Bugun...



Cumartesi Anneleri'yle olan Demirtaş,: İŞİDİ'i besleyenler, Paris katliamı karşısında timsah gözyaşını dökenlerd

Cumartesi Anneleri'nin 555'inci hafta eylemine destek veren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Farqîn'de yaşananlara tepki göstererek, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na Farqîn'e beraber gitme çağrısı yaptı. Demirtaş, "Her gün ısrarla özel harekatçıları oralara gönderip sivil insanları katlettireceğine, buyur bir gün beraber gidelim" dedi. Paris katliamını da lanetleyen Demirtaş, "DAİŞ'i besleyip pohpohlayanlar, bugün bu katliam karşısında timsah gözyaşını dökenlerdir" diye konuştu

facebook-paylas
Güncelleme: 15-11-2015 04:49:14 Tarih: 14-11-2015 18:17

Cumartesi Anneleri'yle olan Demirtaş,:  İŞİDİ'i besleyenler, Paris katliamı karşısında timsah gözyaşını dökenlerd

Cumartesi Anneleri'yle beraber olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,:

İŞİDİ'i besleyenler, Paris katliamı karşısında timsah gözyaşını dökenlerdir

 

 

Cumartesi Anneleri'nin 555'inci hafta eylemine destek veren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Farqîn'de yaşananlara tepki göstererek, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na Farqîn'e beraber gitme çağrısı yaptı. Demirtaş, "Her gün ısrarla özel harekatçıları oralara gönderip sivil insanları katlettireceğine, buyur bir gün beraber gidelim" dedi. Paris katliamını da lanetleyen Demirtaş, "DAİŞ'i besleyip pohpohlayanlar, bugün bu katliam karşısında timsah gözyaşını dökenlerdir" diye konuştu

İSTANBUL / DİHA -  Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri adalet arayışlarının 555'inci haftasında Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli kayıplar nerede" yazılı pankartının açıldığı eylemde, "Farqîn'de vahşet var. İnsanlık ses ver" yazılı dövizi ile gözaltında kaybedilenleri ve kırmızı karanfiller taşındı. Diyarbakır'daki evine 22 Kasım 1993'te yapılan baskın sonucu gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Mehmet Şah İkincisoy'un akıbetinin sorulduğu eyleme, bu hafta HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da destek verdi.

Farqîn ve Paris katliamının lanetlendiği eylemde ilk olarak 21 Mart 1995 yılında gözaltına alındıktan sonra işkence görmüş ve bedeni kimsesizler mezarlığında bulunan Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak konuştu. Ağabey Ocak, Farqîn'de yaşanan AKP terörünün "Beyaz Toros" zihniyetinin aynısı olduğunu söyledi. 13 Eylül 1980'de gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise, 35 yıldır süren adalet mücadelesine yılmadan devam edeceklerini belirterek, "Cizre, Suruç, Diyarbakır, Ankara insanlık suçu işlendi şimdi de Farqîn'de insanlık suçu işliyorlar" dedi.

Kayıp yakınlarının konuşmasının ardından konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Farqîn ve Paris katliamına değinerek, "IŞİD'e zemin hazırlayanlar hesap verecekler. DNA'ları IŞİD'le ortak olanlar, IŞİD'le başa çıkamazlar" dedi.

Buldan: Biz bu katliamlara yabancı değiliz

HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, katliamlara yakından tanıklık ettiklerini ifade ederek, "Paris'te bir katliam yaşandı. Biz bu tür katliamlara yabancı değiliz. Farqîn'de da tanık olduğumuz yabancı olmadığımız bir katliam" dedi. Buldan, adalet arayışından vazgeçmeyen Cumartesi Anneleri'nin ellerinin AKP'nin yakasını bırakmayacağını söyledi.

Demirtaş: DAİŞ'i besleyenler, Paris katliamı karşısında timsah gözyaşını dökenlerdir

Buldan'ın konuşmasının ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş konuştu. Demirtaş da konuşmasında, Paris katliamını değerlendirdi. DAİŞ'i besleyen tüm devletlerin artık sorumluluklarının farkına varması gerektiğini belirten Demirtaş, "Ezilen insanlar, acı faturayı ödemek zorunda kalıyor. Türkiye'de de bu faturayı bizler ödedik. DAİŞ'i besleyip pohpohlayanlar, bugün bu katliam karşısında timsah gözyaşını dökenlerdir. Fransa'nın acısını paylaşıyoruz ama IŞİD'e karşı da ortak mücadele çağrısı da yapıyoruz" dedi. Türkiye'nin ve Arabistan gibi ülkelerin DAİŞ ile mücadele etmediklerinin görülmesi gerektiğini dile getiren Demirtaş, bunu Suruç ve Ankara katliamından bildiklerini söyledi.

'Davutoğlu en büyük şovmendir'

"12 gündür Farqîn başta olmak üzere Nisêbîn'de hukuksuz bir şekilde süren sokağa çıkma yasağı zaten DAİŞ zihniyetinin iktidarda olduğunu gösteriyor" diyen Demirtaş, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın da içerisinde bulunduğu heyete gerçek mermilerle ateş edilmesine şu sözlerle tepki gösterdi: "Ülkenin Başbakanı kalkıp 'Şov yapmayın' diyor. Şovların en büyüğünü yapan, tüm katliamların sorumlusu olan siyasetçi gelmiş geçmiş en büyük şovmen, bize, 'Şov yapmayın' diyor." Farqîn'deki saldırının talimatını verenin de Başbakan Davutoğlu'nun olduğunu belirten Demirtaş, "Bizler bu saldırılar karşısında geri adım atacak bir parti değiliz" dedi.

Konuşmaların ardından Cumartesi insanlarından Çiğdem Demirbilek basın metnini okudu.

'Sorumlular yargılanmalı'

Demirbilek, Diyarbakır'da ailesiyle birlikte yaşayan İkincisoy'un evine 22 Kasım 1993 gecesi Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı polislerce baskın yapıldığını ancak, o gece amcası Abdulkadir İkincisoy'un evinde olduğunu söyledi. Polislerin amcasının evine yaptığı baskında ise, bir arkadaşının ve bir polisin öldüğünü belirten Demirbilek, Mehmet Şah, babası, 5 kardeşi, amcası ve 4 kuzeninin gözaltına alındığını ifade etti. Diğer aile fertlerinin 11 gün içinde serbest bırakıldığını dile getiren Demirbilek, İkincisoy'un işkence görmeye devam ettiğini ifade etti. Baba Abdülrezzak İkincisoy'un 13 Aralık 1993'te oğlunun akıbetini sormak için savcılığa gittiğini ancak, savcılıkta kendisine, "Mehmet Şah hiç gözaltına alınmadı. 25 Kasım 1993'te polisle çatışmada hayatını kaybetti" denildiğini aktaran Demirbilek, ailenin ısrarına rağmen cenazenin teslim edilmediğini belirtti. Demirbilek, Mehmet Şah'ın gözaltında kaybedilmesinden Diyarbakır Emniyet Müdürü  Ramazan Sürücü ve içlerinde Şerif Akay, Mustafa Şen ve Mustafa Hünerlitürkoğlu'nun ve daha birçok kişinin olduğunu belirten Demirbilek, sorumluların yargılanması gerektiğini vurguladı.

'Barbarlık hareketine diz çökmeyiz'

Eylemin ardından gazetecilerin Farqîn'de yaşanan son gelişmeler ve Paris katliamına ilişkin sorularını da yanıtlayan Demirtaş, şunları söyledi: "Avrupa'ya yayılan bir DAİŞ barbarlığıyla karşı karşıyayız. Bölgesel veya küresel güçler DAİŞ'i taşeron olarak kullandı. Davutoğlu, 'IŞİD öfkeli çocuklardı' olarak tanımlamıştı. Cerablus'un DAİŞ'in elinde olmasından rahatsız olmayan Türkiye, PYD'de den rahatsız. YPG'yi tehdit olarak görüyor hala. DAİŞ Türkiye'nin muhaliflerini hedef aldı. DAİŞ  buradaki katliamları üstlenmedi. Fransa'da açıkça üstleniyor. Türkiye'de hükümetle karşı karşıya gelmemek için açıkça üstlenmiyorlar. Zaten onlar adına DAİŞ'i savunan Ankara'da siyasetçiler olduğu için üstlenmiyorlar." DAİŞ'e karşı birlikte mücadele mesajı veren Demirtaş, kendilerinin barbarlık hareketine diz çökmediklerini söyleyerek, "Biz DAİŞ'e diz çöktürmeye devam edeceğiz" dedi.

'Farqîn'in tamamı şu an AKP teröründen kurtulmaya çalışıyor'

Farqîn'de yaşananları da değerlendiren Demirtaş, "Başbakan olarak 'Halkı, kamunun güvenliğini korumak için operasyonlar devam edecek' diyor. Ama kamunun, Farqîn'in tamamı şu an AKP teröründen kurtulmaya çalışıyor. Orada kamu güvenliğini tehdit eden tek şey AKP'nin güvenlikçi politikalarıdır. Kamu orada AKP'den rahatsız. AKP'nin güvenlik anlayışından rahatsız. Kimi kimden koruyor orada? Merak ediyorum. AKP güvenlik politikalarını bitirse, 'Bütün sorunları diyalog yoluyla çözeceğiz' dese bir anda her şey normale dönebilir. Ama ısrarla 'operasyonla, silahla çözeceğiz' dediği için bugün Silvan'da bunlar yaşanıyor" diye konuştu.

Demirtaş'tan Davutoğlu'na 'Farqîn'e beraber gitme' çağrısı

Başbakan Davutoğlu'na Farqîn'e birlikte gitme çağrısında bulunan Demirtaş, şunları söyledi: "Neyin ne olduğunu biliyormuş Davutoğlu. Buyursun beraber gidelim davet ediyorum. Farqîn'in, Cizîr'in sokaklarına beraber girelim. Hendeklerde ne oluyor, insanlar neden hendek kazmışlar? Ülkenin başbakanı değil misin? Buyurun muhalefetle birlikte o ilçelere gidelim, sorununu dinleyelim halkın. Niye polisleri gönderiyor oraya? Biz gidelim. Sorumluluk sende değil mi? Eğer siyasetçi değilsen, işi sadece polislere havale edeceksen görevini bırak bir emniyet müdürü ülkeyi yönetsin. Bütün bu devasa sorunları emniyet müdürlerine havale edeceksen sen yönetme ülkeyi. Sen her gün çıkıp 'operasyonlar devam edecek' dersen senin siyasetçi kimliğin bitmiş demektir. Siyasetçiysen ve çözüm istiyorsan buyur beraber gidelim. Yan yana, açık davet ediyorum. Çözüm için, çözüm adına. Siyasetçiler olarak sorumluluğu biz üstlenelim. Nisêbîn'e, Cizîr'e buyurun beraber gidelim. Gençleri dinleyelim, oradaki insanları dinleyelim ne istiyorlar. Çözer miyiz çözemez miyiz uğraşalım. Sen her gün ısrarla özel harekatçıları oralara gönderip her gün sivil insanları katlettireceğine buyur bir gün beraber gidelim. Sorunu çözmek adına başbakanı davet ediyorum."

 




Kaynak: DİHA

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 522 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI