Bugun...



Zeynep Yüncüler yazdı:Kaos, öfke ve kafa karışıklığı var

Mülteci krizi konusunda 'tarihi bir an' olarak adlandırılan Avrupa Birliği ve Türkiye arasında 18 Mart’ta gerçekleşen 3. Mülteci Zirvesi'nde 'Avrupa'ya giden Suriyeli mültecilerin 4 Nisan itibariyle Türkiye'ye gönderilmesi' anlaşmasına varıldı. Daha önce anlaşmaya varılan 3 milyar avroya takviye olarak

facebook-paylas
Tarih: 04-04-2016 11:44

Zeynep Yüncüler yazdı:Kaos, öfke ve kafa karışıklığı var

 

Mülteci krizi konusunda 'tarihi bir an' olarak adlandırılan Avrupa Birliği ve Türkiye arasında 18 Mart’ta gerçekleşen 3. Mülteci Zirvesi'nde 'Avrupa'ya giden Suriyeli mültecilerin 4 Nisan itibariyle Türkiye'ye gönderilmesi' anlaşmasına varıldı. Daha önce anlaşmaya varılan 3 milyar avroya takviye olarak 2018'e kadar ek bir 3 milyar avro daha AB'den Türkiye'ye 'mülteci projeleri' kapsamında gönderilecek. Ancak, Yunanistan'ın Makedonya sınırındaki İdomeni bölgesinde Avrupa ülkelerine geçmeyi umutla bekleyen mülteciler, söz konusu anlaşmaya öfkeli; 'Türkiye'ye dönmek istemiyoruz' diyorlar.

İlk adres Dikili

Söz konusu anlaşma sonrası Ege kıyıları açıklarında mülteci geçişlerini denetlemek amaçlı son birkaç gündür NATO gemileri de dikkat çekiyor. Bu yüzden Ege kıyılarında mülteci geçişleri kapsamında sessizlik hakim; ancak bugün, anlaşma gereği Yunanistan'ın Midilli adasında toplanan mültecilerin (yaklaşık 500 bin) Türkiye'ye 'geri gönderileceği' tarih. İlk adres ise İzmir'in Dikili ilçesi. Bugün en az 750 kadar mültecinin Dikili'ye gelmesi bekleniyor. Çarşamba gününe kadar bu sayının iki bini aşması bekleniyor. Ancak Dikili Emniyeti Yabancı Büro Amirliği'nden aldığımız bilgiye göre, Yunanistan'dan Dikili'ye gelecek olan mültecilerin geçiş işlemleri çok da kolay olamayacak, uzun sürecek ve bu yüzden anlaşma kapsamında Türkiye'ye dönmek istemeyen mültecilerin Dikili kıyısına getirilmeleri daha çok 6 Nisan gününde yoğunlaşacak.

Kafa karışıklığı ve 'öfke'

Mülteci alımının ilk adresi olan 17 bin nüfuslu Dikili'de ise soru işaretleri var: Binlerce mülteci nerede ve nasıl barınacak? Geri gönderme merkezi mi kurulacak yoksa bir mülteci kampı mı?

Dikili halkı günlerdir bu konuda epeyce tartışma ve öfke içerisinde. Hatta önceki gün yurttaşlar Dikili meydanında toplanarak 'Mülteci kampı istemiyoruz' protestosu gerçekleştirdi. Protesto eyleminde Belediye Başkanı Mustafa Tosun da bir konuşma yaptı. Tosun’un dediğine göre, ilçeye bir mülteci kampı kurulacağı söylemleri vardı, ancak ortada henüz bu yönde resmi bir durum yok.

İlk işlem liman

Dikili'de geri gönderme merkezi mi yoksa mülteci kampı mı kurulacak tartışmaları sürerken, önceki gün Dikili Limanı'nda iki adet çadır kuruldu. Geri gönderim sahası olarak belirlenen bu çadırlarda, Dikili’ye ulaşacak mülteciler, giriş işlemleri ve sağlık kontrollerinin ardından Kırklareli'ndeki mülteci kamplarına gönderilecek. Şimdilik en somut ve resmi gelişme Dikili için, bu limandan gelecek mültecilerin şehir dışındaki kamplara yerleştirileceği.

***

Nasıl gelecekler?

Yunanistan’ın Midilli adasındaki mülteciler ilk merkez olan Dikili Limanı’na bir katamaran ve bir feribot ile getirilecek. Nazlı Jale adlı kataraman ile güzargâh başına 100 mülteci ve 100 polis taşınacak. Midili’ye sefer başına ise 50 mülteci ve 50 polis yolculuk edecek.

***

2 milyon 750 bin

AFAD verilerine göre, 2011 Nisan ayında bu yana Türkiye’de Suriyeli mülteci sayısı 2 milyon 750 bine ulaştı. 5 buçuk milyon Suriyeli yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Suriyeliler dışında ise, 300 bin Irak, Afgan, Orta Asya ve Kuzey Afrikalı bulunuyor.

***

Halk ne diyor?

Kemal Köse: Bizim mültecilerle bir sorunumuz yok ama burada mülteci istemiyoruz. İleriki zamanda çok ciddi sorunlar bizi bekliyor. Buranın zaten nüfusu küçük. Dikili’nin nüfusu kadar bir yerleşim olacak burada. Dikili’nin burada seçimlerde oy kaybetmesini sağlamak için AKP’nin yaptığı politika başka bir şey değil. Bizim burada güvenliğimiz bile olmayacak, biz onları tanımıyoruz ki, içinde IŞİD’li olabilir.

Osman Maraş: Buraya binlerce mülteci gelecekmiş, Dikili bu nüfusu kaldıramaz. Kampın başka yere yapılmasında fayda görüyorum.

Ahmet Benzer: Bizim burada mültecileri istemiyoruz dememizin nedeni şu: Buranın demokrafik yapısı bozuluyor. Bu Dikili’yi aşan bir olay. Kimliksel ve uyum sorunları yaşanacak. Uluslararası küresel güç bize böyle bir şey dayattı. Mevcut iktidarın da AB ile böyle bir anlaşmayla bize bu sorunu yüklemesi çok yanlış.

***

Irkçılık mı yükseliyor?

Protesto günü ‘Mültecileri istemiyoruz’ söyleminin ırkçı bir yaklaşım olduğunu belirten yurttaşlar da vardı. Emekli bir öğretmen, “Mülteci kampı istemiyoruz’ diyerek bir yere ulaşılmaz, bu çok yüzeysel ve ırkçı bir yaklaşımdır, nefret söylemini ve beraberinde savaşları devam ettirir” dedi. Yaklaşık iki ay önce Almanya, İngiltere, Polonya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Hollanda ve Avusturalya’da gerçekleşen mülteci karşıtı protesto eylemlerini hatırlatan Eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ise şöyle konuştu: “Irkçılık giderek yükseliyor. Din olgusunun da öne çıktığı bir ırkçı yaklaşım var. Cumhurbaşkanı, Başbakanı gönderiyor Avrupa’ya orada pazarlık yaptırıyor, televizyondan da ‘sakın parayı almadan gelme’ diyor. Yani, terazinin bir kefesinde insan diğer kefesinde para var. ‘Kaç tane insan verirsen o kadar para alırız’ diyor. Bütün bunlar bu olumsuzlukları beraberinde getiriyor. Önce insan olgusu ön planda olmalı.”

Tosun’un tavrı yanlış

Belediye Başkanı Mustafa Tosun’un ‘Mülteci kampı istemiyoruz’ protestosundaki konuşmasına değinen Özgüven, “‘Ben bir şey bilmiyorum ne kaymakam ne vali bir şey söylemedi bana’ dedi, belediye başkanı. Ancak, onun bence ne yapılmasına, ne yapılmamasına dair bilgi vermesi lazımdı. Bu olayın mülteci istemiyoruz diyerek geçiştirilmesini doğru bulmuyorum, biz istemeyebiliriz, isteye de biliriz, ikisi de doğru olabilir ama niçin istediğimizi ve niçin istemediğimizi açık şekilde ortaya koymamız lazım. Burası turistik bölge, istemiyorum demek bir sorumsuzluktur” dedi.

Politika yapıyorlar

Balıkçı bir esnaf ise ‘Mültecileri istemiyoruz’ diyerek gerçekleşen toplanmanın amacının politika ve siyaset yapmak olduğunu ifade etti ve şunları söyledi: “Buradaki toplanmayı çözüm olarak görmüyorum, onlar insan değil mi, yazık günah bu insanlara. Bu toplanma ırkçı ve şu an burada politika siyaset yapıyorlar. Bunu politikaya çeviremeyecekler. Biz de aynı duruma düşebiliriz. Ne malum benim yarın mülteci olmayacağım.”

***

Mültecilerle dayanışma da var

Avrupa’ya transfer noktası olan Ayvalık’ta ise ilçeye gelen mülteciler ile dayanışma forumları oluşturan ve onlara giyecek-gıda desteği hazırlayan yurttaşlardan veteriner hekim Özgür Öztürk, Dikili’de mülteciler ile ilgili çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: “Ayvalık’ta, mülteciler ile yürüttüğümüz dayanışma çok referans olacak bir durum. Yurttaşlar arası katılımcı bir süreç yaşadık. Park forumlarının genel gidişatı buraya da yansıdı.”

Lüks arabalar dolu

‘Ölüm botları’ ve su geçiren can yelekleri ile Dikili’nin Bademli kıyısında mülteci krizi ile hızla büyümüş ‘insan kaçakçılığı’na değinen bir işletmeci ise bölgede çok büyük şebekelerin bulunduğunu ve tek bir mülteciden 3 bin avro alındığını söyledi. Jandarmanın da işin içine girdiğini iddia eden işletmeci, “Kaçakçılar o kadar kazandı ki jandarmaya ‘sen göz yum, paranın şu kadarı senin’ dendi. Çok olay yaşandı burada böyle.”




Kaynak: Bir Gün gazetesi

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 592 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI