Bugun...



Bu ülkede,2002’den buyana yüzlerce çocuk, savaş politikaları sonucu ölürken, Nazım'ın Kemiklerini Sızlatıyorlar!

Bu günkü zihniyetin geçmişteki temsilcilerince, Hapis edilmiş, kendi ülkesinde yaşama şansı tanınmamış, başka ülkelerde yaşamak zorunda bırakılmış Komünist şair Nazım Hikmet'in Şiirleri, adı, katletmekte, yüzlerce çocuğun öldürülmesinde ustalaşmış bu günkü zihniyetin temsilcilerince son zamanlarda dillerine doladıkları Nazım Hikmet’tin kemiklerini sızlatıyorlar

facebook-paylas
Güncelleme: 22-04-2017 13:28:07 Tarih: 22-04-2017 11:51

Bu ülkede,2002’den buyana yüzlerce çocuk, savaş politikaları sonucu ölürken, Nazım'ın Kemiklerini Sızlatıyorlar!

Bu ülkede, 2002’den bu güne kadar yüzlerce çocuk, savaş politikaları sonucu canından olurken,

Nazım Hikmetin Kemiklerini Sızlatıyorlar

Bu günkü zihniyetin geçmişteki temsilcilerince, Hapis edilmiş, kendi ülkesinde yaşama şansı tanınmamış, başka ülkelerde yaşamak zorunda bırakılmış Komünist şair Nazım Hikmet'in Şiirleri, adı,  katletmekte, yüzlerce çocuğun öldürülmesinde ustalaşmış bu günkü zihniyetin temsilcilerince son zamanlarda dillerine doladıkları Nazım Hikmet’tin kemiklerini sızlatıyorlar

Nazım Hikmet'in "Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler" dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Evet çocuklar öldürülmesin. Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin" sözlerini sarf ettiği Türkiye'de, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne yüzlerce çocuk savaş politikaları sonucu canından oldu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan kutlamaları için yabancı ülkelerden Türkiye'ye gelen çocukları 20 Nisan'da Beştepe'de konuk etti. Nazım Hikmet'in 1956'da yazdığı "Kız Çocuğu" şiirinden bir bölümü okuyan Erdoğan, "'Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler.' Evet çocuklar öldürülmesin. Büyüklerin yol açtığı savaşların faturası çocuklara kesilmesin. Büyüklerin vurdumduymazlığının bedelini minik bedenler ödemesin" diye konuştu. Erdoğan daha sonra da Sezai Karakoç'un "Anneler ve Çocuklar" şiirinin "Çocuk öldü mü güneş simsiyah görünüyor gözüne" dizilerini hatırlattı.

Erdoğan'ın bu sözlerinin aksine AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana yüzlerce çocuk polis, asker ve korucuların kurşunlarının hedefi oldu. Öldürülen onlarca çocuğun failleri yargı önüne çıkarılsa da şu ana kadar hakkıyla cezalandırılmış değil. 

ÇOCUKLAR HEP SALDIRIYA UĞRADI

Sadece yoğun çatışmaların yaşandığı dönemlerde değil, PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından geliştirilen Demokratik Çözüm Süreci’nde sağlanan çatışmasızlık ortamında da çocuklar yine hedef haline geldi. 

5 Nisan 2003 tarihinde Van’ın Başkale ilçesinin Esenyamaç köyünde 13 yaşındaki Nihat Çeri ile ve 14 yaşındaki Deştan Korkmaz koyunlarını otlattıkları sırada askerler tarafından kaçakçı oldukları iddiasıyla roket mermisi ile öldürüldü. Aynı yılın 30 Eylül tarihinde aynı kentin Çaldıran ilçesinde 14 yaşındaki Zahir Yılmaz, Güldere Jandarma Komutanlığı askerlerinin kurşunlarının hedefi oldu.
 

KÜÇÜK BEDENDE 13 KURŞUN
 

2004 yılında takvim yaprakları 21 Kasım’ı gösterirken, Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 12 yaşındaki Uğur Kaymaz babası Ahmet Kaymaz ile birlikte evlerinin önünde polisler tarafından açılan yaylım ateşi sonucunda öldürüldü. 12 yaşındaki Uğur, cansız bedeninden çıkarılan 13 kurşun ile hafızalara kazındı.

2005 yılında ise Van’ın Bostaniçi beldesinde 15 yaşındaki Talat Işık askerler tarafından atılan aydınlatma mermisinin başına isabet etmesi sonucu ölürken, yıl içerisinde 12 çocuk asker ve polis kurşunuyla öldürüldü.
 

TEK KURŞUN



2006 yılında Diyarbakır'da HPG'lilerin cenaze törenleri ardından meydana gelen olaylarda; 17 yaşındaki Mehmet Akbulut, 9 yaşındaki Abdullah Duran, 8 yaşındaki Enes Ata ve İsmail Erkek, 3 yaşındaki Fatih Tekin, 17 yaşındaki Ahmet Araç ile 17 yaşındaki Mahsun Mızrak polisin açtığı ateş sonucu öldürüldü. 2007 yılında tarih 30 Mayıs’ı gösterdiğinde Diyarbakır’ın Kulp ve Hazro ilçeleri arasında 16 yaşındaki Nedim Karaca kafasına sıkılan tek kurşunla ölü bulundu.

PANZERLER İLE EZİLDİLER

Çocukların kurşunların hedefi olmaktan kurtulamadığı Şırnak’ın Cizre ilçesinde 15 Şubat 2008 tarihinde 17 yaşındaki Yahya Menekşe, polis panzerinin çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Aynı yıl içerisinde tüm çocukların bayram kutlamalarında olduğu 23 Nisan’da, 6 yaşındaki Furkan Oran korucular tarafından öldürüldü.



18 AYLIK BEBEK EMRİZİLİRKEN ÖLDÜRÜLDÜ
 

 

2009 yılı çocukların kurşunların hedefi olmaktan kurtulamadığı yıllardan biri oldu. Yılın 5 Mayıs’ında Mardin’in Mazıdağı ilçesinde Bilge köyünde düğün evi katliamında korucular tarafından 6 çocuk öldürüldü. 30 Temmuz Van’ın Saray ilçesinde Yukarı Turgalı köyünü sınırında 13 yaşındaki Günay Işıkay İran askerleri tarafından öldürüldü. Aynı yılın 28 Eylül tarihinde 12 yaşındaki Ceylan Önkol Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Şenlik köyü Hambaz mezrasında hayvanlarını otlattığı sırada Yayla Karakolu'ndan atılan havan topu ile öldürüldü. Ceylan, annesi tarafından parçalanan vücudunun toplanması ile hafızalara kazındı. 9 Ekim’de Şırnak Cizre'de yapılan gösterilere polisin müdahalesi sırasında evlerinin balkonunda annesi Kevser Uytun tarafından emzirilen 18 aylık bebek Mehmet Uytun, polislerce atılan gaz bombası kapsülünün başına isabet etmesi sonucu annesinin kucağında yaşamını yitirdi. Yıl içerisinde farklı kentlerde meydana gelen olaylar ve patlamalarda 21 çocuk öldürüldü.



GAZ BOMBASINDAN KORUNURKEN KURŞUNLARIN HEDEFİ OLDU



2010 yılında 3 Haziran'da 14 yaşındaki Diren Basan, polise ait zırhlı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. 2 Temmuz'da 17 yaşındaki Ferhat Taruk ve 17 yaşındaki Çekdar Kınay Diyarbakır’ın Lice ilçesinde operasyondan dönen askerlerin hedefi oldu. 21 Temmuz'da 16 yaşındaki Canan Saldık, Van merkeze bağlı Kurubaş köyünde piknik yaparken Hacı Bekir Kışlası'ndan gelen kurşunla öldü. 18 Eylül tarihinde Hakkari'de ise Biçer mahallesinde bir uzman çavuş tarafından nişan alınarak kafasından vurulan 15 yaşındaki Enver Turan, 7 gün hastanede verdiği mücadeleyi kaybetti. Yılın 9 Ekim’inde Şırnak’ta polis müdahalesi sırasında gaz bombasından korunmaya çalışan 7 yaşındaki Umut Furkan Akçil, aracın altında kalarak yaşamını yitirdi.

ROBOSKİ KATLİAMI: 19 ÇOCUK KATLEDİLDİ 


2011 yılında da çocuklar kurşunların hedefi olmaktan kurtulamadı ve 20 Nisan’da Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 17 yaşındaki Halil İbrahim Oruç, polisler tarafından vurularak öldürüldü. Yılın son günleri olan 28 Aralık’ta, Kürt çocuklarına yönelik yapılan en büyük katliamlardan biri olan Roboskî katliamında, TSK’ye ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu katledilen 34 kişiden 19’u çocuktu.

YAŞAM MÜCADELESİNDE İRAN ASKERLERİNİN HEDEFİ OLDU

Yıl 2012, takvim yaprakları 25 Mart’ı gösteriyordu ve 11 yaşındaki Berfin Akın Nusaybin'in Akarsu beldesine bağlı İlkadım köyünde babası ile birlikte ölü bulundu. 7 Haziran’da Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde PKK’li Cengiz Özek’in cenaze töreninde çıkan olaylarda polislerin açtığı ateş göğsüne isabet eden 15 yaşındaki Özgür Taşar yaşamını yitiren yüzlerce çocuktan biri oldu. 8 Ağustos’ta Van’ın Çaldıran ilçesinde sınırı geçerek mazot getirmek isteyen 15 yaşındaki Vesim Zengin, İran askerleri tarafından kurşunlanarak öldürüldü. 2013 yılında ise mayın ve serbest patlayıcılar sonucu 4 çocuk yaşamını yitirdi.

268 GÜN SÜREN YAŞAM MÜCALESİ

Çocuk ölümlerinin artış gösterdiği 2014 yılında, Gezi Parkı eylemleri sırasında evinden çıkarak ekmek almaya giden 15 yaşındaki Berkin Elvan, polisin hedef gözeterek attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı ve 268 gün yoğun bakımda kalan Berkin, yaşam mücadelesine yenik düştü. 15 Haziran’da Adana’da 15 yaşındaki İbrahim Aras, zırhlı araçtan atılan gaz bombası fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi.

Erzurum’un Palandöken ilçesinde 17 Temmuz tarihinde 14 yaşındaki Furkan Çavuş’un hayvanlarını otlatmaktan döndüğü sırada polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. 10 Nisan tarihinde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ilçesinde 17 yaşındaki Serhat Savaş, Kobanê eylemleri sırasında polisin kullandığı gaz bombası kapsülünün kafasına isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Yine 6 Aralık’ta Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 18 yaşındaki Rojhat Özdel, polis kurşunlarının hedefi oldu ve yaşamını yitirdi. Yer Diyarbakır Sur ilçesi ve takvim yaprakları 16 Aralık’ı gösterdiğinde, bu kez 16 yaşındaki Kadri Çakmak, polis operasyonları sırasında başından iki ve göğsünden bir olmak üzere 3 kurşunla vurularak öldürüldü.


ÇOCUKLAR ÖLÜMLE GÜNDEME GELMEYE BAŞLADI

Demokratik Çözüm Süreci’nin sekteye uğradığı 2015 yılı, kurşunların hedefi olan çocukların ölümlerle gündeme geldiği yıl oldu. Yıl içerisinde asker ve polisin hedefi olan, yaşamını yitiren çocukların isimleri şöyle:

14 yaşındaki Ümit Kurt: 6 Ocak akşam saatlerinde çıktığı sokakta polislerin zırhlı araçtan açtığı ateş sonucunda yaşamını yitirdi.

12 yaşındaki Nihat Kazanhan: 14 Ocak’ta Cizre’de polislerin attığı gaz bombaları ve açtığı ateş sonucu öldürüldü.

3 yaşındaki Ecrin ve 9 yaşındaki Ensar Yıldırım: 13 Haziran’da Elazığ'ın Palu ilçesine bağlı Bozçanak köyünün Hanönü mezrasında el yapımı bombanın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

11 yaşındaki Beytullah Aydın: 26 Temmuz tarihinde Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Yeniköy'de polisin kovalaması sonucu 7'nci kattan düşerek can verdi.

17 yaşındaki Hasan Nerse: 29 Temmuz’da Şırnak'ın Cizre ilçesinde, polis ekipleri durdurdukları bir araçtan inen 4 kişiye ateş açtı. Yaralanan Hasan Nerse, polisin olay yerine kimseyi yaklaştırmaması sonucu kan kaybından yaşamını yitirdi.

17 yaşındaki Mehmet Hıdır Tanboğa: 7 Ağustos’ta Şırnak'ın Silopi ilçesine bağlı Zap mahallesinde polisin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

17 yaşındaki Fırat Elma: 8 Ağustos tarihinde İstanbul Esenler Tuna mahallesinde gece saatlerinde protesto gösterisi yaptığı belirtilen gruba polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

15 yaşındaki Emrah Aydemir ve 16 yaşındaki Orhan Aslan: 12 Ağustos tarihinde Ağrı'nın Diyadin ilçesinde çalıştığı fırın önünde özel harekat polisleri tarafından öldürüldü.

7 yaşındaki Baran Çağlı ile 10 yaşındaki Emin Yanaş: 27 Ağustos’ta Şırnak'ın Cizre ilçesinin Nur mahallesinde polis ve askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

16 yaşındaki Mazlum Turan: 29 Ağustos’ta Mardin'in Kızıltepe ilçesinde polisleri taşıyan servise düzenlenen saldırının ardından yol ve kimlik kontrolü yapan özel harekât timlerinin, ehliyeti olmadığı için "dur" ihtarına uymadığı iddiasıyla araca açtıkları ateş sonucu ensesine isabet eden tek kurşunla öldürüldü.

35 günlük Muhammed Tahir Yaramış: 5 Eylül’de Şırnak'ın Cizre İlçesi Nur mahallesinde devam eden sokağa çıkma yasağı sırasında rahatsızlanan rahatsızlanması üzerine çağrılan ambulansın polislerce engellenmesi nedeniyle yaşamını yitirdi.

10 yaşındaki Cemile Çağırga: Cizre’de 7 Eylül’de sokağa çıkma yasağının 4’üncü gününde Cudi mahallesinde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan ateş açılması sonucu yaşamını yitirdi. Cemile’nin cansız bedeni günlerce derin dondurucuda bekletildi.

10 yaşındaki Minlal Kerimi: Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde 7 Eylül günü Şapatan Jandarma Karakolu yakınlarında askerlerin "dur" ihtarına uymadığı iddiasıyla bir minibüse ateş açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.

16 yaşındaki Sait Nayici: 10 Eylül’de Cizre’de devam eden sokağa çıkma yasağı sırasında, Kasaphane civarında açılan ateşle öldürüldü.

10 yaşındaki Selman Ağar ve 14 yaşındaki Bünyamin İrci: Cizre’de 11 Eylül’de sokağa çıkma yasağı sırasında keskin nişancılar tarafından vurulması üzerine ambulansa izin verilmemesi nedeniyle kan kaybından yaşamını yitirdi.

18 yaşındaki Vedat Balık: 15 Eylül’de Van'da polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

8 yaşındaki Elif ve 12 yaşındaki Berat: 27 Eylül’de Bismil ilçesinde polisin attığı bomba atar mermisinin patlaması sonucu evde bulunan 8 yaşındaki Elif Şimşek öldürülürken, aynı gün 12 yaşındaki Berat Güzel de polisler tarafından öldürüldü.

2 Ekim’de Silvan'da çatışmaların şiddetlendiği Konak Mahallesi'nde 16 yaşındaki Vedat Akcanım ve 17 yaşında soy ismi öğrenilemeyen Deniz adlı bir çocuk polis ve askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

9 yaşındaki Veysel Atılgan: 10 Ekim’de yaşanan Ankara Tren Garı katliamında babası ile birlikte yaşamını yitirdi.

12 yaşındaki Helin Şen: 12 Ekim’de Sur ilçesinde ilan edilen “Sokağa çıkma yasağı” sırasında ekmek almak için evden çıktığı sırada polislerin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

79 GÜNDE 29 ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ

Yılın son günlerinde 14 Aralık 2015 ve 2 Mart 2016 tarihine kadar Cizre ilçesinde 79 gün süren sokağa çıkma yasağı sırasında asker ve polis kurşunlarının hedefi olan ve bodrumlarda yakılarak öldürülen çocukların isimleri ve yaşları ise şöyle:

“18 Aralık 2015’te İbrahim Akhan (15), 19 Aralık 2015’te Lütfü Aksoy (16), 22 Aralık 2015 Doğan İşçi (18), 25 Aralık 2015 Miray İnce (3 aylık), 28 Aralık 2015 Hüseyin Ertene(16), Hüseyin Selçuk (5), 6 Ocak 2016 Biseng Garan (12), 7 Ocak 2016 Nidar Sümer (17), 12 Ocak 2016 Garip Mübariz (18), 14 Ocak 2016 Yakup Isırgan (18), Yakup Akalın (12), 15 Ocak 2016 Büşra Akalın (10), 17 Ocak 2016 Hayrettin Şınnık (10), Danyel Ekinci (9), 18 Ocak 2016 Hüseyin Paksoy (16), 30 Ocak 2016 Sultan Irmak (16), 5 Şubat 2016 Abdullah Gün (16), 14 Şubat 2016 Ekrem Sevilgen (17), 15 Şubat 2016 Muharrem Erbek (17), 18 Şubat 2016 Sabri Sezgin (18), 19 Şubat 2016 Tahir Akdoğan (16), 23 Şubat 2016 Emel Ayhan (16), 24 Şubat 2016 Adil Küçük (16), 25 Şubat 2016 Güler Eroğlu (16), 26 Şubat 2016 Hülya Aksoy, 27 Şubat 2016 Mesut Özer (17), 12 Mart 2016 Hüseyin Kayalap (16), 30 Mart 2016 Harun Çağlı (4), 31 Mart 2016 Aynur Geçit (6).”


YASAKLAR İLE ÇOCUKLARIN ÖLÜM YILI OLDU

Ölümle başlayan yıl özellikle bölgede yaşanan çatışmalı ortam ve ilan edilen sokağa çıkma yasaklarından dolayı artarak devam etti.

6 Ocak 2016'da Silopi’de ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında 16 yaşındaki Aydın Mete ölü bir şekilde bulundu.

8 Ocak’ta Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında polis tarafından açılan ateş sonucu 17 yaşındaki Rozerin Çukur başına isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi.

4 Şubat’ta Sur’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, 13 yaşındaki Murat Menekşe polislerce açılan ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi.

6 Şubat’ta Sur’da devam eden yasak sırasında 14 yaşındaki Cihat Morgül vurularak yaşamını yitirdi. 

9 Şubat’ta Diyarbakır’da, Cizre’de yaşanan sokağa çıkma yasağı olaylarına tepki göstermek amacıyla Koşuyolu Parkı'nda bir ayara gelerek protesto yürüyüşü gerçekleştirmek isteyen yurttaşlara polis müdahalesi sırasında 16 yaşındaki Mahmut Bulak açılan ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi. 

14 Şubat’ta Nusaybin’in Dicle mahallesinde zırhlı polis araçlarından açılan ateş sonucu, 12 yaşındaki Muğdat Ay isimli çocuk vurularak yaşamını yitirdi. 

3 Mart’ta Şırnak İdil’de sokağa çıkma yasağı sırasında, 17 yaşındaki Mazlum Kapalıgöz ve 16 yaşındaki Orhan Abay’ın cansız bedenleri Turgut Özal mahallesinde bulundu.

7 Mart’ta ise İdil’de devam eden yasak sırasında Dirsekli köyü ile Kuyulu köyü arasında 15 yaşındaki Sevilay Yıldız ve 13 yaşındaki Fatma Eraslan’ın cenazeleri bulundu. 

8 Mart’ta yine İdil ilçesinde 17 yaşındaki Hüseyin Dayan vurularak yaşamını yitirdi. 

9 Mart İdil ilçesinde sokağa çıkma yasağı sırasında yıkılan bir binanın enkazın altından 15 yaşındaki Mete Ağır, 15 yaşındaki Ahmet Varlı ve 14 yaşındaki Ramazan Gümüş’ün cenazeleri çıkarıldı. 

5 Nisan’da Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde toplanan bir gruba polis tarafından gerçekleşen müdahale sırasında, 17 yaşındaki Sema Çelik, kafasından vurularak yaşamını yitirdi.

6 Nisan’da Silopi ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında, Barbaros Mahallesi'nde bir eve top mermisinin isabet etmesi sonucu 2 yaşındaki Esra Şalk kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Aynı gün Başak Mahallesi'ndeki evlerinin balkonunda oyun oynayan 14 yaşındaki Rahime Sanır açılan ateş sonucu vurularak yaşamını yitirdi. 

14 Nisan’da Şırnak’ın İdil ilçesinde, evinin önünde oynadığı sırada bulduğu cismin patlaması sonucu 4 yaşındaki Hidayet Tek yaşamını yitirdi.

15 Mayıs’ta Silopi’de, Celali Deresi mevkiinde bir cismin patlaması sonucunda 10 yaşındaki Enes Erdem yaşamını yitirdi.

27 Haziran’da Hakkari Çukurca’da Ormanlı köyü kırsalına askerlerce atılan obüs topları, hayvanlarının otlatan çobanların bulunduğu bölgeye düşmesi sonucu meydana gelen patlamada Erkan Ölmez isimli çocuk yaşamını yitirdi.

9 Temmuz’da Ağrı’nın Diyadin ilçesine bağlı Taşkesen köyü Kanispi yaylasında koyun otlatan 15 yaşındaki Fettah Erdem mayın patlaması sonucu yaşamını yitirdi.

15 Temmuz’da Siirt ilinde jandarma ve polis karakollarına yapılan saldırının ardından çıkan çatışma sırasında, evin damında bulunan 10 yaşındaki Yusuf Erzen ağır yaralandı. Erzen 24 Eylül’de yaşamını yitirdi.

23 Ağustos’ta Mardin Nusaybin’de bilinmeyen bir cismin patlaması sonucu 12 yaşındaki Fehime Korkmaz yaşamını yitirdi.

30 Ağustos’ta Van’ın Hacıbekir mahallesinde bir adrese yapılan baskın esnasında kendi evinin bahçesinde otururken, zırhlı araçtan etrafa rastgele açılan ateş sonucu, 17 yaşındaki Mustafa Duman tedavi gördüğü hastanede kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.

11 Ekim’de Hakkâri Yüksekova’da oyun oynayan çocukların yerde buldukları cisim ellerinde patlaması sonucunda 10 yaşındaki Umut Ayvalık yaşamını yitirdi.

18 Ekim’de Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı ardından meydana gelen patlamada, moloz yığınları arasında hurda toplayan 14 yaşındaki Kadri Barak yaşamını yitirdi. 




Kaynak: dihaber

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 863 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI