Bugun...



Özgürleşmeyen Akademisyenler

Akademisyenler özgür değilse sadece ama sadece insanlığın yararı, çıkarlarını gözeten bilimin sonuçlarını insanlığa sunamadıkları bilim kadar gerçekliktir. Bu sistem, Kapitalizm bilimin çok uzun uğraşlar sonucunda ortaya çıkardığı sonuçlarından rant elde edemiyor veya ranta çeviremiyorsa bilimin yaratıcısına, sonucuna da düşmandır. İnsanlığa ücret karşılığında satmak için her türlü düzenbazlığa başvurması kaçınılmaz, akademisyeni de “hain” ilan etmesi, ettirmesi muhakkaktır.

facebook-paylas
Güncelleme: 30-07-2019 17:02:22 Tarih: 29-07-2019 15:50

Özgürleşmeyen Akademisyenler

Özgürleşmeyen akademisyenler,

 

Bu suça ortak olmayacağız

Metnin tamamı şöyle:

Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız!

Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.

Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz.

Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz. Müzakere görüşmelerinde toplumun geniş kesimlerinden bağımsız gözlemcilerin bulunmasını talep ediyor ve bu gözlemciler arasında gönüllü olarak yer almak istediğimizi beyan ediyoruz. Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.

Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz.

Üç üniversitenin rektörlüklerinden

AYM’nin barış akademisyenleri kararına karşı imza kampanyası

Barış bildirisine imza attıkları için yüzlerce akademisyenin üniversitelerden ihraç edilmesini destekleyen ve bünyesindeki akademisyenlerin görevlerine son veren bazı üniversiteler, bu kez Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı kampanya başlattı. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nin rektörlükleri, akademik personeline yazı göndererek, barış akademisyenleriyle ilgili hak ihlali kararı veren AYM’ye tepki gösterilmesini istedi.

Anayasa Mahkemesi’nin, barış akademisyenlerine açılan davalar için hak ihlali kararı vermesine karşı el altından imza kampanyası başlatmaya çalışan üniversite yönetimlerinden gönderilen  ‘Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz’ başlıklı yazının aynı ifadelerden oluştuğu görüldü

Akademisyenler özgür değilse sadece ama sadece insanlığın yararı, çıkarlarını gözeten bilimin sonuçlarını insanlığa sunamadıkları bilim kadar gerçekliktir. Bu sistem, Kapitalizm bilimin çok uzun uğraşlar sonucunda ortaya çıkardığı sonuçlarından rant elde edemiyor veya ranta çeviremiyorsa bilimin yaratıcısına, sonucuna da düşmandır. İnsanlığa ücret karşılığında satmak için her türlü düzenbazlığa başvurması kaçınılmaz,  akademisyeni de “hain” ilan etmesi, ettirmesi muhakkaktır.

Mevcut erke biat eden ”akademisyenler” den sonucu ranta çevrilemeyecek bilimsel bir sonuç ortaya koymaları beklenebilir mi?

2010 yılında tüm dünyadaki bilimsel araştırma ve makaleleri incelemek üzere oluşturulan bağımsız bir blok olan Retraction Watch’a göre, son yıllarda bilimsel değeri olmayan makalelere dikkat çekti.

 

Lozan’da bilim-teknik alanındaki gazetecilerin katıldığı bir konferansta konuşan Retraction Watch üyesi uzmanlardan Ivan Oransky, teknolojik gelişmeler sayesinde bilimsel makalelerdeki hata, eksiklik veya intihallerin çok daha kolay tespit edilebildiğini söyledi.

 

  1. 2000 yılında 40 civarında olan geri çekilen bilimsel makale sayısının 2016’da en az bin 600 civarında olduğunu kaydeden Oransky, artan makale sayısına rağmen geri çekilenlerin sayısındaki artışının daha fazla olduğuna dikkat çekti.
  2. Retratcion Watch olarak şimdiye kadar tüm dünyada geri çekilen 19 bini aşkın makaleden söz ediyor
  3. Bilimsel makalelerde kaynak göstermeden alıntı yapılması (intihal), bilimsel kriterlerin göz ardı edilmesi ve hayali araştırmalara değinen Oransky, son yıllarda tüm bunlara karşı bir ‘isyanın’ olduğunu vurguladı. Özellikle genç araştırmacıların bu konuda daha duyarlı davrandığına işaret eden Oransky, bilimsel makale ve tezlerde intihalleri araştırmak üzere internet üzerinde kurulan site ve blogların öneminin altını çizdi.
  4. Ivan Oransky’nin verdiği bilgiler, bilim dünyasında yaşanan temel sorunları gözler önüne seriyor. Kimi bilim insanlarının araştırmalarını bilimsel veya mesleki kriterlere uygun olmadan kabul ettirebildiği ve yeterli düzeyde bir değerlendirmenin olmadığı dikkat çekiyor
  5. Ayrıca geri çekilen birçok makalenin hayali denekler üzerinden yapılan araştırmalara ilişkin olduğu biliniyor. Öte yandan her yıl geri çekilen makalelerin üçte birinde bilinçli olarak kaynak göstermeden bilgilerin kullanımı yoluyla yapılan intihallerin etkili olduğu tahmin ediliyor.
  6. Son yıllarda geri çekilen makale sayısının katlanmasının bilim dünyasının ‘kirlendiği’ anlamına geldiğini göstermiyor mu?
  7. Tanınmış siyasetçilerin adlarının intihale karışması bu kaygıyı daha da artırmıyor mu?
  8. Makale  veya tezleri değerlendiren diğer bilim insanlarının bilişim teknolojisindeki gelişmeler sayesinde daha az hata yaptığı tahmin ediliyor.
  9. Ivan Oransky’ye göre en önemli sorunlardan biri ise, yetersizliği tespit edilen makalelerin geri çekilmesi ardından halen erişilebilir olmaları.
  10. Oransky, bu tür makalelere erişimin engellenmesi veya geri çekildiğine dair bilginin okuyucunun görebileceği şekilde paylaşılmasının önemine dikkat çekiyor.

 



HABER VİDEOSU


?


Kaynak: yeniden ATILIM-ANF

Editör: Yeniden ATILIM

Bu haber 87 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Akademik-Felsefe Haberleri

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HAVA DURUMU
nöbetçi eczaneler
GAZETEMİZ

HABER ARA
YUKARI YUKARI