Bugun...



Ukrayna Komünist Partisi' den Ukrayna'ya İlişkin Açıklaması

Küba/Havana’da toplanan Komünist ve İşçi Partilerinin xxıı. Çalışma Grubu Toplantısında konuşan Ukrayna Komünist Partisi Birinci Sekreteri Pyotr Simonenko ; savaş,-Ukrayna , dünyanın içinde bulunduğu durum ve Ukrayna faşist yönetiminin uygulamalarını, yaşanmışlıkları “Üçüncü Dünya Savaşı’nın kışkırtıcıları gibi davranıyorlar. Trajedi ise gerici güçlerin amaçlarına ulaşmak için Neo-Nazizm ve Neo-Faşizm’i etkin bir şekilde kullanmalarıdır.” dedi.

facebook-paylas
Güncelleme: 22-11-2022 18:18:46 Tarih: 21-11-2022 16:43

Ukrayna Komünist Partisi' den Ukrayna'ya İlişkin Açıklaması

Ukrayna Komünist Partisi' den Ukrayna'ya İlişkin Açıklaması

Küba/Havana’da toplanan Komünist ve İşçi Partilerinin xxıı. Çalışma Grubu Toplantısında konuşan Ukrayna Komünist Partisi Birinci Sekreteri Pyotr Simonenko ; savaş,-Ukrayna , dünyanın içinde bulunduğu durum ve Ukrayna faşist yönetiminin  uygulamalarını, yaşanmışlıkları “Üçüncü Dünya Savaşı’nın kışkırtıcıları gibi davranıyorlar. Trajedi ise gerici güçlerin amaçlarına ulaşmak için Neo-Nazizm ve Neo-Faşizm’i etkin bir şekilde kullanmalarıdır.” dedi.

Konuşmanın çevirisini tam metin olarak sunuyoruz;

Sevgili yoldaşlar!

 

Yoldaşlarımızın ve benzer düşünenlerin siyasi zulme, tutuklanmalara ve fiziki şiddete maruz kaldığı ülkemde, özünde gerici ve faşist bir rejim olan iktidardaki oligarşik Neo-Nazi-rejim tarafından yasadışı olarak yasaklanan partimiz Ukrayna Komünist Partisi adına 22. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı katılımcılarını içtenlikle selamlıyorum.

 

Burada Özgürlük Adası’nda zor bir zamanda toplandık. Uluslararası emperyalist güçler, küreselleşmenin köpekbalıkları, dünyanın siyasi haritasını yeniden çizme, kaynaklar ve meta piyasaları için mücadelelerinde her türlü yönteme başvuruyorlar ve gerçekten Üçüncü Dünya Savaşı’nın kışkırtıcıları gibi davranıyorlar. Trajedi ise gerici güçlerin amaçlarına ulaşmak için Neo-Nazizm ve Neo-Faşizm’i etkin bir şekilde kullanmalarıdır.

 

Uluslararası durumun analizi, emperyalizmin artan saldırganlığını ve kendi iç çelişkilerinin iki alanda çarpıcı biçimde keskinleştiğini gösteriyor:

 

ideolojik olarak:  ABD önderliğindeki emperyalist Batı ile SSCB’nin çöküşünün ardından Vietnam ve Küba gibi “bir kötülük imparatorluğu” olarak gördükleri Komünist Çin arasında.

ve emperyalizm içre: ABD, hegemonyasını ve baskın rol oynadığı dünya düzenini korumaya çalışıyor.

ABD, Güneydoğu Asya’da yeni askeri bloklar oluşturarak Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da gerilimi tırmandırıp, Ukrayna’yı Rusya’ya, Tayvan’ı Çin’e karşı kullanarak saldırgan bir politika izliyor. Pelosi’nin Erivan’a provokatif ziyareti ve Ermenistan’a destek vaatleri, kaçınılmaz olarak Kafkasya’da Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ihtilafın genişlemesine yol açmaktadır. Orta Asya’daki durum endişe vericidir (Tacikistan ve Kırgızistan arasındaki son çatışma).

 

Ukrayna’da Sovyet kazanımları nasıl mahvedildi

SSCB’nin dağılmasından sonra, eski Sovyet Ukrayna topraklarında neo-faşist bir devlet kurmaya girişen ve bunun ana destekçileri ve yararlanıcıları ABD ve Britanya olmuştur.

 

Ukrayna’ya dayatılan reformlar, toplumun tüm yaşam alanlarını sermayenin denetimine soktu ve uluslararası şirketlerin ülkenin sosyo-ekonomik yaşamı üzerinde tam denetim kurmasını sağladı,  sonuç olarak Şubat 2014’te, en gerici güçlerin, neofaşistler ve organize suçlarla işbirliği içindeki komprador burjuvanın gerçekleştirdiği silahlı darbenin maddi temelini oluşturdu.

Ukrayna’daki tüm sosyalist kazanımları, ekonomik egemenliği yok etmede ve toplumda derin bir lümpenleşme sağlamada araç olan bu güçlerdi.

ABD’nin başlattığı iç savaş

ABD, bu güçler aracılığıyla Ukrayna’da kardeş katliamı örneği bir iç savaş; anayasal hak ve özgürlüklerini koruyan Donbass vatandaşlarına karşı bir savaş başlattı. ABD egemen çevrelerinin kışkırtmasıyla, Donbass’taki iç savaşın Rusya’ya karşı bir savaşa dönüşmesine yol açan da bu güçlerdi.

ABD, bu güçler aracılığıyla kukla bir dikey güç yapısı oluşturdu ve ülkeyi dış kontrole açık hale getirdi.

İnsanlık aslında şimdiden yeni bir dünya savaşına sürüklenmiştir. Birçok trajik paralellikten birini vurgulamak istiyorum:

 

İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa, SSCB’ye karşı savaşta Hitler için çalışıyordu. Bugün de Avrupa, ABD’nin çıkarları doğrultusunda hareket ederek Ukrayna’daki faşist rejime silah sağlıyor ve onu mali açıdan güçlendiriyor. Bu politikanın devamı, kaçınılmaz olarak düşmanlık tiyatrosunun AB topraklarına yayılmasına yol açacaktır.

 

Bazı yeni Avrupa ülkelerinin, özellikle Polonya, Macaristan, Romanya ve Baltık devletlerinin, II. Dünya Savaşı sonrası sınırları gözden geçirmeye yönelik saldırgan girişimleri bu süreci hızlandıracaktır. Romanya’nın eski Dışişleri Bakanı Marga kısa süre önce, açıkça şunları söylemişti: “Ukrayna doğal olmayan sınırlar içinde. Transkarpatya’dan Macaristan’a, Galiçya’dan Polonya’ya, Bukovina’dan Romanya’ya devredilmeli. Bunlar başka ülkelerin toprakları.”

 

ABD’li senatör Lindsey Graham, alaycı bir tavırla, Ukrayna’nın Amerikan silahlarıyla Rusya’ya karşı son adamına kadar savaşacağını söyledi.

 

Ukrayna’da siviller, masum insanlar, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar ölüyor. Bu bir trajedi.

 

ABD ve NATO, Ukrayna’daki faşist rejimi desteklerken eski ABD senatörü Richard Blake’in şöyle özetlediği

 bir politika izliyor: “Kaç Ukraynalının öldüğü umurumuzda değil. Kaç kadın, çocuk, sivil ve asker ölüyor, umurumuzda değil. Bu bir futbol maçı gibi ve biz kazanmak istiyoruz. Ukrayna bir barış çözümünü kabul edemez. Barış kararını almak Washington’a kalmış, ancak bu arada bu savaşı sürdürmek istiyoruz, son Ukraynalıya kadar savaşacağız.”

 

Savaş şahinlerinin bu tür açıklamaları, bizim konumumuzu ve Ukraynalı komünistlerin geçtiğimiz toplantıda, İzmir’de dile getirdikleri uyarıları doğrulamaktadır: Faşist bir saldırı tehdidi gerçektir; ABD ve NATO’nun Ukrayna topraklarında Ukraynalıların elleriyle yürüttüğü savaş, yalnızca ABD emperyalistlerinin çıkarlarına yönelik bir savaştır.

 

Milyarlarca Dolar ölümcül silah ve mühimmat üretimine akıtılıyor, İngiltere’nin çiçeği burnunda Başbakanı Liz Truss nükleer silah kullanmaya hazırlanıyor, çok sayıda NATO askeri Ukrayna ve Belorusya sınırlarında yoğunlaşıyor.

 

Emperyalistler, Zelenskiy’nin faşist rejiminin siyasi muhalifleri acımasızca ortadan kaldırdığı gerçeğine gözlerini kapıyorlar. Özgür düşüncenin her türlü tezahürü cezalandırıcı birimler tarafından eziliyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Oswiecim’de insanları diri diri yakan, Gernica ve Khatyn katliamlarını düzenleyen Hitlercilerin ve suç ortaklarının suçları yüceltiliyor. Nazi ölüm kamplarının fırınlarındaki alevlerin söndürülmesi için hayatlarını veren Sovyet askerlerinin anıtları ve mezarları yok ediliyor.

 

Bu sadece Ukrayna’da değil, tüm Avrupa’da oluyor. Nazi suçlularını taçlandıran gaddar ve doymak bilmez tanrı Molek zihinleri yiyip yutarak homo sapiens’i (bilge adam) deli adama dönüştürüyor.

 

 Nazi İmparatorluğu’nun bir benzerini yeniden yaratma süreci pratikte devam ediyor.

 

Bu “Reich /İmparatorluk”, çok uluslu sermaye, Amerikan ve İngiliz şirketleri tarafından beslenen prototipi gibi, ideolojisini “yerli” ırkın üstünlüğüne dayandırıyor. Bu nedenle, yerli halklara ilişkin yasa, Donbass, Kharkov, Odessa, Nikolayev, Kherson dahil olmak üzere Ukrayna topraklarının her zaman her yerinde yaşamış olan Rusları dışlamaktadır. Nazi Almanyası’ndaki Yahudiler gibi. Milyonlarca insanın nasıl bir trajedi yaşadığını tarihten biliyoruz.

Ukrayna’daki durumu anlayamayan komünistler

 Yoldaşlar!

 

Ukrayna’da olup bitenler ışığında, her şeyden önce belirtmeliyim ki maalesef Komünist ve işçi Partileri arasında, ne Ukrayna’daki silahlı çatışmanın doğasına ilişkin ne de özel operasyonu destekleyen Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin konumu üzerine fikir birliği vardır. Her askeri çatışmanın kendine özgü özellikleri olduğundan, bir Marksist’in ilk görevi, uygun bir değerlendirme ile sınıf yönelimli doğasını belirlemektir.

İnandığımız gibi, Donbass’ın Kiev rejimine karşı savaşı, ulusal bir kurtuluş mücadelesi, özünde, egemen faşist rejime karşı bir bağımsızlık savaşı, halkın Rusça anadilini konuşabilme ve ABD tarafından dayatılan Rusya karşıtı rotayı izlememe hakkı için verilen bir savaş olarak düşünülmelidir.

 

Bu nedenle, Marksist teori temelinde, Ukrayna’daki askeri çatışma, sadece emperyalist bir savaş olarak görülmemelidir, dahası, Rusya açısından da, ulusal güvenliğe yönelik bir dış tehdit ve faşizmle mücadele olarak değerlendirilmektedir.

 

Hepimiz, Donbass halk milislerinin, yabancı silahlarla donatılmış binlerce kişiden oluşan Ukrayna ordusuna direnemediğini, bu nedenle yenilgilerinin kaçınılmaz olarak, çoğu Rusya vatandaşı olan Rusça konuşan nüfusun tamamen yok olmasına yol açacağını anlıyoruz.

Amerikan ve NATO eğitmenlerinin komutasındaki binlerce Ukraynalı milliyetçiden oluşan ordu, cumhuriyetlerin sınırlarında toplaşmış, ayrıntılı işgal planı Washington generalleri tarafından önceden geliştirilmişti. Hepsi emir bekliyordu.

 

Bundan dolayı,  Rusya’nın, vatandaşlarını korumak ve ulusal güvenliği sağlamak için önleyici bir darbe indirmekten başka seçeneği yoktu.

 

Rusya Federasyonu Anayasası uyarınca, saldırıya başka bir şekilde direnmek mümkün olmadığı için Başkan, Kanun’un öngördüğü önlemleri almıştır. Ayrıca Minsk anlaşmaları çerçevesinde müzakere süreci, Washington ve NATO’nun planlarında Ukrayna’da barışın tesisi öngörülmediği için ABD ve Avrupa Birliği’nin desteğiyle Kiev tarafından bilinçli olarak sabote edilmiştir.

 

Bu bağlamda, Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin konumu bize oldukça mantıklı görünüyor.

 

Modern emperyalizmin giderek gericileşen karakteri, işçi hareketinin gerilemesine ve komünist ve işçi partilerinin zayıflamasına yol açan çeşitli etkenlerin sonucudur.

 

Ukraynalı komünistler, eylemlerimizin taktiklerini geliştirirken ve başlıca mücadele alanlarını tanımlarken, dünyadaki modern güçler dengesinin faşizmi kullanan gericiliğin lehine döndüğü temelinde ilerlemek gerektiğine inanıyorlar.

 

Kukla rejimleri, Neo-Faşistleri ve Neo-Nazileri kullanarak işçi sınıfları içinde nifak tohumları eken emperyalizm, ülkelerin ve halkların sömürülmesini yoğunlaştırmakta ve halk demokrasisinin ve adil bir dünya düzeninin temellerini yok etmektedir.

 

Modern dünya eğilimleri ve süregiden ekonomik krizler ne yazık ki proleter enternasyonalizminin ilkelerinin devrimci potansiyelini azaltıyor ve işçi sınıflarının birliğini baltalıyor. Bu, savaşla geçinen ve savaşsız kendini hayal edemeyen özel bir “işçi” savaş sınıfının yaratıldığı, Ukrayna’da da oluyor.

 

ABD, İngiltere ve onların siyasi uydularının başlattığı yaptırım politikası kaçınılmaz olarak sıradan insanların yaşamını kötüleştirmekte, devletlerin ekonomik potansiyelini zayıflatmakta, işsizliği kışkırtmakta ve sonuç olarak toplumsal hoşnutsuzluğu artırmakta ve maalesef işçi hareketini parçalamaktadır. Dünya emperyalizmi, tüm bu olguları sınıf mücadelesinde bir silah olarak kullanmaktadır.

 

Bugün Avrupa’da ve aslında ABD’de ne görüyoruz? Fiyatlar ve vergiler defalarca arttı. Şirketler kapanıyor, insanlar gaz, elektrik ve su faturalarını alenen yakıyor, hükümetlerine karşı protesto eylemleri düzenleyerek diğer şeylerin yanı sıra yaptırım çılgınlığına ve Ukrayna’daki savaşa son verilmesini talep ediyor. Bütün bunlar, ekonominin, siyasetin militarizasyonuna ve medyanın nükleer savaş etrafındaki histerisinin arka planına karşı gerçekleşiyor.

Komünist ve işçi partilerinin insanların, ekonomik ve sosyal taleplerini siyasi mücadeleye yönlendirmeleri gerektiğine inanıyorum. Bu mücadele faşizm tehdidine ve onu doğuran sosyal sistemin, yani kapitalist sistemin değişmesine karşı verilecek mücadeledir.

 

Bugün ilerici güçler – bunu dürüstçe kabul etmeliyiz – insanların zihinleri için bilişsel savaşı yitiriyorlar. Bunu kazanmak bizim görevimiz. Üçüncü Dünya Savaşı felaketini önlemek istiyorsak, tek yol budur.

 

Neo-Faşizme ve Üçüncü Dünya Savaşı kışkırtıcılarına karşı mücadele

Bu bağlamda, toplantımızın amaçları ve görevleri bağlamında ve dünyadaki durumu ve savaşın sona ermesi ve adil bir dünya düzeninin kurulması için mücadele etme gereğini göz önünde bulundurarak, biz, komünist ve işçi partilerinin, çabalarımızı aşağıdaki alanlara yoğunlaştırmamız gerektiğine inanıyorum.

 

– Neo-Faşizme ve Üçüncü Dünya Savaşı kışkırtıcılarına karşı mücadelede diğer ilerici güçlerle dayanışmamızın güçlendirilmesi.

 

– Bugün Ukrayna’da neler olup bittiği, Avrupa’yı nasıl tehdit ettiği ve insanlığı nasıl tehdit ettiği hakkında doğru bir kamu bilgilendirme sistemi organize etmek.

 

-Donbass’taki (2014-2022) iç savaşın, Ukrayna-Rusya savaşı gibi, Ukrayna’daki faşist rejimler tarafından, jeopolitik bir rakip olarak Rusya’nın parçalanması ve yok edilmesi için bir köprübaşı oluşturmak amacıyla ABD’nin talebi ve çıkarları doğrultusunda kışkırtıldığını ve başlatıldığını insanlara anlatmak.

 

-Nazi ideolojisini yüceltmeye yönelik her türlü girişime karşı mücadeleyi hızlandırmak, İkinci Dünya Savaşı’nın gerçek tarihini restore etmek.

 

-Siyasi görüşlerinden bağımsız olarak Ukrayna’da barışçıl bir çözüm ve savaşın sona ermesi için ortaya çıkanları (ideolojik ilkelerimizden ödün vermeden) desteklemek. Bu tür politikacılar ve bu tür güçler her ülkede mevcuttur.

 

Ayrıca, ABD’nin ve müttefiklerinin Asya Pasifik Bölgesi’ndeki Çin’e karşı provokatif eylemlerini etkisiz hale getirmek için ulusal parlamentolar ve Avrupa Parlamentosu düzeyindeki her türlü çabayı dizginlemenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Ukrayna’daki savaşla, nükleer güçler Çin ve ABD’nin, olası bir doğrudan çatışması birleşirse, özellikle Rusya’nın “nükleer tehdidi” hakkındaki açıklamaların arka planına karşı, en kötü tahminler ne yazık ki gerçeğe dönüşebilir.

Ukrayna Komünist Partisi, savaşıyor ve ilerliyor

Sevgili yoldaşlar!

Ukrayna’da çok uluslu şirketler ve sadece Avrupa devletleri değil, Avrupa hükümetleri içindeki işbirlikçilerinin başlattığı,  Washington önderliğindeki NATO’nun fiili bir tarafı olduğu (silah temini, mühimmat ve Ukrayna silahlı kuvvetlerinin eğitimi, askeri kampanyanın finanse edilmesi ve kontrol edilmesi) bu kardeş savaşını bitirme mücadelemiz,  yalnızca bir adım ötede olan bir Üçüncü Dünya Savaşı’nı önleme mücadelesidir. Bunu önlemek için her şeyi yapmalıyız.

Bu uluslararası toplantıda katılımcılara seslenme ve “aydınlığın” “karanlığa” karşı zaferi olan zaferimize olan güvenimizi ifade etme fırsatı verildiği için bir kez daha teşekkür ederim.

( Çeviri:Eskimeyen- Elvan Çubukçu)




Kaynak: Eskimeyen- Elvan Çubukçu

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 113 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Dünya Komünist ve İşçi, Sosyalist Partileri Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI