Bugun...


Arif Ali CANGI

facebook-paylas
'Kayyım rejimi'ne karşı oy...
Tarih: 31-10-2015 02:32:00 Güncelleme: 31-10-2015 02:32:00


\"\"Eylül ayında İpek/Koza Holding şirketlerinde başlatılan operasyon, geçen hafta şirketlere kayyım atanması aşamasına geldi. Kararı veren Ankara 5.Sulh Ceza Hakimliği \"suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde kayyım atanabilir\" düzenlemesini içerenCeza Muhakemesi Kanunu (CMK)\'nun 133. maddesine dayanmış. Bu kanun maddesinde hangi suçlarda kayyım atanabileceği sınırlı olarak sayılmış durumda, anlaşılan bunlardan \"suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama\" suçundan kayyım kararı verilmiş.

Suçlamalar ve yasanın düzenlemesi karşısında kararın kendisinin zorlama bir karar olduğu ortada, uygulanması ise asıl amacın ceza soruşturması olmadığını gösteriyor. Polis Kanaltürk ve Bugün televizyonları ile Bugün veMillet gazetesinin bulunduğu binaya kapıyı kırarak girdi, gazeteciler dövüldü, gazlandı, kelepçelendi, televizyonların yayınları kesildi, gazeteciler işten atıldı, kayyım haber toplantısına polisle katıldı, kendisine itiraz eden gazetecilere hakaretler yağdırdı, polisle dışarı attırdı. Basın özgürlüğü, çalışma özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve kişi hürriyetinin yok edildiği bu uygulamalara demokrasilerde, kendini hukuk devleti olarak tanımlayan devlet düzeninde rastlanmaz. Yaşananlar darbe dönemini anımsatıyor...

Yargı kullanılmak suretiyle hukuk kuralları çarpıtılarak yapılan operasyon Koza-İpek soruşturmasını, AKP-Cemaat çatışmasını aşıyor, hukuk güvenliği yerle bir edilerek tüm topluma gözdağı veriliyor.

Bunları, çevre sağlığı ve canlı yaşamı için ciddi risk yaratan\'Bergama Ovacık altın madeni işletmesi\' nedeniyle Koza Altın Şirketi ve sahibi Hamdi Akın İpek ile davalaşan, grubun gazete ve televizyonlarında defalarca iftira ve hakaret içeren yayınlara maruz kalmış, 5 Haziran 2005\'de Çevre Günü etkinliğine giderken yolu kesilen saldırıya uğrayan, beş yıl sonra açılan davada avukatlık yaparken, Koza\'nın olağandışı ilişkileriyle, olağanüstü yollarla sanık yapılan, 2006 yılı Dikili Festivali\'nde panelist olarak saldırıya uğrayan canını zor kurtaranlardan birisi olarak yazıyorum. (Ovacık Altın Madenindeki yaşamı savunma mücadelesi ile ilgili haber ve yorumlar için bakınız, Sesonline.net arşivi: » Altın madencisi şirket yaşam savunucularını linç ettiriyordu)

OVACIK ALTIN MADENİNDE İŞLENEN SUÇLARLA ALAKASI YOK

Koza\'nın işlettiği, çevreyi ve hukuku kirleten Bergama Ovacık altın madenine karşı yirmi yıldır mücadele sürüyor, siyanür liçi yöntemi ile çalışan maden işletmesinin kapatılmasını gerektiren çok sayıda yargı kararı alındı, her defasında, iktidarların sınırsız desteği ile yargı kararlarının arkasına dolanılarak yeni izinler verildi, madene karşı yaşamını savunan Bergama Köylü Hareketi, psikolojik hareket yöntemleri ile itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. 2005 yılında altın madenini devralan İpek-Koza grubu 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonuna kadar AKP iktidarlarının öz evladıydı, doğaya karşı, hukuk devletine karşı suçları şirket ile iktidar ortaklaşa işledi. Kısacası yapılan operasyon çevre ve hukuk ihlalleri için değil, iktidar ve menfaat paylaşımında yaşanan çatışmadan kaynaklanıyor, işlenen suçlara iktidarın kendisi de ortak. Kayyım yönetiminde Ovacık Altın Madeni iktidar yandaşı bir şirkete devredilirse hiç şaşırmayın, çünkü bölgedeki canlı yaşamını tehlikeye atan işletme çok karlı.

Yirmi yıldan bu yana Bergama\'da önce Euorogold, ardından Normandy, Newmont ve Koza Altın İşletmelerine karşı mücadele yürüten yaşam Savunucuları, çevre sağlığı ve canlı yaşamını tehlikeye atan faaliyetlere karşı işletmecisi kim olursa olsun direnmeye devam edecektir, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Diğer yandan bugün yapılan hukuksuz operasyonu, basını susturma girişimini yaşam savunucularının hoş göreceğini hiç kimse beklemesin. Ne haksızlığa sessiz kalırız ne de yaşamı savunma mücadelesinden vazgeçeriz.

SEÇİM FIRSAT OLABİLİR

1 Kasım\'da 7 Haziran\'da yapılan seçimin tekrarı var. Seçmenin tek başına iktidar yetkisi vermediği halde fiiliSaray-AKP iktidarının ülkeyi getirdiği hal ortada, ikibuçuk yıldan bu yana susan silahlar yine ateşlendi, önce Suruç, ardından Ankara\'da yaşanan kitlesel katliamlar, tehditler ve en son yaşanan kayyım operasyonu temel hak ve özgürlükleri, hukuk güvenliğini ortadan kaldırdı, bir adım ötesi iç savaş ve toptan kayyım rejimidir. Buna izin vermeyin, 1 Kasım seçimi bir fırsat, oyunuzu kullanın, bugün yaşlananların siyasi sorumlusu olan AKP\'ye ders verin. Kayyım rejiminin devamı için değil, hak ve özgürlükler için, barış ve demokrasi için oy verin.

Ben AKP\'ye verilecek en güzel dersin, HDP\'ye oy vermek olacağını düşünüyorum. Özgür iradenizle haydi seçime!..

NOT: Kayyım ya da Kayyum; belli bir malın yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse. Yasada Kayyım geçtiği için yazımda bu kelimeyi kullanmayı tercih ettim...



Bu yazı 1098 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI