Bugun...



İmralı'dan sürgün edilen tutsaklar:Öcalan'a şantaj yapıldı

İmralı'dan adeta kaçırılarak Silivri'ye sürgün edilen tutsaklar, "Bizleri İmralı'dan göndermeleri bizden ziyade Öcalan'a yönelik bir uygulamadır. Açıkça bir şantaj halidir bu" dedi.

facebook-paylas
Güncelleme: 19-01-2016 16:10:09 Tarih: 19-01-2016 15:31

İmralı'dan sürgün edilen tutsaklar:Öcalan'a şantaj yapıldı

İmralı'dan sürgün edilen tutsaklar:

Öcalan'a şantaj yapıldı

İmralı'dan adeta kaçırılarak Silivri'ye sürgün edilen tutsaklar, "Bizleri İmralı'dan göndermeleri bizden ziyade Öcalan'a yönelik bir uygulamadır. Açıkça bir şantaj halidir bu" dedi.

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 'çözüm süreci'ndeki sekretarya görevini görmesi için bulundukları İmralı Cezaevi'nden korsanvari bir şekilde Silivri Cezaevi'ne sevk edilen müvekkilleri Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran ile görüştü. Avukatlar, müvekkillerinin her biriyle teknik aksaklıkları gerekçe gösterilerek sadece 40'ar dakika görüşebildiklerini söyledi. 

'İMRALI VE SİLİVRİ'DE İŞKENCE UYGULANDI'

Kuran ve Arkaş'ın 26 Aralık günü saat 19.00'da elleri arkadan kelepçelenerek İmralı Cezaevi'nden çıkarıldıklarını aktaran avukatlar, cezaevinden kaçırırcasına çıkarılan tutsaklardan Arkaş'ın İmralı Cezaevi yetkililerine, "Bu yaptığınız size hiç yakışmadı" sözleriyle tepki gösterdiğini, yetkililerin ise kendisine, "Böyle olması gerekiyordu" şeklinde cevap verdiğini belirtti. 
Müvekkillerinin İmralı'dan Silivri Cezaevi'ne ayrı ayrı araçlarla götürüldüklerini, Silivri Cezaevi'ne girer girmez de hakaret ve tehditlere maruz kaldığını aktaran avukatlar, "Çıplak aramaya itiraz eden müvekkillerimize fiziki işkence edilmiştir. İki gün boyunca idarenin verdiği ince pijama ve terlikle hücrelerinde tutulduktan sonra elbiseleri kendilerine verilmiştir" dedi. 
Avukatlar, Arkaş ve Kuran'ın 27 Aralık'tan bu yana sürgün edildikleri Silivri Cezaevi'nde 3 kişilik odalarda ayrı ayrı tek başlarına tutulduğunu belirtirken, "Bu şekilde tamamen tek başlarına tutulmaları olsa olsa hücre cezası durumunda uygulanmaktadır. Kanunda kesintisiz hücre cezasının üst sınırı yirmi gün iken, müvekkillerimiz böyle bir karara dayanmadan bugün itibariyle yirmi dört gündür fiili hücre cezası koşullarında tutulmaktadırlar. Görülen odur ki bu uygulama sürdürülecektir" dediler.
Çıplak arama işkencesini kabul etmeyen Arkaş ve Kuran'a üç ay ziyaretçileriyle görüş yasağı verildiğini, telefonla görüş haklarının da "telefonla görüşme yapmaları sakıncalıdır" gerekçesiyle ellerinden alındığını söyleyen avukatlar, şunları kaydetti: "Yine yasada açıkça tanımlanan haller üzerinden tanımlanan bir yasak kararı olmamasına rağmen keyfi bir şekilde müvekkillerimizin avukatlarına ve aile bireylerine yazdıkları mektuplar engellenmektedir. Bugüne kadar müvekkillerimizden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda anlaşılmaktadır ki Silivri Hapishane yetkilileri kendilerine verilen mektupları yasal bir işlem yapma gereği bile duymadan meçhule yollamaktadırlar."

'İMRALI TÜREVİ HAPİSHANELER Mİ YARATILIYOR?'

Arkaş ve Kuran'la yaptıkları görüşmenin yasalara aykırı şekilde, keyfi olarak sınırlandırıldığını aktaran avukatlar, Silivri Cezaevi idaresinin "merkezden" aldığı emirle tutsakları mesai saatleri içinde sınırsız görüşme hakkı olan avukatlarıyla görüştürülmediğini söyledi. Silivri'deki keyfi uygulamalar ve tecritle İmralı Cezaevi benzeri cezaevlerinin yaratılmak istendiğine dikkat çeken avukatlar, şöyle devam etti: "Bu uygulamalar bizlere en sonuncusunu 27 Temmuz 2011 tarihinde yaptığımız İmralı ada hapishanesi avukat görüşmelerini hatırlatmaktadır. Beş yıldır tamamen engellenen İmralı avukat görüş hakkı, beş yıl öncesinde de haftada bir gün bir saat ile sınırlandırılarak yaptırılmaktaydı. Şu anda Silivri'de gördüğümüz uygulama, 'acaba İmralı türevi hapishaneler mi yaratılmak isteniyor' sorusunu akla getirmektedir. Yine ilkine İmralı'da rastlanan avukat görüşmelerinin bir resmi görevli huzurunda ve ses kayıt cihazına kaydedilerek yaptırılması, müvekkillerimiz Çetin Arkaş ve Nasrullah Kuran ile yaptığımız son görüşmede uygulanmıştır. Müvekkillerimizin 'örgütsel aktarım yapabilecekleri ihtimaline' binaen İnfaz Hakimliği'nin avukatlar ile görüşmelerinde bir görevlinin hazır bulundurulması ve son olarak da kayıt cihazının görüşmede kullanılması ve yine görüşmelerin 'hukuki görüşme dışına çıkması durumunda derhal kesilmesi kararı ile tamamen İmralı paralelinde kişiye özel bir infaz rejimi ortaya çıkmıştır. Son olarak tarafımıza bundan sonra her pazartesi sabah 9-12 saatleri arasında müvekkillerimizle görüşebileceğimiz iletilmiştir."

ARKAŞ VE KURAN: MESAJ ÖCALAN'ADIR

AKP medyasının İmralı'daki sürgünlere ilişkin servis ettiği spekülatif haberlere ilişkin avukatları aracılığıyla açıklama yapan Arkaş ve Kuran, şunları bildirdi:
"Kendi talebimiz olmadan İmralı'dan Silivri'ye getirilmemiz bir sevk değil sürgündür. Hakkımızda alınan iletişim yasağı ve avukat görüş sınırlandırmasının gerekçesini Silivri hapishane idaresi 'geldikleri yerin önemi ve örgütsel bilgileri dışarıya iletmeleri olasılığı' olarak tarafımıza iletmiştir. Bizler de soruyoruz; madem bu kadar korkuyorsunuz, o halde bizleri neden İmralı'dan çıkardınız? Zaten İmralı'da tecrit altında ne gelen gidenimiz ne de bir haberleşme olanağımız vardı. Buradan da ortaya çıkıyor ki, bizleri İmralı'dan göndermeleri bizden ziyade Öcalan'a yönelik bir uygulamadır. İmralı'ya sekretarya olarak gittiğimizde son derece saygıdeğer karşılandık ve bugüne kadar birilerinin iddia ettiği üzere ne Öcalan ile ne de İmralı hapishane idaresi ile son günümüze kadar hiçbir sorun yaşamadık. Son derece nitelikli ve saygılı ilişkiler içerisindeydik. Ama bizleri İmralı'da son derece nazik karşılayanlar, günün birinde bizleri ters kelepçeleyerek ve adeta Öcalan'dan koparırcasına kaçırdılar. Burada mesaj bize değil Öcalan'adır. Açıkça bir şantaj halidir bu. 'bizim dediklerimize gelmezsen senin istediğin sekretaryayı böyle yaka paça atarız İmralı'dan. Dahası 12 yıl boyunca nasıl tek başına kaldıysan seni tekrardan mutlak yalnızlığa hapsederiz' mesajıdır bu. Yoksa bizimle doğrudan alakalı bir uygulama olmadığını düşünüyoruz. Kamuoyunun da böyle bilmesini isteriz."

DUYARLILIK ÇAĞRISI

Asrın Hukuk Bürosu, İmralı ve Silivri cezaevlerindeki hukuk katliamına ilişkin hukuk örgütleri başta olmak üzere tüm duyarlı kamuoyuna çağrı yaptı. 

 




Kaynak: ANF

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 512 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI