Bugun...



Rusya’nın Ukrayna’ya Saldırısına Sol, Sosyalist Partiler ve Emek- Meslek Örgütleri ne dedi

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı Emek ve demokrasi güçleri ve Sosyalist partiler şiddetle kınarken, ‘Savaşa hayır, Hemen Şimdi Barış’ için birlikte mücadelenin altını çizerek savaşın içeriğini yorumladılar. Konuya ilişkin açıklamalar şöyle;

facebook-paylas
Güncelleme: 26-02-2022 13:06:50 Tarih: 25-02-2022 00:32

Rusya’nın Ukrayna’ya Saldırısına Sol, Sosyalist Partiler ve Emek- Meslek  Örgütleri  ne dedi

Rusya’nın Ukrayna’ya Saldırısına

Sol, Sosyalist Partiler ve Emek- Meslek  Örgütleri  ne dedi

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı Emek ve demokrasi güçleri ve Sosyalist partiler şiddetle kınarken, ‘Savaşa hayır, Hemen Şimdi Barış’ için birlikte mücadelenin altını çizerek savaşın içeriğini yorumladılar.

Konuya ilişkin açıklamalar şöyle;

SOL Parti: Emperyalist müdahaleye ve savaşa karşı duracağız

SOL Parti, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyon başlatmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Dünya bir kez daha emperyalist emeller peşinde, ekonomik çıkarlar uğruna, büyük devlet iddialarını kanıtlamak hevesiyle korkunç bir savaşın eşiğinde" denildi. Açıklamada, "SOL Parti anti emperyalist, savaş karşıtı tutumuyla Ukrayna’da ve bölgede kan dökülmesini önlemek, savaş karşıtlarını seferber etmek için bütün gücüyle mücadele edecektir" ifadelerine yer verildi.

SOL Parti, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik askeri operasyon başlatmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

 

"Dünya bir kez daha emperyalist emeller peşinde, ekonomik çıkarlar uğruna, büyük devlet iddialarını kanıtlamak hevesiyle korkunç bir savaşın eşiğinde" denilen açıklamada, "Bu savaşın başta Ukrayna halkı, Rusya’ya da Avrupa’ya da tüm bölge ülkelerine de bedeli çok ağır olacaktır" denildi.

 

Emperyalizmin bir kez daha dünya halklarına acılar yaşattığı vurgulanan açıklamada, "Büyük güçler arasındaki çekişme insanlığa ağır bedeller ödetiyor. AKP iktidarı emperyalist müdahalenin parçası olma hevesinden, ABD ve NATO’nun dümen suyunda ülkeyi yeni felaketlere götürecek her tür hamleden vazgeçmelidir" ifadeleri kullanıldı.

 

Açıklamada, "SOL Parti anti emperyalist, savaş karşıtı tutumuyla Ukrayna’da ve bölgede kan dökülmesini önlemek, savaş karşıtlarını seferber etmek için bütün gücüyle mücadele edecektir" ifadelerine yer verildi.

SOL Parti'den yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

 

"Dünya bir kez daha emperyalist emeller peşinde, ekonomik çıkarlar uğruna, büyük devlet iddialarını kanıtlamak hevesiyle korkunç bir savaşın eşiğinde. Öncelikle vurgulayalım, bu savaşın başta Ukrayna halkı, Rusya’ya da Avrupa’ya da tüm bölge ülkelerine de bedeli çok ağır olacaktır.

 

Rusya’nın, SSCB’nin dağılması sürecinde Almanya’nın birleşmesine ses çıkarmaması, Kızıl Ordu birliklerinin Doğu Avrupa’dan çekilmesi karşılığı ABD de NATO’nun doğuya doğru genişlemeyeceği garantisini vermişti. Bilindiği gibi bu sözde durulmadı, NATO genişlemeci hamlelerle Doğu Avrupa ülkelerini birer birer bünyesine kattı. 2014’te ise ABD destekli bir darbe ile Ukrayna’nın seçilmiş cumhurbaşkanı devrildi. Ülke fiilen ABD-AB destekli batı ve Rusça konuşanların ağırlıkta bulunduğu doğudaki Donbas bölgesi arasında bölünmüş oldu. Ukrayna halkı IMF kemer sıkma politikalarının boyunduruğunda, kaynaklarını dış borç ödemeleriyle tüketerek, sürekli bir çatışma ortamı içerisinde yoksulluk ve sefaletin pençesine düştü.

 

2022 yılının girişiyle birlikte ABD, Afganistan’daki fiyaskonun izlerini silmek, önü alınamayan COVID salgınını hasır altı etmek, Demokratik Parti ve Biden’in düşen popülaritesini Kasım 2022 ara seçimleri öncesi canlandırmak gibi nedenlerle Ukrayna sorununu kaşımaya başladı. ABD’nin savaş kışkırtıcılığının altında yatan bir diğer neden ise ABD’nin Baltık denizinin altından geçecek Rus doğalgazını Almanya’ya ulaştıracak Kuzey Akım 2 projesini baltalama isteği. Çünkü bu projenin Rusya ile AB’nin ekonomik entegrasyonunu perçinlemesi, kolektif emperyalizmin lideri ABD’yi aradan çıkarması sakıncalı bulunuyor.

 

İşte bu nedenlerle ABD bir anda Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin eli kulağında olduğu propagandasını yaymaya başladı. Donbas bölgesinde arka arkaya provokatif olaylar patlak verdi, Ukrayna ordusu doğuda kışkırtıcı faaliyetlere girişti.

 

Putin de bu durumdan pek şikayetçi görünmüyor. Çünkü ABD’nin Rusya’yı doğrudan karşısına alıp Soğuk Savaş dönemindeki gibi büyük devlet statüsüne oturtması ülke içerisinde Rus milliyetçiliği propagandası yapması, toplumsal muhalefetin sesini kısmasının koşullarını yaratıyor. Kısa vadede petrol, doğalgaz ve diğer hammadde fiyatlarındaki yükseliş de işine geliyor. Nitekim dün Donetsk ve Luhansk cumhuriyetlerini tanıdığını ilan etmesi ve sınırda askeri harekata girişmesi ABD’nin savaş davetini resmen kabul etmesi anlamına geliyor.

 

Halbuki Ukrayna’nın çıkarı bağımsız, egemen ve tarafsız bir ülke olarak toprak bütünlüğünün korunmasından geçiyor. Donbas bölgesindeki Rusça konuşan halkın kültürel özerkliğinin kabul edilmesi, can ve mal güvenliğinin garanti altına alınması da hayati önem taşıyor. ABD ve NATO, Ukrayna’dan ellerini çektiğini açıklamalı, ülkeye silah ve mühimmat sevkinden bir an önce vazgeçmelidir. Putin de Lenin’in Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı ilkesini bile tanımayan, Ukrayna ve Belarus’u Rusya’ya katmayı meşru gören aşırı şoven tarih okumalarını terk etmeli Ukrayna’nın kayıtsız şartsız bağımsızlığını tanıdığını teyit etmelidir.

 

2014’te Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı gözetiminde imzalanan Minsk Protokolü çözüm için elverişli çerçeveyi sunuyor. Tüm taraflar bu protokole sadık kalacağını ilan etmelidir. Karşılıklı uygulanarak ekonomik yaptırımlar, Ukrayna halkına daha fazla ekonomik darbe vuracağı gibi, Rusya’ya da Almanya ve Fransa dahil AB ülkelerine de büyük maliyetler getirecektir. Bu felaketten bir an önce dönülmelidir.

 

Emperyalizm bir kez daha dünya halklarına acılar yaşatıyor, büyük güçler arasındaki çekişme insanlığa ağır bedeller ödetiyor. AKP iktidarı emperyalist müdahalenin parçası olma hevesinden, ABD ve NATO’nun dümen suyunda ülkeyi yeni felaketlere götürecek her tür hamleden vazgeçmelidir. SOL Parti anti emperyalist, savaş karşıtı tutumuyla Ukrayna’da ve bölgede kan dökülmesini önlemek, savaş karşıtlarını seferber etmek için bütün gücüyle mücadele edecektir."

 

SYKP: Hegemonya savaşlarına, işgale hayır!

Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Rusya ve Ukrayna arasında başlayan savaşa dair yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, “Ukrayna’da Batı/NATO ve Rusya’nın yayılmacılığına ve hegemonya savaşlarına hayır” denildi.

Açıklamada partimizin halkların kendi kaderlerini tayin hakkını, halklar arasında kardeşliği ve barışı ikircimsiz biçimde savunduğumuz hatırlatılırken “Emperyalist ve hegemonyacı savaşları, bu savaşların taraflarını şiddetle kınadığımızı ilan ediyor, Ukrayna proletaryasının ve ezilen halklarının sırtlarındaki sömürgenleri yere çalma, doğudan ve batıdan emperyalist ve yayılmacı kuşatmayı kırma mücadelelerinin yanında olduğumuzu duyuruyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin de silah satışından, kışkırtıcı ve savaş yanlısı dış politikadan vazgeçmesinin gerekliliğinin altı çizilen, “NATO ve askeri ittifaklar dağıtılmalıdır, Hegemonya savaşlarına, işgale hayır!” denilen açıklamanın tamamı şöyle:

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız!

 

 

HDP: Ukrayna'da yaşananlar NATO ve Rusya arasındaki egemenlik mücadelesinin son halkasıdır

HDP Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Ukrayna’da olanlar sadece iki komşu ülke arasında yaşanan bir gerilim değil aynı zamanda NATO ve Rusya arasındaki egemenlik mücadelesinin son halkasıdır” denildi.

HDP’nin açıklamsının tamamı şöyle:

"2014 yılından bu yana Ukrayna-Rusya arasında yaşanan gerilim, bugün yaşanan gelişmelerle birlikte büyük bir savaş ve felaketin kapısını aralamıştır. Ukrayna’da olanlar sadece iki komşu ülke arasında yaşanan bir gerilim değil aynı zamanda NATO ve Rusya arasındaki egemenlik mücadelesinin son halkasıdır.

Rusya’nın uluslararası hukuku ihlal ederek başlattığı askeri müdahaleyi kesin bir şekilde reddediyoruz. Rusya Hükümetini, Minsk Anlaşmasına sadık kalarak askeri operasyonları durdurmaya ve müzakere kanallarını yeniden açmaya çağırıyoruz.

Ukrayna Hükümetini, iki blok arasında gerilimi artıracak tutumdan vazgeçmeye çağırıyor, Rusya ile diyalog kurma girişimlerini destekliyoruz.

AKP Hükümetini ise Montrö Boğazlar Sözleşmesinden doğan tüm yetki ve sorumluluklarını hiçbir biçimde esnetmeden yerine getirmeye çağırıyoruz.

Sivillerin korunması ve insani trajedilerin önlenmesi için başta Birleşmiş Milletler ve AGİT olmak üzere uluslararası kurumları inisiyatif almaya çağırıyoruz."

 

TİP: Tek Yol Barış

Türkiye İşçi Partisi, yayımladığı geniş açıklamada barış çağrısı yaptı. “Rusya'nın saldırısına da NATO'nun genişlemesine de ‘dur’ diyoruz” denilen açıklamada müzakere vurgusu yapıldı. “Türkiye barışın tarafı olmalı, bunun için gerekli girişimleri başlatmalıdır” denilen açıklamanın tamamı şöyle:

TİP:

“Rusya’nın saldırısına da NATO’nun genişlemesine de dur diyoruz”

Askeri çözüm arayışlarına, saldırganlığa, emperyalist ve yayılmacı girişimlere karşı olduğunu belirten Türkiye İşçi Partisi (TİP), “Ülkemizde, ateşe benzin dökmek isteyenler, silahlanma yarışının parçası olmayı hedefleyenler, çatışmadan medet umanlar olduğunu açık. Oysa çözüm kapsamlı müzakereler ve barıştadır” dedi.

TİP’in açıklamasında, Türkiye’nin herhangi bir taraftan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ihlali anlamına gelecek tüm talepler reddetmesi gerektiği vurgulanarak, “İstikrarsız ve ateş hattındaki bir bölgede savaşı ve silahlanmayı desteklemek halkımızın çıkarlarına değildir. Türkiye barışın tarafı olmalı, bunun için gerekli girişimleri başlatmalıdır” denildi.

 

 

 

 

 

 

EMEP: Emperyalist savaşa karşı barışın sesini yükseltelim!

 

Emperyalist savaş tehdidinin sadece bombaların patladığı coğrafyayı değil, bütün dünya halklarını tehdit ettiğine dikkat çeken EMEP, “Bu savaş haklı bir savaş olmadığı gibi halkların savaşı da değildir. Bu savaş pandemi ve ekonomik kriz sürecinde enerji şirketlerinin, kapitalistlerin, silah tekellerinin ve emperyalistlerin barbarlık savaşıdır. İşçi sınıfı, emekçiler ve halkların yapması gereken şey; her yerde savaşa karşı tepki göstermek, emperyalist politikalara karşı barışın sesini yükseltmektir. Bekleyemeyiz, izleyemeyiz!” dedi.

EMEP’in açıklamasında emekçiler ve bütün halk savaşa karşı tutum almaya çağrılırken “Tırmanan gerilim ve savaş karşısında Türkiye’nin güvencesi NATO olamaz. NATO emperyalist bir savaş örgütüdür. Türkiye NATO’dan çıkmalı, emperyalist savaşlarda Türkiye’yi taraf yapan tüm anlaşmalar iptal edilmelidir” denildi.

 

 

 

SOL Parti: Emperyalist müdahaleye ve savaşa karşı duracağız!

 

Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ile açılan yeni savaş cephesinde, büyük güç kavgasının ortasında ezilenin Ukrayna halkı olduğunu belirten SOL Parti, “Bu sonuçtan ülkeyi iki bölge, iki ruh hali, iki gelecek tasavvuru şeklinde bölen herkes sorumludur” dedi.

SOL Parti açıklamasında olası NATO taleplerinin reddedilmesi gerektiği vurgulandı: “ABD ve NATO’nun emperyalist yayılmacılığı halklara kan, ölüm ve yoksulluktan başka bir şey getirmeyecektir. AKP, ülkemizi bu savaşa ortak edecek her tür adımdan uzak durmalıdır. ABD’den gelebilecek olan Karadeniz’de NATO varlığının arttırılması talepleri reddedilmelidir.”

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız!

 

 

 

TÖP: “Emperyalist paylaşım savaşına karşı halkların barışını savunalım”

Toplumsal Özgürlük Partisi’nden yayımlanan açıklamada emperyalist güçlerin paylaşım savaşının kapitalizmin derinleşen krizi tarafından şiddetlendirildiğine dikkat çekilerek, savaşa karşı halkların barışını savunmanın hayati önem taşıdığı belirtildi.

 

 

 

 

TKP: “NATO’ya; burjuvazinin ve emperyalist işbirlikçilerinin planlarına; ırkçılık ve milliyetçiliğe karşı safları sıklaştıralım”

TKP, Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya katılışının 70. yılı vesilesi ile Yunanistan Komünist Partisi ile birlikte yaptıkları ortak açıklamada “Türkiye ve Yunanistan bugün de emperyalist NATO planlarında yer almayı sürdürüyorlar. Bir yanda Rusya’yı kıskaca almaya dönük askeri müdahalelerde NATO’nun kalesi konumunu üstlenirken, diğer yanda kendi halklarını misillemelere karşı açık hedef haline getiriyorlar. Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı askeri operasyon da tam da bu kapsamda ve bu emperyalist çekişme ortamında ateşe benzin boşaltma anlamına geldi” dedi.

Açıklamada NATO ile ilişkilerin sonlandırılması istenirken “Yunanistan ve Türkiye Komünist Partileri olarak, ortak bayrağımız proleter enternasyonalizmi altında, işçi sınıfını ve tüm emekçi halklarımızı NATO’ya; burjuvazinin ve emperyalist işbirlikçilerinin planlarına; ırkçılık ve milliyetçiliğe karşı safları sıklaştırmaya ve iki ülkenin halklarının barış içerisinde bir arada yaşayabileceği ve yaşamasının zorunlu olduğu mesajını güçlendirmeye çağırıyoruz!” denildi.

Ayrıntılı haber için tıklayınız!

 

ESP: Ukrayna’da emperyalist savaşa hayır!

ESP Merkez Yürütme Kurulu yaptığı açıklama ile şunları söyledi:

adına “Ukrayna-Rusya krizi” denilen gerçekte ise ABD/NATO ile Rusya arasında emperyalist çıkar çatışmasından başka bir şey olmayan yeni bir savaşın fitili ateşlendi. Aylardır devam eden gelirim, Rusya’nın Donetsk ve Luganks özel bölgelerinin bağımsızlığını resmen tanıdığını açıklaması ve hemen ardından ordusunu bu bölgelere sürmeriyle Ukrayna, emperyalist savaşın merkez üssü haline geldi.

Sürecin işgal ve savaş düzeyine gelmesinin temel sorumluları, ABD ve Rusya emperyalistleriyle ırkçı-faşist Ukrayna rejimidir. Emperyalist çıkarlar ve yayılmadı sömürgesi politikalar bu sürecin asıl motivasyon kaynaklarıdır. Karşılıklı güçler tarafından ortaya sürülen “bağımsızlık”,”toprak bütünlüğü”,”ulusal güvenlik”,”terörizm”,”ulusal çıkarlar” bu savaş siyasetinin emperyalist karakterini gizlemeye dönük kılıflardan ibarettir.

 

TKH: Savaşa karşı devrimci tutum emperyalizme karşı duruşla mümkündür!

 

Ukrayna’daki gelişmeler ve bugün yaşanan savaş, ABD ve Avrupa Birliği’nin başını çektiği emperyalizmin yayılmacı, saldırgan ve provokatif siyasetinden bağımsız ele alınamaz. Bu gerçek ortaya konulmadan Ukrayna’da yaşanan gelişmelere yönelik her analiz ve tutum, başta ABD olmak üzere emperyalizmin saldırgan ve yayılmacı gerçek yüzünü örteceği gibi Ukrayna’daki Nazi yanlısı faşist darbe rejimini ve kendi ülke vatandaşlarına karşı 8 yıldır askeri güç kullanmasını aklamak anlamına gelecektir.

Bugün Ukrayna’da yaşanan savaşın sorumluları aranacaksa önce ABD emperyalizmine ve sonra Ukrayna’daki Nazi yanlısı faşist darbe iktidarına bakılmalıdır.

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız!

 

Halkevleri: “Emperyalist ve gerici paylaşım savaşlarına hayır!”

“ABD emperyalizmi ve NATO’nun eski Sovyet topraklarına doğru izlediği yayılmacı çizgi ile bunun karşısında bölgesel hegemonyasını korumak isteyen Rusya uzun zamandır bölge halklarının çıkarlarını ve iradesini hiçe sayan gerici bir mücadele içindeydi. Bu gerici çekişme Ukrayna üzerinde yoğunlaştı ve bu sabah itibari ile açık savaşa dönüştü” diyen Halkevleri, çatışmayı “NATO ittifakı içi gerilimleri ve Rus yayılmacılığını da barındıran emperyalist-kapitalist sistem içi bir çatışma” olarak tanımladı.

Emperyalist kapitalist sistemin krizini aşmak için savaşlara başvurduğu belirtilen Halkevleri açıklamasında, “Yaşanan gerici bir paylaşım-hegemonya savaşıdır ve dünya halklarının çıkarına değildir. Bu savaşın tarafı olmakta ülkemizin bir çıkarı yoktur” denildi ve AKP iktidarının NATO ittifakındaki emperyalist güçlerin aktif unsuru olarak bu savaşın açığa çıkmasında doğrudan sorumluluğu olduğu belirtildi.

Açıklamada “NATO’nun genişleme siyasetinin ve emperyalist işgallerin askeri, ekonomik, diplomatik taşeronluğu siyasetine son verilmelidir” denildi.

Açıklamanın tam metni için tıklayınız!

 

SMF: “Emperyalist savaşlara geçit vermeyelim!”

 

“Ukrayna’ya karşı bağımsızlığını ilan eden Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerine karşı Ukrayna’nın NATO destekli tanımama ve saldırı politikası, Rusya emperyalizminin Karadeniz’e doğru yayılmacı politikasıyla birlikte bir savaşa dönüşmüş durumdadır” diyen Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), bu savaşta en büyük bedeli emekçilerin ödeyeceğini belirterek “Emperyalist savaşlara, sömürgeciliğe, işgale ve ilhaka karşı çıkmak; emekçi ve ezilen halkların enternasyonal mücadelesini büyütmek dışında bir seçeneğimiz bulunmamaktadır” dedi.

SMF açıklamasında “ABD öncülüğündeki NATO coğrafyamız, bölgemiz başta olmak üzere tüm dünya için en büyük ve başlıca tehdittir. NATO yayılmacılığı ve savaş politikasına geçit verilmemelidir. NATO’ya karşı mücadele birinci dereceden sorumluluğumuzken, Rusya emperyalizminin bölgedeki yayılmacılığına, işgal, ilhak politikasına ve saldırganlığına karşı mücadele de ertelenemez bir görevdir” denildi.

SODAP:

“Emekçi halklar emperyalizmden bağımsız bir gelecek ufku ile birleşmedikçe…” 

Rusya’nın saldırısıyla başlayan Ukrayna savaşının Rus oligarklar, Batılı emperyalistler ve Ukraynalı neo-nazilerin iktidar ve talan amaçlı mücadelelerinin bir yansıması olduğunu söyleyen Sosyalist Dayanışma Platformu, “Çok kutupluluk” olarak tanımladığı mevcut uluslararası tablonun, emekçi halklar emperyalizmlerden bağımsız bir örgütlenme ve gelecek ufku arkasında birleşmedikçe son 30 yıldan daha iyi bir dünya yaratmayacağını vurguladı.

 

 

 

 

 
 
 
 

Alınteri: Emperyalist savaş ve müdahalelere karşı sınıf savaşını yükselt!

Bu işgal, emperyalist kapitalist dünyada yeni bir dönemin işaret fişeği özelliğini taşıyor. Pandemiyle birlikte derinleşen çok yönlü kriz, emperyalist kutupların birbirlerinin etki alanlarını daraltma hamlelerini büyütmenin yanında, enerji kaynakları ve dolaşım hatları üzerindeki kontrol kavgasını da keskinleştirdi.

Dolayısıyla Ukrayna’da aylardır karşılıklı gövde gösterileri ve tehditlerle tırmandırılan kriz, bu emperyal rekabet ve hesapların ürünüdür. Bu rekabetin yarın karşımıza nerede, hangi biçimlerde çıkacağı bilinmez. Ama bu kaynamanın burada kalmayacağı kesindir.

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız!

 

 

 

 


 

Türkiye'deki sendika ve meslek örgütlerinden, Rusya'nın Ukrayna'daki işgaline tepki

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, açıklama yayınladı. Savaşın başta Rusya ve Ukrayna emekçileri olmak üzere tüm bölge halklarına zarar vereceğini belirten Çerkezoğlu, “Rusya’yı saldırılarını durdurmaya, NATO’yu da yayılmacı planlarından vazgeçmeye çağırıyoruz” dedi. 
Rusya’nın saldırılarına son vermesinin acil öncelikleri olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, “NATO’nun Ukrayna’ya yönelik genişleme planı ve Ukrayna’yı silahlandırarak Rusya’yı kuşatma girişimleriyle artan gerilim, Rusya’nın işgal girişimi ile sıcak savaşa dönüşmüştür. Farklı emperyalist projelerin ve yayılmacı hayallerin çatışması emekçilere yıkım getirmekte, dünyayı ve halkları felakete sürüklemektedir” diye belirtti. 
Çerkezoğlu, açıklamasını şöyle bitirdi:
 

 

 “Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu’nun (ETUC) dünyanın daha fazla savaşa değil yeni bir toplumsal sözleşmeye, insanlara, istihdama ve barışa yatırım yapılmasına ihtiyacı olduğu yönündeki uyarılarına katılıyor, sorunların müzakere ile çözülmesine dair çağrısını destekliyoruz.”

 

KESK: KAYNAKLAR SAVAŞA DEĞİL İNSANCA YAŞAM İÇİN KULLANILMALI

 Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) da sosyal medya hesabından Rusya ve Ukrayna çatışmasına tepki gösterdi.KESK’in açıklaması şu şekilde: “Ukrayna krizinde yaşananlar kapitalistlerin çıkar ve paylaşım kavgasıdır. Savaş kışkırtıcılığına alet olmayacak, barıştan yana saf tutacak, emperyalizme karşı mücadele edeceğiz. Halklar geleceklerini kendileri belirlemeli, kaynaklar savaşa değil insanca yaşam için kullanılmalıdır.”

 

TMMOB: BARIŞ HEMEN ŞİMDİ

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) da sosyal medya üzerinde tepki gösterdi: “Emperyalist Saldırganlığa, NATO Yayılmacılığına ve Rus İşgaline Hayır! Savaş bir insanlık suçudur! Barış Hemen Şimdi!”
 
 
 
 
 

 

Savaşa hayır

Bir süredir devam eden kriz bu sabah Rusya'nın başlattığı askeri harekatla işgal boyutuna sıçramış durumda. Halkların kendi kaderlerini tayin hakkına inanan, insan haklarını, yaşam hakkını savunan, militarizme, savaşa karşı olan herkes savaşa hayır demekle yükümlü.

— Alevi Kadınlar (@17AleviKadinlar) February 24, 2022

 

 

Savaşa hayır!

Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm hak örgütlerini savaşa karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Ukrayna’da ve Rusya’da barış için mücadele eden LGBTİ+’ların ve LGBTİ+ örgütlerinin yanındayız.

Kaos GL

 

Öğrenci Sendikası

@OgrenciSen_

 

Türkiye’den Ukrayna’ya eğitim görmeye giden arkadaşlarımızın can güvenliklerini önceliğe alarak bölgeden acil tahliyeleri hayati bir mesele haline gelmiştir! Öğrenci Sendikası Türkiye Meclisi’nin konuya ilişkin açıklaması:

 

 

Öğrenci Kolektifleri

@kolektifler

 

Rusya'nın saldırısı emperyalistler arasındaki hegemonya kavgasının bir yansımasıdır. Emperyalistlerin çıkarı, ezilen halkların yaşam hakkından daha değerli değildir. Emperyalizmin Çıkar Savaşlarına Hayır! Yaşasın Halkların Kardeşliği!

 

 

Almastı - Çerkes Kadın Hareketi

@Almastikadin

 

Savaş insanlık suçudur. Barış, hemen şimdi!

 

 

Rosa Kadın Derneği

@rosakadinderne1

 

#Barış haktır! Öyle sadece insanlara mahsus olan haklardan da değil hem. Bütün doğanın, hayvanların ve insanların hakkıdır barış içerisinde bir hayat sürmek. “Savaşa hayır” demek bu sebeple bütüncül bir sorumluluğun parçasıdır. #KadınlarBarışİstiyor #SavasaHayır

 

 


Hayvan Özgürlüğü Kolektifi

@HKolektifi

 

Emperyalistlerin güç savaşına karşı bağımsızlık diyen halklarla beraberiz. İnsanlara ve insan dışı hayvanlara ölüm ve acıdan başka bir şey getirmeyen emperyalist savaşlara dur diyoruz. Kahrolsun emperyalizm,yaşasın halkların bağımsızlık mücadelesi,yaşasın antitürcü mücadelemiz!

 


 

 

Sosyalist Gençlik Hareketi

@SGHareketi

​Partizan Gençlik'ten Demokratik Gençlik Hareketi'ne, Sosyalist Öğrenci Hareketi'nden Sosyalist Gençlik Hareketi'ne Gençliğin Sosyalizm Bayrağını Yükseltiyoruz! Sosyalist Gençlik Hareketi Deklarasyonu




Kaynak: sendika org dierleri

Editör: Yeniden ATILIM

Bu haber 178 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI