Bugun...


Ali Uğur

facebook-paylas
İzmir Depremi;Kapitalist Sistem, RANT Uğruna Onlarca İnsanın Katilidir!
Tarih: 04-11-2020 01:51:00 Güncelleme: 04-11-2020 02:01:00


İzmir Depremin de Bir Kez Daha Görüldüğü Gibi

Kapitalist Sistem, RANT Uğruna Onlarca İnsanın Katilidir!

 

              Birkaç gün önce merkez üstü İzmir/Seferihisar olan depremde; İzmir/Bayraklı Sakarya Caddesi, Mansuroğlu Mahallesi'nde bulunan Rıza Bey Apartmanı onlarca insana mezar oldu.

Yıkılan bu binanın sulak bir arazi üzerine inşa edildiği, rant için birçok insanın yaşamına son veren bu binanın,2000 yılında çevresinin sulak bir bostan olduğunu gösteren fotoğrafları Deniz jeoloğu ve jeofizikçi Cenk Yaltırak, sosyal medya hesabından paylaştı.

Yer bilimci Deniz jeoloğu ve jeofizikçi Cenk Yaltırak, paylaştığı fotoğrafların altına şöyle yazmış "Yıkılan binalardan biri; yepyeni, en alt katı dükkân, sadece 2000 yılında etrafı sulak bostan. Salata ekeceğine apartman ekerek zengin olunan bir bölge. Tarım alanları akarsu yatakları içinde değişken zemin yaratır. Binadaki en ufak hatayı affetmez."

                  Yaşadığımız Depremde, Bir Kez Daha Görüldüğü Gibi Kapitalist Sistem, RANT Uğruna Onlarca İnsanın Katilidir. Bu sistemin insanlığa verebileceği hiçbir şey yoktur.

Aylardır covid-19 pandemisiyle boğuşuyoruz. Her gün bir yakınımızın acı haberini alarak yüreklerimiz dağlanıyor. Ama sermayedarların kâr hırslarından geri durmasınlar diye harıl, harıl fabrikalar çalışıyor. Bir gün bile olsun çarklarını durdurmadılar. Sağlık, lojistik sektörde çalışan işçiler, en çok zarar gören yani ölümle kucaklaşanlardı. Kısaca ülkeyi yönetenler Emeklileri evlere hapsederken sermayedarlar karşı gıkları bile çıkmadı. Bu gün bu doğal afet-deprem ( Ne kadar doğal bu bile koca bir soru işareti. Çünkü Kapitalist sistem kâr, daha çok kâr için doğanın temel yasalıklarına kama sokarak ekolojik dengeyi alt üst edikleri sürece bu afetler doğal olabilir mi?) sonucunda en çok bedel ödeyen emekçi halklarımız değil mi?

Meşhur yazılı-görsel basın acılarımızın üzerinden, yöneten siyasi iktidarların ideolojik propagandasını yapmaya tüm ustalıklarıyla devam ediyorlar. Afet kurtarma ekiplerinin canla başla emekleri sonucu enkaz altından çıkarılan çocuklar-yaşlıların yanında zafere ulaşmış komutan edasıyla sırıtarak poz veriyorlar. Bildik siyasetçilerin İçimizi karartan, kulaklarımızda uğuldayan sesli “geçmiş olsun” mesajlarını ardı sıra TV ekranlarında!

Bağıra, bağıra geliyorum diyen sosyal- doğal afetlere karşı neden önlemler alınmadığı, konuya ilişkin neler yapıldığı, yapılamadıysa neden yapılamadığı, dünyamızı yok etme eşiğini getiren Kapitalist sistemin kâr, daha çok kâr anlayışı olduğunu sorgulayan hesap vermesi gerektiğine ilişkin söyleyecek sözleri olmayan meşhur yazılı-görsel basın evlerimize sokmayalım, TV’larını kapatalım

Bugün dünden daha bir önem kazanan; dostluk, dayanışma tüm emekçi halkımızın elindeki tüm imkanları paylaşıma açarak kucaklaşma zamanıdır. Acılarımızı ancak paylaşarak, yan yana durarak hafifletebiliriz. Emek, demokrasi, adalet, özgürlük ve insan haklarından yana olan tüm siyasi parti, sendikalar, meslek örgütleri ve sivil İnisiyatiflerin “Deprem koordinasyonu” en geniş katılımla oluşturulmalı, oluşanlar zenginleştirilmelidir.

Dünyamızı uçurumun kıyısına getiren Kapitalist sistemin “Afetler” sonucu yaşanmışlıkların gösterdiği gibi bize verebileceği hiçbir şeyi yok, tamamen iflas etmiş, acılarımıza dövünmek değil, uçurumun kıyısındaki bu sistemi tarihin çöplüğüne gömmek için gereken birlik, dayanışma ve mücadele için “Deprem koordinasyonlularını zenginleştirerek halkımızın yanında olmak.

İzmir depremi sonrasında mağdur olan halkımızın yanında olmak, yardım etmek için dostluk, dayanışmayı örgütleyen sosyalist partileri ve gençlik inisiyatiflerini kutlamak gerekli, onur duydum. Çünkü “Devlet dururken insanlar bizden yardım istiyor” (**) diyorlardı.

Dünyamızda yaşanan ekonomik krizin ülkelere göre yansıması, karşılıklı etkileşimi (örneğin Almanya başbakanı Angela Merkel’in pandemi önlemlerine ilişkin açıklaması (*) ardından Altın ve Doların tırmanışa geçişi…) farklılık taşısa da geçmiş ve yüzyılımızdaki yaşanan krizlerin çok daha ötesinde ciddi bir açmazı gösteriyor. Kısaca ifade edersem Kapitalizm yüzyılımızdaki en büyük buhranını yaşıyor. Tamda uçurumun eşiğin de. Onu bu uçurumdan aşağı yuvarlayacak birlik, dayanışma içinde mücadeleci bir toplumsal bir güce ihtiyaç var. Bu güç insanlığın umudu, onun mutlu geleceği olan Sosyalizm için yeniden sosyalist kuruluşu sağlayabilmekten geçiyor.

             İnsanlık tarihinin en büyük buhranıyla karşı karşıyadır ya barbarlık yeni dijital bir maskeyle ömrünü uzatacak ya da uçurumun eşiğindeki kapitalist sistemi tarihin çöplüğüne yuvarlayacağız. Başka bir yol yok!

 

(*) "Yüzyılın zorluğu ile karşı karşıyayız"

(**) “Devlet dururken insanlar bizden yardım istiyor”



Bu yazı 131 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI