Bugun...



İnsan hakları örgütlerinden Cizre raporu: 22 Sivil Katledildi

Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 4 Eylül'de Şırnak Valiliği tarafından "Sokağa çıkma yasağı" ile birlikte meydana gelen insan hakları ihlallerini yerinde inceleyen İHD, TİHV, Pratisyen Hekimlik Derneği ve Diyarbakır Tabip Odası, yaptıkları inceleme çalışmalarını içeren raporu, İHD Diyarbakır Şubesi'nde düzenlediği toplantı ile kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, THİV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp ve İHD Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören katıldı.

facebook-paylas
Güncelleme: 15-09-2015 23:46:18 Tarih: 15-09-2015 23:38

İnsan hakları örgütlerinden Cizre raporu:    22 Sivil Katledildi

İnsan hakları örgütlerinden Cizre raporu:

 

22 Sivil Katledildi

 

Şırnak'ın Cizre ilçesinde, 4 Eylül'de Şırnak Valiliği tarafından "Sokağa çıkma yasağı" ile birlikte meydana gelen insan hakları ihlallerini yerinde inceleyen İHD, TİHV, Pratisyen Hekimlik Derneği ve Diyarbakır Tabip Odası, yaptıkları inceleme çalışmalarını içeren raporu, İHD Diyarbakır Şubesi'nde düzenlediği toplantı ile kamuoyuyla paylaştı.

Toplantıya, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, THİV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Şeyhmus Gökalp ve İHD Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören katıldı.

Raporun okunmasından önce konuşan Raci Bilici, Cizre'de sokağa çıkma yasağının bulunduğu sırada, yaşanan ölüm ve yaralanma olaylarına ilişkin tüm resmi girişimlerine rağmen ilçeye giremediklerini belirtti. Yasak kaldırıldıktan sonra ilçeye girdiklerini belirten Bilici, detaylı bir çalışma yaptıklarını ve görgü tanıklarından, sağlık personellerine kadar herkes ile görüştüklerini söyledi. 

'Daha geniş müzakere masası kurulmalı'

3 yıla aşkın müzakere masasıyla birlikte tarafların karşılıklı bir konuşmaları olduğunu ve tarafların bundan bir deneyim kazandığını aktaran Bilici, "Bu savaşı ancak taraflar karşılıklı oturarak konuşabilir. Biz insan hakları savunucuları olarak, iki tarafa da silahların susması konusunda çağrıda bulunuyoruz. Bu anlamda Öcalan'a uygulanan tecridin son bulmasını ve daha geniş karşılıklı bir müzakere masasının derhal kurulması gerektiğini belirtiyoruz" dedi.

Bilici, bazı sivil toplum örgütleri ve iş çevrelerinin yaptığı eylemleri eleştirerek, "Türk bayraklarını açarak halkları karşı karşıya getirmeyi doğru bulmuyoruz. Eğer çözüme dair bir katkı sunmak istiyorlarsa beyaz bayrak açarak ve 'Barış hemen şimdi' diyerek ancak katkı sunabilirlerdi, bu daha anlamlı olurdu" şeklinde konuştu.

Hazırlanan raporun ayrıntılarını açıklayan TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin verileri şu şekilde sıraladı:

*05 Eylül 2015 tarihinde, H.B. (15), Barış İşçen (16 yaşında), Ümran Asrak (18), Zinet Dirican (30), Meryem İşçen (40) açılan ateş sonucu yaralandı, 4 çocuk annesi Ziynet Dirican evinde oturduğu sırada gözüne isabet eden bir cisim ile yaralanmış ve bir gözünü kaybetmiştir. 

*06 Eylül 2015 tarihinde, Hacı Ata Borçi (70), Xetban Bülbül (65) isimli yurttaşlar, çatışma ortamının yarattığı gerilim nedeniyle kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi, sağlık sorunları yaşayan Muhammed Tahir Yaramış (35 günlük) isimli bebek, polis ablukası nedeniyle hastaneye erişim sağlayamadı ve yaşamını yitirdi.

*07 Eylül 2015 tarihinde, Cemile Çağırga (13) açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi, Osman Çağlı (18) açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi, Eşref Edin (60) zırhlı araçtan açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi, Murat Babayiğit (9) ile Baran İmrağ (12) isimli çocuklar açılan ateş sonucu yaralanmıştır.

*08 Eylül 2015 tarihinde, Nurullah Aslan ve Ümit Aşkın isimli yurttaşlar, çatışmalar sırasında isabet eden kurşunlar nedeniyle yaralandı. Diyarbakır'da tedavi altına alınan yurttaşların bulunduğu hastanede önünde sivil polisler beklediği, ziyaretçilerin ise GBT kontrolüne bakıldı. Mesut Demir isimli yurttaş akrabasının taziyesine gittiği sırada, keskin nişancılar tarafından omzundan vurularak yaralanmıştır, Ömer Magi (14) isimli çocuk, sağ karın boşluğuna merminin isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. 6 çocuk babası Abdullah Özcan (31) evinin sokağa bakan odasında namaz kıldığı sırada, açılan ateş sonucu ayağından yaralandı. Can güvenliği nedeniyle 12 saat sonra Şırnak Devlet Hastanesine, ardından Diyarbakır'a sevk edilen Özcan'ın, yaralı ayağı kesildi. Nur Mahallesi'nde çıkan yangını söndürmeye giden itfaiye görevlileri açılan ateş sonucu yaralandı. 

*09 Eylül 2015 tarihinde, Tank taburundan Cudi Mahallesi'ne polislerce açılan ateş sonucu Mülkiye Taşkın (45) isimli yurttaş, karnına isabet eden kurşun nedeniyle ağır yaralandı. Yasef Mahallesi'nde açılan ateş sonucu yaralanan 7çocuk annesi Meryem Süne (52), kan kaybından yaşamını yitirdi. Yasef Mahallesi'nde açılan ateş sonucu yaralanan Özgür Taşkın (20) ambulansın gelmemesi sonucu kan kaybından yaşamını yitirdi.

*10 Eylül 2015 tarihinde, Zeynep Taşkın (17) evinde ve Berxwedan isimli bebeği kucağında oturduğu sırada, yapılan top mermisinin isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdi. Berxwedan bebek ise, ayağından ve kulağından ağır şekilde yaralandı. Devran Budak (9) isimli çocuk, açılan ateş sonucu yaralandı. 

*11 Eylül 2015 tarihinde, Nuh Mahallesi'ne giden zırhlı aracın geçişi esnasında yaşanan patlamada 5 polis yaralandı, Bünyamin İrci (14) isimli çocuk açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Selman Ağar (10) isimli çocuk açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Nur Mahallesi'nde isimleri öğrenilemeyen 4 yurttaş, keskin nişancılar tarafından açılan ateş sonucu yaralandı. Mehmet Dikmen (70) çatışma ortamının yarattığı gerilim nedeniyle yaşamını yitirdi.

*11 Eylül 2015 tarihinde, Mehmet Erdoğan (70) isimli yurttaş, ekmek almaya gittiği sırada keskin nişancıların açtığı ateş sonucu, kafasından vurularak yaşamını yitirdi. Heyet üyelerinin incelemeleri esnasında Nur Mahallesi'nde yaşanan patlama sonucu Yusuf Şık isimli çocuk ağır yaralandı. Sağ ile her iki ayağı parçalanan Şık, kaldırıldığı hastanede bir kolu kesildi.

Heyet gelirken özel birlikler ilçeden ayrıldı

Yavuz, 12 Eylül tarihinde heyetin ilçeye gidişleri sırasında, ilçeye 25 kilometre mesafede Nusaybin istikametine doğru 10.30 ila 11.30 saatleri arasında, siyah camlı beyaz renkli 8 ila 10 adet arasında olduğu tahmin edilen midibüs araçların, yoğun koruma altında seyir halinde görüldüğünü ve bu midibüslerdekilerin şehirde operasyon yürüten özel harekat mensuplarına ait olabileceğini aktardı.

Heyetin Cudi, Nur ve Yafes mahalleleri başta olmak üzere Cizre ilçesinde bulanan mahallelerin, adeta savaş alanını andıran bir görüntü içersinde olduğunu belirten Yavuz, "Sokak giriş-çıkışlarında siperlerin ve hendeklerin oluşturulduğunu, sokak giriş-çıkışlarının perdelerle kapatıldığını, ev ve işyerlerinin tamamına yakınının olaylardan zarar gördüğünü, birçoğunun şuan oturulamaz halde olduğunu, çatışmada kullanılan mermi ve artıklar ile mühimmat parçalarının halen sokaklarda bulunduğunu gözlemlenmiştir" dedi.

Heyetin ilçede bulunduğu esnada GSM operatörlerinden hiçbir tanesinin çalışmadığını aktaran Yavuz, ilan edilen sokağa çıkma yasağının, ilanda belirtilen şekilde yurttaşların can ve mal güvenliğinin korunması amacıyla değil, haberleşme özgürlüğünün engellenmesi ile birlikte tam tersine uygulamaya dönüşmüş olduğunu gözlemlendiğini ifade etti.

Yavuz, İHD Şırnak Şubesinin yasak boyunca yaptığı tespitleri ise şu şekilde aktardı:

*Ezan okunmasına ve Cuma namazı kılınmasına izin verilmemiştir.

*HDP ve DBP ilçe binasının kapılarının kırılarak duvarlarına yüzlerce kurşun isabet etmiştir.

*Yüzlerce ev kurşun ve havan toplarıyla kullanılmaz hale gelmiştir. 

*Kadınlar, evde doğum yapmak zorunda kalmıştır. 

*Yaşamını yitiren çocuklar derin dondurucuda günlerce tutulmuştur. Yaşı büyük olanlar ise, temin edilmesi durumunda üzerine buz petleri konularak cesedinin kokması önlenmiştir. 

*Polis araçlarında mehter marşları çalınmış, yüksek sesle halka dinletilmiş ve 'Ermeni dölleri' gibi ayrımcı ve hakaret içeren anonslar yapılmıştır.

*Kaymakamlık, okul, yurt, hastane gibi resmi kurumlara özel harekatçılar yarleştirilmiş, karargah gibi kullanılmıştır. 

*Duvarlara 'Türk İntikam Tugayları' imzalı 'TC Burada' yazılı sloganlar görülmüştür. 

*Mahallelerde, güvercinlerin başlarının kopartıldığı ve birçok hayvanın kurşunlanarak öldürüldü bilgisine ulaşılmıştır.

Yavuz, raporun tespit ve kanaatler kısmını ise şu şekilde sıraladı:

*Yasak süresi içersinde ilçede elektrik, su ve mobil şebekelerde kesintiler yapılmış, acil ihtiyaç malzemelerini karşılanabildiği fırın ve eczane gibi alışveriş alanları yurttaşlarının erişimine kapatılmıştır. Sokağa çıkma yasağı 8 gün sürmüş ve 12 Eylül 2015 tarihinde sabah saat 07.00'da sona ermiştir.

*Heyet olarak yapılan incelemeler sonucunda; operasyonun gerçekleştiği alanların sivil yerleşim alanı olması bakımından, operasyon hazırlıklarının sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini dikkate alacak şekilde organize edilmediği, operasyon sırasında güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanımına başvurduğu ve ağır insan hakları ihlallerinin meydana geldiği kanaatine ulaşılmıştır. Heyetimizin tespitlerine göre, 8 günlük sokağa çıkma yasağı süresince çoğunluğu ateşli silah yaralanması olmak üzere ve acil tedavi hizmetlerine erişememeleri nedeniyle toplamda 22 yurttaş yaşamını yitirmiştir. 

*Operasyon süresi içersinde sivil yurttaşların, operasyona iştirak eden güvenlik güçleri tarafından hedef gözetecek şekilde ateşli silahlarla vuruldukları, vurulan yurttaşların sağlık ocağı, hastane gibi tıbbi tedavi alanlarına erişim çabalarının ve yurttaşlar tarafından çağrılan acil servis görevlilerinin mahalleye girişlerinin güvenlik güçleri tarafından engellendiği tanık beyanları ile tespit edilmiştir. 

*Tıbbi alanlarına erişimi engellenen yaralı yurttaşların, hijyen ve ilaç sıkıntısı sorunu ile birlikte evlerde tedavi edilmeye çalışıldığı, bunun sonucunda yaralı yurttaşların tedaviye cevap vermeyerek yaşamını yitirdiği, kimi yurttaşların ise olay yerinde vurulduğu anda yaşamını yitirdikleri tanık beyanları tespit edilmiştir. Ayrıca sokağa çıkma yasağının bitiminden sonra bile, yaralı yurttaşların can güvenliği nedeniyle hastanelere gitmeye çekindikleri ve tedavilerinin evlerde devam ettiği bilgisine ulaşılmıştır.

*Operasyon sırasında birçok yurttaşın ev ve işyerlerinin zarar gördüğü, birçok vatandaşın can ve mal güvenliklerinin bulunmaması nedeni ile evlerini ve işyerlerini terk ederek ilçe dışına çıkmak zorunda bırakıldığı, tanık beyanları ile tespit edilmiştir. 

*Heyetimiz tarafından, operasyon sırasında güvenlik güçlerinin, suçlu- şüpheli- masum ayırımı yapmaksızın çevreye sivil yurttaşları hedef gözeterek vurması fiilinin, iç güvenlik paketi ile yürürlüğe giren yasaların güvenlik güçlerine ve mülki amirlere tanınan yeni yetkilerin bir sonucu olarak sirayet ettiği kanaatine ulaşılmıştır.

*Yapılan operasyonun hangi amaçlı yapıldığı heyetimizce tespit edilememiştir. Zira sokağa çıkma yasağı duyurusundaki örgüt üyelerinin yakalanması amacı karşısında operasyon sonrası herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durum da operasyonun aslında halka yönelik bir saldırı, korkutma, tehdit ve yıldırma niteliğinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 

Heyetin gözlemleri çerçevesindeki önerileri ise şu şekilde:

*Heyetimiz, olayların gerçekleşme sebebi ve oluş şekline bakmaksızın, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınamaktadır. Olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir. 

*Heyetimiz, operasyon sırasında ve sonrasında güvenlik güçlerinin sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden uygulamaları ile ilgili adli ve idari soruşturmaların derhal başlatılması ve bu soruşturmalar süresince ilgili personel ve amirlerinin açığa alınmasını önermektedir. 

*Yapılan operasyonlar neticesinde heyetimizce yapılan gözlem ve incelemelerde, kişilerin konutlarında ciddi tahribatlar oluştuğu gözlemlenmiştir. Yapılan operasyon neticesinde kişilerin mülkiyetlerine ciddi zararlar verilerek Anayasa'nın 35. maddesi ihlal edilmiştir. Bu çerçevede kişilerin mülkiyet hakkına getirilen bu zararların derhal karşılanması gerekmektedir. Şırnak Valiliği tarafından bir zarar tespit komisyonu oluşturularak, olaylar sırasında yurttaşların yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetleri karşılanmalıdır.

*Heyetimiz, operasyonlar sırasında elektrik, su ve mobil şebekelerinde gerçekleştirilen kesintilerin yurttaşların iletişim haklarına getirilen bir kısıtlama ve hak ihlali olduğu kanaatindedir. Kesintilerin hangi gerekçeyle hangi kurumun talimatı ile yapıldığı ve ilgili kurumların bu konudaki tasarruf yetkisini ne şekilde kullandığını kamuoyuna bir an önce açıklanmasını talep etmektedir.

*Heyetimiz, incelemede bulunduğu mahallelerde çöp birikintilerinin olası sağlık sorunlarına yol açabilecek bir mahiyet taşıdığını gözlemlemiştir. Heyetimiz, operasyon ve güvenlik gerekçesiyle çöplerin toplanamadığına ilişkin edindiği tanık beyanlarının dikkate alınmasını önermektedir. 

*Heyetimiz genel olarak çatışmalı süreç ile birlikte meydana gelen yaşam hakkı ihlallerindeki artışa dikkat çekmektedir. Bu sebeple seçim hükümetini güvenlik politikalarından bir an önce vazgeçmeye ve taraflara da diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmaktadır.

 




Kaynak: AJANSLAR

Editör: yeniden ATILIM

Bu haber 849 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER yaşam Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI