filistin’e  60 yıldır yapmadığını 90 yıllık tarih boyunca kürdün maruz kaldığı  bu uygulamanın adı barbarlıktır. Barbarlar yirmi birinci yüz yılda insani değerleri öğrenememişlerin zorla seyrettirdiklerini de suca ortak ettiriyor. Suca ortak olmak insanı değerlerle yaşamak karşı durmaktan, savaşın hukukuna uy demek için barışı savunmak insani görevdir.



Bu yazı 980 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI