Bugun...



Almanya Sol Parti Milletvekili Sommer, Almanya, Türkiye'ye angaje

Sol Parti Milletvekili Sommer, Almanya-Türkiye ilişkilerinin tarihsel arka planına ve devam eden işbirliğine işaret ederek, Kürtlere tavrının da Türkiye angajmanını aşmadığını söyledi.

facebook-paylas
Güncelleme: 23-06-2018 15:12:42 Tarih: 25-03-2018 22:48

Almanya Sol Parti Milletvekili Sommer,  Almanya, Türkiye'ye angaje

Almanya Sol Parti Milletvekili Sommer, 

Almanya, Türkiye'ye angaje

Sol Parti Milletvekili Sommer, Almanya-Türkiye ilişkilerinin tarihsel arka planına ve devam eden işbirliğine işaret ederek, Kürtlere tavrının da Türkiye angajmanını aşmadığını söyledi.

Sol Parti Milletvekili Helin Evrim Sommer, Almanya’nın Efrîn için çok şey yapabileceğini belirterek, isterse BM Güvenlik Konseyi ve NATO'yu harekete geçirebileceğini, Erdoğan'ın mülteci şantajı silahını da elinden alabileceğini kaydetti.

Muş-Varto doğumlu olan Helin Evrim Sommer, Almanya’ya küçük yaşlarda siyasi bir mülteci ailenin çocuğu olarak geldi. Berlin’deki Humboldt Üniversitesi’nde sosyoloji ve tarih bölümlerini okuyan Sommer, üniversiteden itibaren kadın ve insan hakları alanında çalıştı, kadın örgütlerinde aktif olarak yer aldı. 1999'da daha sonra Sol Parti ismini alacak PDS’nin listesinden en genç kadın üye olarak Berlin Eyalet Meclis’ine seçildi. Berlin’deki 17 yıllık yerel parlamenterlik tecrübesinden sonra 2017’deki genel seçimlerde Federal Meclis’e girdi. Gelişim ve Kalkınma Komisyonu üyesi olan Sommer, Türk devletinin Efrîn’e yönelik saldırı ve işgaline ilişkin partili arkadaşlarıyla soru önergeleri verdi, açıklamalar yaptı, Meclis'in alt birimlerini harekete geçirmeye çalıştı. Sol Parti Milletvekili Helin Evrim Sommer, ANF'nin sorularını yanıtladı.

Başbakan Merkel’in geçen hafta Efrîn’e ilişkin yaptığı açıklama, öncekilere göre farklıydı. Buradan olumlu bir beklentiye girmek mümkün mü?

Bir kınama açıklaması değildi, sadece Efrîn’i ilk kez ağzına aldı. Bölgedeki göçü ve uygulanan zulmü biraz dile getirdi. Tam anlamıyla Türkiye’nin saldırısını kınamadı, sadece Efrînlilere yapılanların kabul edilemez olduğunu söyledi. Daha çok nötr bir biçimde kendi hükümetinin bir konuşmasında konuya değindi. Merkel’in bu sözlerden sonra Türk devletine baskı oluşturması veya Kürtlere yardım elini uzatması söz konusu olmayacak. İlk kez Efrîn’e değindiği için önemli bir konuşmaydı fakat bu açıklamanın arkasını dolduracak bir konsept yok.

Hükümetin Efrîn konusunda bir konsepti veya net bir tavrı neden yok?

Bunun, birbiriyle bağlantılı gerekçeleri var;

* Öncelikli olarak Almanya’nın kendisine özgü bir Kürt politikası yok. Tamamen Türkiye'ye angaje bir politikadır. PKK yasağını yıllar sonra genişletmesi ve YPG/YPJ bayraklarını da içine alması bunun sonucudur.

* Almanya Türkiye’ye en fazla silah satan devletler içinde başı çekiyor. Efrîn’deki işgale baktığımızda tanklardan mühimmata kadar Almanya yapımı silahlar görüyoruz. Silah ihracatı, Almanya’nın önemli ticaret kaynaklarından birisidir.

* Erdoğan, mülteciler konusunda açık şantaj yapıyor. Avrupa Birliği ile Erdoğan iktidarı arasında göçmen anlaşması var. AB Türkiye’ye para veriyor, Türkiye de bu göçmenlerin Avrupa’ya gelmesini engelliyor. Şimdi AB Erdoğan’a 3 milyar Euro daha verecek.

* Diğer yandan Osmanlı’dan bu yana Almanya’nın ilişkileri ortada. Ermeni Soykırımı dahil suç ortaklığı tarihi var.

Yeni Merkel Hükümeti de bu çerçevede mi devam edecek, çünkü bir önceki Dışişleri Bakanı Gabriel, Türkiye ile silah ticaretine yeni hükümetin karar vereceğini söylemişti?

Efrîn’de Türk tanklarını gördüğümde Federal Meclis’in hukuk bölümüne “Bu tanklar Alman yapımı olduğu için Almanya uluslararası hukuk çerçevesinde ceza alır mı?” şeklinde bir soru yöneltmiştim. Parlamenterlere danışmanlık hizmeti sunan hukuk bölümü bağımsız çalışıyor. Verdikleri cevapta, Türkiye’nin bu savaşla devletler hukukunu çiğnediği belirtilerek, "Bu tankların verildiği dönem Türkiye daha Efrîn’e girmemişti. Dolayısıyla bu tanklardan dolayı Almanya’yı suçlayamazsınız fakat bundan sonra yeni tank satışı yapılırsa suç unsuru olabilir" denildi.

Almanya bu savaş döneminde de silah anlaşmalarını imzalamış, fakat henüz anlaşma hayata geçirilip silah verilmemiş. Almanya’da silah satışını sınırlayan, kimlere silah satışının yapılacağını belirleyen yasalar var. Örneğin yasalar kriz bölgelerinde veya siyasi belirsizliğin olduğu ülkelere silah satılmamasını öngörüyor. Yasalardaki boşlukları fırsata çevirip silah satışının yelpazesini genişletiyorlar. Şimdi biz parti olarak yeni yasa tasarısı üzerinde çalışıyoruz. Diyoruz ki; hiçbir şekilde bu yasalarda istisna tanınmamalı.

Yemen'de savaş halinde olan Suudi Arabistan'a silah satışının yapılmayacağı koalisyon anlaşmasında belirtilmesine rağmen geçtiğimiz hafta yeni askeri araçların satıldığı ortaya çıktı. Aynı şekilde Efrîn işgaline rağmen Türkiye ile ilişkiler kaldığı yerden devam edemez mi?

Gabriel döneminde Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşmalar çerçevesinde bu satışlar yapıldı. Yeni hükümet kurulmadan önce dışişlerinin kalem müdürüne “Devletler hukukunu çiğneyen Türkiye’ye neden tepki gösterilmiyor, kınanmıyor?” diye sordum. Aynen şu cevabı verdi: “Hayır, Türkiye kendi sınırlarını savunma hakkına sahiptir. İşte Hatay ve Kilis’e saldırı olmuş, Türkiye’nin cevap hakkı var.”

Bu sözleri hem Gelişim ve Kalkınma Komisyonu'nda hem de Meclis'te sarf etti.

'Meşru müdafaa' hakkının devreye girmesi için Türkiye’nin somut deliller göstermediği herkesçe bilinen bir gerçek. Burada çarpıtma yok mu?

Tabii ki, bunları söyledik. Aynı şekilde BM Güvenlik Konseyi de Türkiye’den “Sözüne ettiğiniz saldırılar ne zaman yaşandı ve kaç Türk vatandaşı hayatını kaybetti?” şeklinde talepte bulundu. Şimdiye kadar Türkiye bu talebe cevap vermiş değil.

Sosyal demokrat politikacı Heiko Mass daha yeni Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Türkiye’ye ilişkin siyasetini merakla bekliyoruz.

Burada hemen Efrîn’e ilişkin sessizlikte hükümetin ortağı sosyal demokratların payına biraz değinelim. Çünkü hem Gabriel’in hem de Steinmeier’in ne kadar Erdoğan rejimiyle içli dışlı olduğunu gördük. Her ne kadar SPD Grup Başkanı Andrea Nahles, Efrîn’e ilişkin daha sert konuştuysa da Maas daha yumuşak eleştiriler yaptı...

Bu klasik bir yaklaşım, Grup liderleri Meclis'te oldukları için bakanların aksine daha rahat konuşurlar. Herkesin bir rolü var; biri yumuşak, diğeri sert konuşur. Aynı partiden olan iki ismin arasında bir çelişki gibi görünse de aslında burada herkes kendisine verilen rolü oynuyor. Yeni iktidar da diğer büyük koalisyon hükümetinin devamı. Yani bir şey değişmeyecek, deyim yerindeyse kaldıkları yerden yollarına devam edecekler.

Yeni hükümet de koalisyon anlaşmasını militarizm üzerinde şekillendirmiş durumda. Örneğin ben Gelişim ve Kalkınma Komisyonu'ndayım, savunma siyasetini gelişimle birleştirmişler. Bunu şöyle okumak gerekiyor; kalkınma ve gelişim dedikleri şey, militarizm, yani daha fazla silah üretimidir. Biz gelişim ve kalkınmaya para aktarılsın dediğimizde, hemen silah sanayisi akıllarına geliyor.

Almanya, silah satışının durdurulması dışında Efrîn için somut olarak ne yapmalı?

* Almanya, Doğu Guta’nın kalkınması ve gelişimi için yıllardır para aktarıyor. Buna benzer bir yardımın da derhal Efrîn’e yapılması gerekiyor. Evlerinden olan insanların kalacak yerleri yok, yiyecek ve içecekleri yok. Önceliğimiz Almanya’nın insani yardımda bulunmasını sağlamak. Bunun için de bu hafta bir soru önergesi vereceğiz.

* İkincisi de Türkiye’ye baskı yapılmalı ve sözüne ettiğim paraların Erdoğan’a verilmemesi gerekiyor. Hepimiz biliyoruz ki Erdoğan’ın mültecileri alıp Efrîn’e yerleştirme fikri var ve bu paraları orada onlara harcayacak. Erdoğan yerine paralar Efrînlilere verilmeli. Türk ordusunun ve çetelerinin Efrîn’den derhal çıkması gerekiyor, bunun için de Almanya baskı yapmalı. Eğer Türkiye bunu yapmazsa derhal NATO’dan atılmalı.

Bazı Alman politikacılar kendilerini "Biz BM Güvenlik Konseyi’nde değiliz ve bu yüzden Türkiye’yi Efrîn’den çıkaramayız" diye savunuyor. Bu argüman yeterli mi?

Hiçbir Alman bursa escort bayan siyasetçi, böyle bir argümanla devletini savunmaya kalkışmasın. Güvenlik Konseyi’nde Fransa var. Almanya’nın Fransa ile ilişkisi çok iyi ve AB’yi bu iki devlet birlikte yönetiyor. Almanya isterse Fransa’yı bu konuda devreye sokabilir. Diğer yandan Almanya’nın dünya siyasetinde ağırlığı var, daimi üye değil ama isterse diğer üye devletlere karar çıkartması için baskı yapabilir. BM’yi bir tarafa bırakalım, Almanya NATO üyesidir, NATO’yu harekete geçirsin. Almanya isterse bu konuda çok şey yapabilir.

Üyesi olduğunuz Sol Parti'nin (Die Linke) Efrîn için yaptıkları yeterli mi?

Meclis'te ve dışında Efrîn için canla başla çalışan, en çok açıklama yapan, soru önergesi veren, protestolara katılan Sol Parti'dir. Diğer partileri de bu işe katmalıyız. Hem hükümet hem de muhalefet partileriyle bu konuda görüşmelerimiz var.




Kaynak: ANF

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 735 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Dünya Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI